NROPATK ARIDA GELECEK Do Dr SMET MELEK MK

  • Slides: 136
Download presentation
NÖROPATİK AĞRIDA GELECEK Doç. Dr. İSMET MELEK MKÜ Tıp Fak. Nöroloji AD. Antakya 22

NÖROPATİK AĞRIDA GELECEK Doç. Dr. İSMET MELEK MKÜ Tıp Fak. Nöroloji AD. Antakya 22 MART 2009 6. Nöropatik ağrı Sempozyumu Antalya

 SUNUM PLANI YENİ GELİŞTİRİLMEKTE OLAN MOLEKÜLLERİN FAZ 2 -3 -4 ÇALIŞMALARI NA’da GLİAL

SUNUM PLANI YENİ GELİŞTİRİLMEKTE OLAN MOLEKÜLLERİN FAZ 2 -3 -4 ÇALIŞMALARI NA’da GLİAL HÜCRELER ve BU KONUDAKİ YENİ TEDAVİLER SİTOKİNLER, KEMOKİN RESEPTÖRLERİ İLE İLGİLİ TEDAVİLER GEN TEDAVİSİ HÜCRE TEDAVİSİ

Kewal Jain 2008, Dec

Kewal Jain 2008, Dec

l Günümüzde mevcut olan ilaçlar nöropatik ağrının altında yatan ÇOKLU MEKANİZMALARI hedeflemediğinden, nöropatik ağrının

l Günümüzde mevcut olan ilaçlar nöropatik ağrının altında yatan ÇOKLU MEKANİZMALARI hedeflemediğinden, nöropatik ağrının tedavisinde güçlükler yaşanmaktadır.

 n n Nöropatik ağrı mekanizmalarının daha iyi anlaşılması, nöropatik ağrı için yeni akılcı

n n Nöropatik ağrı mekanizmalarının daha iyi anlaşılması, nöropatik ağrı için yeni akılcı tedaviler geliştirilmesi için temel oluşturacaktır. Kewal K Jain 2008

2008 yılında, Faz III aşamasında veya tamamlamış olan 56 ilaç nöropatik ağrıda yeni bir

2008 yılında, Faz III aşamasında veya tamamlamış olan 56 ilaç nöropatik ağrıda yeni bir tedavi seçeneği sunma umuduyla araştırılmaktadır.

 n

n

KANNABi. NOİDLER

KANNABi. NOİDLER

l l KANNABi. NOİDLER CB 1 reseptörü CB 2 reseptörü Bunların her ikisi de

l l KANNABi. NOİDLER CB 1 reseptörü CB 2 reseptörü Bunların her ikisi de c. AMP’yi etkileyen 7 bölgeli G proteinine eşlenik reseptörlerdir.

 l CB 1 reseptörleri VENTROPOSTERİOR TALAMUS PERİAKUADUKTAL GRİ MADDE (PAG) ROSTRALVENTRAL MEDULLA PERİFERİK

l CB 1 reseptörleri VENTROPOSTERİOR TALAMUS PERİAKUADUKTAL GRİ MADDE (PAG) ROSTRALVENTRAL MEDULLA PERİFERİK SİNİRLERDE bulunur.

l

l

KANNABi. NOİDLER l NABİLON ( CESAMET) l AJULEMİK ASİT (CT 3 - IP-751) l

KANNABi. NOİDLER l NABİLON ( CESAMET) l AJULEMİK ASİT (CT 3 - IP-751) l SATİVEX (GW Phar. ) daha çok üzerinde çalışılan moleküllerdir.

l

l

CB 1, özellikle merkezi sinir sistemi ve spinal kordun nosiseptif alanları dahil olmak üzere

CB 1, özellikle merkezi sinir sistemi ve spinal kordun nosiseptif alanları dahil olmak üzere vücutta daha yaygın olarak bulunmaktadır. CB 2’nin, çoğunlukla lenfoid ve immün dokularla sınırlı olduğu bildirilmesine karşın, son çalışmalarda bu reseptörlerin özellikle lomber dorsal boynuzdaki mikroglialarda gösterilmiştir l Hosking RD. Therapeutic potential of cannabis in pain medicine. Br J Anaesth. 2008 Jul; 101(1): 59 -68. 2008 ,

l l Çeşitli çalışmalar, selektif olmayan CB 1/CB 2 reseptör agonizminin nöropatik ağrı modellerinde

l l Çeşitli çalışmalar, selektif olmayan CB 1/CB 2 reseptör agonizminin nöropatik ağrı modellerinde ağrıyı iyileştirdiğini göstermiştir. Ethan B Russo. Ther Clin Risk Manag. 2008 February; 4(1): 245– 259.

