EGEMENLK KAVRAMI KLASK EGEMENLK Giri Egemenlik kavram tpk











- Slides: 11
EGEMENLİK KAVRAMI (KLASİK EGEMENLİK)
Giriş Egemenlik kavramı, tıpkı çağdaşı olan ‘modern devlet’, ya da yalnızca ‘devlet’ kavramı gibi, pek çok tartışmayı içinde barındırmakla, Siyaset Biliminin ve Genel Kamu Hukukunun en girift konularından biri olarak karşımıza çıkar. 2
Egemenlik, bir dönem devlet kudretinin en önemli özelliği, cevheri ya da kendisi olarak anlaşılmışsa da artık bu görüş terk edilmiştir. Bugün egemenlikten anlaşılması gereken, devletin kurucu unsurlarından ‘devlet kudreti’nin taşıması gereken bir özellik olmasıdır. Sonuç olarak egemenlik, devletin bir unsuru değil, devletin unsurlarından biri olan devlet kudretinin bir özelliği/niteliğidir. Devlet kudreti, egemen bir kudrettir. 3
Egemenlik- devlet ilişkisi Mutlak monarşilerden demokratik ulus-devletlere doğru yaşanan dönüşümde, şu sorulara verilen yanıtlar büyük pay sahibidir: egemenliğin kaynağı, sahibi, nasıl kullanılacağı, sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağı. Buradan hareketle, ‘devlet’ ve ‘egemenlik’ kavramlarının gelecekteki kaderlerinin de ortak olacağının varsayılması dayanaksız ve gerçekdışı olmayacaktır. Kısaca, egemenlik devletten ayrı düşünülemez. 4
Siyasal Merkezileşme Siyasal merkezileşme İki boyutu: Hukuksal merkezileşme İdari merkezileşme Merkezileşme ile tüm yetkiler merkezde toplanmıştır. Modern devleti modern öncesi siyasal iktidar tiplerinden ayıran temel farklardan biri budur. Devletin tek bir merkezden yönetildiği, tüm ülkenin tek bir siyasal bütün haline geldiği görülür. 5
Egemenliğin salt kurgu olmaması ve hukukiliği Egemenlik, hukuk ya da siyaset kuramcılarının yarattığı bir kavram değildir; birtakım tarihsel olayların ve verilmiş mücadelelerin sonucudur. Egemenlik, ister klasik mutlak ve sınırsız anlamıyla, ister modern anlamıyla anlaşılsın, mutlaka de jure’dir; de facto değildir; yani hukuka dayanır ve fiili değildir. Egemenlik, hukukun devlet kudretine atfettiği bir özelliktir. 6
Klasik Egemenlik Anlayışı Egemenlik kavramının ortaya çıkışı, 16. yüzyılda, feodal düzenin çökmesiyle merkezileşmeye doğru gidişle çakışmaktadır. ‘Klasik egemenlik’ olarak adlandırdığımız bu egemenliğin özelliklerini en yalın biçimiyle Bodin ve Hobbes’ta bulmaktayız. (Bodin: Boden okunur) 7
Bodin’in devlet tanımının dört unsuru Aile (Roma örneğindeki ataerkil aileyi kasteder) Aile devletin hem kurucu birimi, hem de küçük bir modelidir. Hane, devletin doğru düzeninin bir modelidir. Ailelerin ortak varlıkları Nasıl ailelerin özel mülkiyeti varsa, ortak (kamusal) varlıklar da vardır(Kamu arazileri, kentler, sokaklar, dini mekanlar vs. ) Devlet bunları da yönetecektir. Egemen Güç Adalet Devleti çeteden ayıran, adaletli bir düzen kurmasıdır. Devleti meşru kılan şey tam olarak budur. 8
Bodin’in egemenlik tanımı Egemenlik, “yurttaşlar ve uyruklar üstünde yasayla kısıtlanmamış en üstün iktidar”dır. 9
Jean BODIN Devletin olmazsa olmaz koşulu olan egemenlik, mutlaktır; süreklidir; bölünemez; devir ve ferağ olunamaz. 10
Egemenliğin İki Boyutu Boyutları bakımından egemenlik, içeride en üstün güç olma ve dışarıda bağımsız olma biçiminde tanımlanabilir. Dış egemenlik İç egemenlik 11











