RYALARIN FZYOLOJK YORUMU Prof Dr Alaadin POLAT nn




















- Slides: 20
RÜYALARIN FİZYOLOJİK YORUMU Prof. Dr. Alaadin POLAT İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı MALATYA
Bazı tanımlar • Bilinç: İç ve dış uyaranlara farkındalık; kendinden ve çevreden haberdar olma durumu; oryantasyon ve kooperasyonun var olması • Uyku: Kişinin duysal veya diğer uyaranlarla uyandırabildiği bilinçsizlik durumu; bilinç değişikliğinin normal kabul edildiği tek durum • Somnolans (letarji) (uykuya meyil): Bırakıldığında uyuma • Stupor (yarı koma): hep uykuda, zorla ve çok kısa süre tepki verme • Koma: Bilinçsizlik durumundan uyandırılamama, uyanma beklentisi var • Beyin ölümü: geriye dönüşsüz koma, uyandırılma beklentisi yok
BİYOLOJİK SAAT Suprakiyazmatik nukleus
UYKU • Yüzeyel uykudan derin uykuya kadar değişen farklı düzeylerde • İki tip: – Yavaş dalga uykusu (NREM (hızlı göz hareketleri olmayan) uykusu): 4 evre • • Evre 1: Dalma Evre 2: Hafif (yüzeyel) uyku Evre 3: Orta uyku Evre 4: Derin uyku – REM (hızlı göz hareketleri) uykusu
Retiküler formasyon ve uyku
Yavaş Dalga Uykusu (NREM uykusu) • Erişkinler tipik bir gece uykusunda, ilk olarak NREM uykusuna girer; evre 1 ve 2'den geçer, evre 3 ve 4'de 70 -100 dakika kalır. Uyku daha sonra hafifler ve bunu bir REM dönemi izler. • Son derece dinlendiricidir. • Periferik damar tonusunda ve diğer birçok vejetatif vücut işlevlerinde azalmayla birliktedir. Örneğin, kan basıncında, solunum hızında ve bazal metabolizmada %10 -30 azalma gözlenir. • “Rüyasız uyku” olarak da adlandırılmakta; ancak net hatırlanmayan rüyalar, bazen kabuslar görülmektedir.
REM Uykusu (Paradoksal Uyku, Desenkronize Uyku) • Normal bir gece uykusunda; 5 -30 dakika sürer, ortalama 90 dakikada bir ortaya çıkar. • Kişi çok uykulu ise; süresi kısalır veya ortadan kalkabilir. • Gece boyunca gittikçe süresi uzar. • Genellikle canlı, net hatırlanan rüyalar ve aktif vücut kas hareketleriyle birlikte giden aktif bir uyku şeklidir. • Kişi, yavaş-dalga uykusuna göre duysal uyaranlarla daha zor uyanır; ancak sabahları genellikle REM uykusu sırasında kendiliğinden uyanır. • Omurilik kas kontrolü alanları güçlü biçimde baskılanarak tüm vücutta kas tonusu azalır.
REM Uykusu (Paradoksal Uyku, Desenkronize Uyku) • Kalp ve solunum hızı, rüya görme durumuna bağlı olarak düzensizleşir. • Periferik kasların aşırı baskılanmasına karşın düzensiz kas hareketleri oluşur. • Beyin oldukça aktiftir ve toplam beyin metabolizması %20 artabilir. • Elektroensefalogram (EEG) uyanıklıkta oluşana benzer bir beyin dalgası örüntüsü gösterir. Bu uyku tipi, beyindeki yüksek etkinliğe rağmen kişinin uyuması bir paradoks olduğu için, paradoksal uyku olarak da adlandırılır.
RÜYA (Düş) • Arapçada: görmek • Tanım: Uykunun belli evrelerinde ardışık olarak görüntüler, fikirler, duygular ve duyuların genellikle istemsiz olarak akla gelmesi • Rüyaların içeriği ve amacı; tarih boyunca bilimsel, felsefi ve dini bir ilgi konusu olmasına rağmen, tam olarak anlaşılamamıştır.
RÜYA (Düş) • Rüyalar çoğunlukla REM uykusunda görülür. Bu rüyalar canlı ve daha kolay hatırlanır. • Birkaç saniyeden 20 -30 dakikaya kadar sürebilir. Gecenin sonuna doğru süre uzar. Ancak bu uzun sürede uyanma kolaylaştığı için rüyalar dilimlenebilir. • Gece normalde 3 -7 rüya görülür, çoğu sabah hatırlanmaz. • Bir gecede yaklaşık 2 saat, yaşam boyu toplam 6 yıl rüyada geçer.
RÜYA (Düş) • REM uykusunda noradrenalin , serotonin ve histamin gibi nörotransmitterlerin salınımı tamamen baskılanır. • Rüyada görülen şeylerin mantıksız ve tuhaf olmasının nedeni beynin mantık ve planlamadan sorumlu olan prefrontal korteksin rüyalar sırasında azalmış aktivite göstermesi olabilir.