l THC’nin NMDA yanıtlarında %30 -%40 oranında azalma sağladığı ve THC’nin nöroprotektiif bir antioksidan

l THC’nin NMDA yanıtlarında %30 -%40 oranında azalma sağladığı ve THC’nin nöroprotektiif bir antioksidan olduğu bildirilmiştir. l Ayrıca, kanabinoidler ‘ Kalsitonin Gen ile ilişkili peptid’in (CGRP) inhibisyonu aracılığıyla hiperaljeziyi azaltmaktadırlar.

 SATİVEX CB 1 kısmi agonistinin (THC), bir kannabinoid sistemi modülatörü Kanabinol (CBD), minör

SATİVEX CB 1 kısmi agonistinin (THC), bir kannabinoid sistemi modülatörü Kanabinol (CBD), minör kannabinoidlerden oluşan tam kannabis bazlı oromukozal bir spreydir. Moulin DE, Clark AJ, Gilron I et al. Pharmacological management of chronic neuropathic pain – consensus statement and guidelines from the Canadian Pain Society. Pain Res Manag. 12, 13– 21 (2007).

l

l

l

l

l Haziran 2005 tarihinde Kanada Sağlık Bakanlığı (Health Canada) tarafından multipl sklerozdaki santral nöropatik

l Haziran 2005 tarihinde Kanada Sağlık Bakanlığı (Health Canada) tarafından multipl sklerozdaki santral nöropatik ağrı için reçete edilmek üzere onaylanmıştır. l Ağustos 2007 tarihinde, buna ilave olarak optimize edilmiş opioid tedavisine yanıt vermeyen kanser ağrısının tedavisi için onaylanmıştır.

l Kannabinoid agonistlerinin, omurilikteki CB 1 ve CB 2 reseptörleri yoluyla, vinkristinin neden olduğu

l Kannabinoid agonistlerinin, omurilikteki CB 1 ve CB 2 reseptörleri yoluyla, vinkristinin neden olduğu allodiniyi baskıladığı gösterilmiştir. l Periferik CB 1 reseptörlerinin, ağrı nosisepsiyonunda santral CB 1 reseptörlerine kıyasla daha büyük önem taşıdığı düşünülmektedir. l Annand P. Targeting CB 2 receptors ant the endocannobinoid system for the treatment of pain. Brain Research Reiews. March-2009.

l l CB 2 reseptörlerinin önemi giderek artıyor !!! 2009 -Mart

l l CB 2 reseptörlerinin önemi giderek artıyor !!! 2009 -Mart

l

l

l Lacosamid, 2008 Ekim’de FDA tarafından parsiyel epilepsi vakalarında kullanım için onay almış yeni

l Lacosamid, 2008 Ekim’de FDA tarafından parsiyel epilepsi vakalarında kullanım için onay almış yeni bir antiepileptik ilaçtır.

l l l İn vitro çalışmalarda voltaj kapılı sodyum kanalları üzerinden etkili olduğu bildirilmiştir.

l l l İn vitro çalışmalarda voltaj kapılı sodyum kanalları üzerinden etkili olduğu bildirilmiştir. Ayrıca, lacosamid, Collapsin Response Mediator Protein 2 (CRMP 2) adlı proteine bağlanarak epileptogenezi önlediği tespit edilmiştir. Biton V. Lacosamide treatment for the diabethic neuropathic pain. Expert Rev Neurother. 2008

l

l

l

l

l

l

ORFENADRİN l Daha önce bu molekülün Histaminerjik, Muskarinik ve NMDA reseptörleri üzerindeki etkinliği gösterilmiş.

ORFENADRİN l Daha önce bu molekülün Histaminerjik, Muskarinik ve NMDA reseptörleri üzerindeki etkinliği gösterilmiş. Bu çalışmada da Nav 1. 8 ve Nav 1. 9 kanallarınıda bloke ettiği gösterilmiş.

RALFİNAMİD l Aminoamid derivesi olup, etki mekanizması nedeniyle umut vaat eden bir ilaç. l

RALFİNAMİD l Aminoamid derivesi olup, etki mekanizması nedeniyle umut vaat eden bir ilaç. l Rat DRG ‘da hem Sodyum kanallarına (Nav 1. 8 ve Nav 1. 7 ) hemde kalsiyum (Cav 2. 2 ) inhibe eden bir molekül olduğu bildirlimiştir.

RALFİNAMİD l Spinal kord sinaptozomlarında Substans P salınımını inhibe ettiği bildirilmiştir.

RALFİNAMİD l Spinal kord sinaptozomlarında Substans P salınımını inhibe ettiği bildirilmiştir.

l n .

l n .

l

l

Clinical Management of Neuropathic Pain With Ramelteon Verified by Massachusetts General Hospital, September 2008

Clinical Management of Neuropathic Pain With Ramelteon Verified by Massachusetts General Hospital, September 2008 Sponsors and Massachusetts General Hospital Collaborators: Takeda Global Research & Development Center, Inc. Information provided by: Massachusetts General Hospital Clinical. Trials. gov NCT 00753623 Identifier: Condition Intervention Neuropathic Pain Drug: Ramelteon Drug: Placebo Tahmini denek sayısı: 96 Çalışmanın Başlama Tarihi: Eylül 2008. Çalışmanın Tahmini Bitiş Tarihi : Ağustos 2009.

 A Study In Patients With Neuropathic Pain From Diabetic Peripheral Neuropathy Verified by

A Study In Patients With Neuropathic Pain From Diabetic Peripheral Neuropathy Verified by Glaxo Smith Kline , January 2009 Sponsors and Collaborators: Glaxo Smith Kline Information provided by: Glaxo Smith Kline Clinical. Trials. gov NCT 00643760 Identifier: Condition Intervention Neuropathic Pain From Diabetic Peripheral Neuropathic Pain Neuropathy n= 368 Başlangıç Tarihi: ŞUBAT 2008 Bitiş Tarihi: OCAK 2009 HALEN KESİN SONUÇLAR AÇIKLANMADI. Drug: XP 13512/GSK 1838262 PHASE 2

 A Study In Patients With Neuropathic Pain From Postherpetic Neuralgia Verified by Glaxo

A Study In Patients With Neuropathic Pain From Postherpetic Neuralgia Verified by Glaxo Smith Kline , January 2009 Sponsors and Collaborators: Glaxo Smith Kline Information provided by: Glaxo Smith Kline Clinical. Trials. gov Identifier: NCT 00619476 Condition Intervention Neuropathic Pain Associated With Post-Herpetic Neuralgia Drug: XP 13512/GSK 1838262 PHASE 2 Tahmini denek sayısı: 392 Çalışmanın Başlama Tarihi: Mart 2008. Çalışmanın Tahmini Bitiş Tarihi : Nisan 2009.

l OMEGA § l l KONOTOKSİN (Deniz salyangozu biyotoksini) Sentetik ω-konotoksin analoğu, ZİKONOTİD (Elan

l OMEGA § l l KONOTOKSİN (Deniz salyangozu biyotoksini) Sentetik ω-konotoksin analoğu, ZİKONOTİD (Elan Phar. ), nöropatik ağrı yaşayan hastaları kapsayan Faz III çalışmalarda intratekal uygulamayı takiben etkinlik göstermiştir. Ancak, bazı hastalarda zikonotid kullanımı anlamlı yan etkilerle ilişkili bulunmuştur.

l

l

l Nöropatik ağrı için tedaviler geliştirilmesinde yenilikçi hedefler l Glial hücreler Sitokinler Kemokin reseptörleri

l Nöropatik ağrı için tedaviler geliştirilmesinde yenilikçi hedefler l Glial hücreler Sitokinler Kemokin reseptörleri l l