RÜYA TEORİLERİ Aktivasyon-Sentez teorisi • Freud taraftarlarının yoruma dayalı (genellikle cinsel yorumlar) teorilerine karşı çıkan J. Allan Hobson ve Robert Mc. Carley tarafından 1976 yılında bu teori ortaya atılmıştır. • REM uykusunu uyaran yapılar (beyin sapı) aynı zamanda duyusal bilgiyi de üretmektedir. • REM uykusunda beyin sapındaki devreler aktive edildikten sonra amigdala ve hipokampus dahil duygu, duyu ve anılarda yer alan limbik sistem alanları aktifleşir. • Beyin bu aktiviteleri sentezler ve yorumlar. Örneğin; sıcaklık ve nem gibi fiziksel ortamdaki değişiklikler veya boşalma gibi fiziksel uyarılar ve bu sinyallerden anlam oluşturma girişimleri rüyalara yol açar.
RÜYA TEORİLERİ Aktivasyon-Sentez teorisi • Ancak bir beyin cerrahı olan Mark Solms yaptığı araştırmalarla rüyaların ön beyinde oluşturulduğunu ve REM uykusu ile rüyanın doğrudan ilişkili olmadığını öne sürerek Hobson’a karşı çıktı. • Beyin hasarı olan hastalarında yaptığı araştırmalar ilerledikçe ön beyin değil paryetal korteksin rolü olduğunu, ayrıca beyin sapı hasarı olan hastalarda rüyaların kesildiğini gördü.
RÜYA TEORİLERİ Sürekli aktivasyon teorisi • Hobson'un aktivasyon sentezi hipotezini Solms'un bulguları ile birleştiren Jie Zhang tarafından öne sürülmüştür. • Rüyalar beyin aktivasyonu ve sentezinin bir sonucudur. • Rüya ve REM uykusu farklı beyin mekanizmaları tarafından kontrol edilir. • Uyku ile; bilgiler geçici bellek deposundan uzun süreli bellek deposuna işlenir, kodlanır ve aktarılır. • NREM uykusunda bilinçli bellek (dekleratif bellek) ve REM uykusunda bilinçsiz bellek (işlemsel bellek) işlenir.
RÜYA TEORİLERİ Sürekli aktivasyon teorisi • REM uykusunda, beynin bilinçsiz kısmı işlemsel bellek ile meşgulken; beynin bilinçli kısmındaki aktivasyon duyusal sistemlerden gelen girdiler kesildiği için çok düşük bir düzeye iner. • Bu, bellek depolarından beynin bilinçli kısmı boyunca akacak bir bilgi akışı oluşturmak için "sürekli aktivasyon" mekanizmasını tetikler. • Zhang, bu nabız benzeri beyin aktivasyonunun her bir rüyanın indükleyicisi olduğunu öne sürmektedir.
RÜYA TEORİLERİ Defansif hareketsizlik: öncü • Tsoukalas'a göre (2012) REM uykusu, iyi bilinen bir savunma yanıtı olan tonik hareketsizlik refleksinin evrimsel bir dönüşümüdür. • Hayvan hipnozu veya ölü rolü olarak da bilinen bu refleks, saldıran bir avcıya karşı son savunma hattı olarak işlev görür. Hayvan hiç hareket etmeden durur. (‘‘Çocuklarla oyun oynarken’’). • Bu yanıt nörofizyolojik ve görüntüsü itibariyle REM uykusuyla çarpıcı benzerlikler göstermektedir. Örneğin, her iki olayda da beyin sapı kontrolü, felç, hipokampal teta ve ısı düzenleyici değişiklikler ortaya çıkmaktadır.
RÜYA TEORİLERİ Anlamsal anıların güçlendirilmesindeki rol • 2001 yılında yapılan bir araştırmada; mantıksız yerlerin, karakterlerin ve rüya akışının beyinde anlamsal anıların bağlanması ve pekiştirilmesinde yardımcı olduğu iddiası öne sürülmüştür. • Uykunun sonlarına doğru (sıklıkla REM uykusu sırasında) stres hormonu olan kortizol düzeylerinin artması hipokampus ve neokorteks arasındaki bilgi akışını azalttığı için bu koşullar oluşabilir. • Belleğin pekiştirilmesinde ilk aşama; uzak ama ilişkili bir bağlantı kurmaktır. • Hamburg'dan bir hekim olan Robert 1886 yılında; rüyaların bir ihtiyaç olduğunu ve tam olarak işlenmemiş duyusal izlenimlerle gün boyunca tam olarak gelişmemiş fikirleri silmeye yarayan bir işlevi olduğunu söylemiştir. Rüya çalışmasıyla, tamamlanmamış malzeme ya kaldırılır (bastırılır) ya da derinleştirilerek saklanır. • Robert‘in fikirleri Freud tarafından ‘‘Rüya yorumu’’nda tekrar bahsedilmiştir. • Hughlings Jackson’a göre (1911), uyku gün içinde gereksiz anıları ve bağlantıları temizlediğini • Bu, 1983'te Crick ve Mitchison'un " tersine öğrenme " teorisi tarafından revize edildi ; bu, rüyaların, bilgisayarların çevrim dışı olduklarında temizleme operasyonları, parazit düğümleri ve diğer "önemsiz" halleri sırasında zihni temizleme (baskılama) gibi olduğunu belirtir. uyku. [75] [76] Bununla birlikte, rüya görmenin bir bilgi işleme, bellek birleştirici işlevi (Hennevin ve Leconte, 1971) sahip olduğu karşıt görüş de yaygındır.




