MİKROGLİA ve ASTROSİTLERİN NÖROPATİK AĞRIDAKİ ROLÜ

MİKROGLİA ve ASTROSİTLERİN NÖROPATİK AĞRIDAKİ ROLÜ

l Nöronal hasarı takiben, mikroglia ve astrositlerin ATP, glutamat, Substans P ve fraktalkin gibi

l Nöronal hasarı takiben, mikroglia ve astrositlerin ATP, glutamat, Substans P ve fraktalkin gibi nöronal sinyaller tarafından l l aktivasyonu, proinflamatuar sitokinlerin ( IL-1, IL-6, TNF- ), kemokinlerin (monosit kemoatraktan protein 1, kemokin CCL 5 ) üretimine yol açar. Scholz J, Woolf CJ. The neuropathic pain triad: neurons, immune cells and glia. Nat. Neurosci. 10, 1361– 1368 (2007).

 GLİAL HÜCRE AKTİVASYONU. . . !

GLİAL HÜCRE AKTİVASYONU. . . !

l l Bugüne kadar elde edilen kanıtlar , mikroglianın bu kronik ağrı yanıtlarının başlangıç

l l Bugüne kadar elde edilen kanıtlar , mikroglianın bu kronik ağrı yanıtlarının başlangıç fazı için önemli olduğunu, Astrositlerin ise bu yanıtların sürdürülmesinde anahtar bir rol oynadığını düşündürmektedir.

n Milligan ED, Sloane EM, Watkins LR. Glia in pathological pain: a role for

n Milligan ED, Sloane EM, Watkins LR. Glia in pathological pain: a role for fractalkine. J. Neuroimmunol. 198, 113– 120 (2008)

 Proinflamatuar sitokinlerin Allodini ve Hiperaljezide önemli olabileceği bildirilmiştir. Milligan ED, Sloane EM, Watkins

Proinflamatuar sitokinlerin Allodini ve Hiperaljezide önemli olabileceği bildirilmiştir. Milligan ED, Sloane EM, Watkins LR. Glia in pathological pain: a role for fractalkine. J. Neuroimmunol. 198, 113– 120 (2008)

 l Şu an var olan ilaçlar çoğu hastada Allodini ve Hiperaljeziyi kontrol altına

l Şu an var olan ilaçlar çoğu hastada Allodini ve Hiperaljeziyi kontrol altına almada yeteri kadar etkil değildirler.

l Çünkü bu ilaçlar, aktive olmuş glial hücreler tarafından salınan, nöronal hipereksitabilitenin yaratılmasından sorumlu

l Çünkü bu ilaçlar, aktive olmuş glial hücreler tarafından salınan, nöronal hipereksitabilitenin yaratılmasından sorumlu olabilen proenflamatuvar sitokinleri değil, nosiseptif bilgileri ileten nöronlar üzerinden etkili olduğundan allodini ve hiperaljeziyi tedavi etmeleri yetersizdir.

 l l l MİNOSİKLİN Bir mikroglial aktivasyon inhibitörü olan minosiklin, antimikrobiyel etkilerinden bağımsız

l l l MİNOSİKLİN Bir mikroglial aktivasyon inhibitörü olan minosiklin, antimikrobiyel etkilerinden bağımsız olan antienflamatuvar etkilere sahiptir ve glial hücrelere dayalı allodini ve hiperaljezinin kontrolü için bir potansiyele sahiptir. Sıçanlarda periferik sinir zedelenmesine bağlı bir nöropatik ağrı modelinde, minosiklin mikrogliada p 38 MAPK aktivasyonunu inhibe etmiş ve ağrı aşırı duyarlılığının gelişmesini anlamlı ölçüde azaltmıştır. Padi SS. Eur J. Phar. 2008 -Dec.

KEMOKİNLER l Lökosit hareketlerini uyaran ve birbirleriyle yapısal homoloji gösteren, aynı zamanda dolaşımdan dokulara

KEMOKİNLER l Lökosit hareketlerini uyaran ve birbirleriyle yapısal homoloji gösteren, aynı zamanda dolaşımdan dokulara lökosit migrasyonunu sağlayan geniş bir sitokin ailesidir. l Kemotaktik sitokin= KEMOKİN

l

l

l Kemokin l Reseptörleri Kemokinler ve kemokin reseptörleri immün ve sinir sistemi hücreleri tarafından

l Kemokin l Reseptörleri Kemokinler ve kemokin reseptörleri immün ve sinir sistemi hücreleri tarafından yaygın olarak eksprese edilir ve kronik ağrı sendromlarının patofizyolojisinde bir rol oynar.

 KEMOKİNLER Bir kemokin olan FRAKTALKİN, mikroglialara bağlanıp aktive ederek nöropatik ağrıya yol açar.

KEMOKİNLER Bir kemokin olan FRAKTALKİN, mikroglialara bağlanıp aktive ederek nöropatik ağrıya yol açar. Fraktalkin periferik sinir zedelenmesinden sonra nöron ile glial hücreler arasındaki iletişimde kritik bir rol oynarve IL -10 gibi antienflamatuar sitokinlerin ağrı kontrolü için araştırılmasının temelini oluşturmaktadır. White FA, Jung H, Miller RJ. Chemokines and the pathophysiology of neuropathic pain. Proc. Natl Acad. Sci. USA 104, 20151– 20158 (2007). Milligan ED, Sloane EM, Watkins LR. Glia in pathological pain: a role for fractalkine. J. Neuroimmunol. 198, 113– 120 (2008).

CX 3 CR 1 l Fraktalkin nöronlar tarafından temel olarak eksprese edilir ve güçlü

CX 3 CR 1 l Fraktalkin nöronlar tarafından temel olarak eksprese edilir ve güçlü nöronal aktivasyonu takiben salınır. l CX 3 CR 1, fraktalkin (CX 3 CL 1) için bilinen tek reseptördür. Omurilik içinde, CX 3 CR 1 yalnızca mikroglia tarafından eksprese edilir ve hem m. RNA hem protein düzeyleri nöropatik ağrı modellerinde belirgin biçimde artar. l Milligan ED, Sloane EM, Watkins LR. Glia in pathological pain: a role for fractalkine. J. Neuroimmunol. 198, 113– 120 (2008).

l l İntratekal fraktalkin uygulaması, CX 3 CR 1 ile etkileşimi yoluyla mekanik allodini

l l İntratekal fraktalkin uygulaması, CX 3 CR 1 ile etkileşimi yoluyla mekanik allodini ve termal hiperaljezi oluşturur, oysa bir CX 3 CR 1 nötralizan antikorun intratekal yoldan uygulanması nöropatik ağrı hayvan modellerinde allodini ve hiperaljeziyi hafifletmektedir. Milligan ED, Sloane EM, Watkins LR. Glia in pathological pain: a role for fractalkine. J. Neuroimmunol. 198, 113– 120 (2008).

n Milligan ED, Sloane EM, Watkins LR. Glia in pathological pain: a role for

n Milligan ED, Sloane EM, Watkins LR. Glia in pathological pain: a role for fractalkine. J. Neuroimmunol. 198, 113– 120 (2008)

KEMOKİNLER l Ağrı- kemokin ilişkisine ait bir başka kemokin interlökin 8 (CXCL 8)’e ait

KEMOKİNLER l Ağrı- kemokin ilişkisine ait bir başka kemokin interlökin 8 (CXCL 8)’e ait olup bu kemokin nötrofil ve lenfosit göçünden sorumludur Cunha FQ ve ark. Br J Pharmacol 107, 660– 664

l MAP KİNAZ Ailesi ( Mitogen-Activated Protein Kinases) l MAPK ailesi hücreiçi sinyal iletiminde

l MAP KİNAZ Ailesi ( Mitogen-Activated Protein Kinases) l MAPK ailesi hücreiçi sinyal iletiminde çok önemli rol alan serin/treonin protein kinazlardır. l MAPK aktivasyonunu önleyen yenilikçi terapötik ajanların nöropatik ağrı tedavisinde etkili olacağını düşündürmektedir.

MAP KİNAZ Ailesi ( Mitogen-Activated Protein Kinases) 1. 2. 3. c-Jun NH 2 -terminal

MAP KİNAZ Ailesi ( Mitogen-Activated Protein Kinases) 1. 2. 3. c-Jun NH 2 -terminal kinaz (JNKs) p 38 MAPK Extracellular signal-related kinaz (ERKs)

l Nöronal hasarı takiben SPİNAL GLİAL HÜCRELERDE ( MİKROGLİA VE ASTROSİTLERDE); ERK, p 38

l Nöronal hasarı takiben SPİNAL GLİAL HÜCRELERDE ( MİKROGLİA VE ASTROSİTLERDE); ERK, p 38 ve JNK aktivasyonu olur. Bu aktivasyon proinflamatuar sitokinlerin salınımına neden olur. Bu mekanizma nöropatik ağrıda son zamanlarda giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Hayvan modeli çalışmalarında MAPK yolunun inhibisyonunun nöropatik ağrıda azalmaya yolaçtığını göstermiştir.

l l DRG nöronlarında MAPK aktivasyonu, hayvan modellerinde gen ekspresyonunu modifiye ederek ve hedef

l l DRG nöronlarında MAPK aktivasyonu, hayvan modellerinde gen ekspresyonunu modifiye ederek ve hedef protein fosforilasyonunu uyararak ağrı aşırı duyarlılığına katkıda bulunmaktadır. (ALLODİNİ-HİPERALJEZİ)

l

l

l MAPK ailesi sadece nöronlarda değil nonnöronal hücelerde de bulunur ve blokajları mikroglial aktivasyonu

l MAPK ailesi sadece nöronlarda değil nonnöronal hücelerde de bulunur ve blokajları mikroglial aktivasyonu bloke eder

l

l

Stresle aktive olan protein kinaz (SAPK) p 38 l l Spinal sinir zedelenmesine güçlü

Stresle aktive olan protein kinaz (SAPK) p 38 l l Spinal sinir zedelenmesine güçlü bir allodinik yanıt gösteren sıçanlarda, omuriliğin ipsilateral dorsal boynuzu içinde bulunan mikroglialarda artmış fosfo-p 38 düzeyleri saptanmıştır.

l l Bunun yanı sıra, aynı modelde, spesifik bir p 38 inhibitörü olan SB

l l Bunun yanı sıra, aynı modelde, spesifik bir p 38 inhibitörü olan SB 203580’nin günlük intratekal uygulaması sinir zedelenmesinden 14 gün sonra allodinik yanıtı anlamlı ölçüde geriye döndürmüştür. Bu çalışmalardan birinde, zedelenmeden sonra 10. gün tek intratekal SB 203580 uygulaması allodinik davranışı kısmen (%60) geriye döndürmüştür.

l Nöropatik ağrı için potansiyel bir hedef olarak p 38’i destekleyen verilere karşın, bir

l Nöropatik ağrı için potansiyel bir hedef olarak p 38’i destekleyen verilere karşın, bir bileşiği piyasaya sunmayla bağıntılı güçlükler hatırı sayılır ölçüdedir. l Bunlar esas olarak, bir kronik sistemik yaklaşımla bağıntılı şiddetli yan etki olasılığına ve günlük intratekal enjeksiyon ya da spinal infüzyon kullanımıyla ilişkili elverişsizliklere dayanmaktadır.

l l

l l

l Nöropatik ağrı için moleküler tedaviler l l l Şu an mevcut olan ilaçlar

l Nöropatik ağrı için moleküler tedaviler l l l Şu an mevcut olan ilaçlar nöropatik ağrının oluşması ve yayılmasının altında yatan çoklu kompleks mekanizmaları çoğunlukla hedeflemediğinden, çabalar ağrı için hücre ve gen tedavileri gibi yeni moleküler yöntemlere yöneltilmektedir. Bu yaklaşımlar, ağrı için moleküllerin verilmesine ek olarak, nöropatik ağrının patolojisini de düzeltmeye çalışabilir. Antisens ve RNAi de gen tedavisiyle ilgilidir. Siniscalco D, Rossi F, Maione S. Molecular approaches for neuropathic pain treatment. Curr. Med. Chem. 14, 1783– 1787 (2007).

Nöropatik ağrı için hücre tedavisi Ağrı için terapötik hücre transplantasyonlarının çoğu erişkin adrenal kromaffin

Nöropatik ağrı için hücre tedavisi Ağrı için terapötik hücre transplantasyonlarının çoğu erişkin adrenal kromaffin hücrelerini kullanmıştır. Enkapsüle kromaffin hücrelerinin subaraknoid boşluğa transplantasyonunun gerek insan hastalarda gerek sıçan ve koyun nöropatik ağrı modellerinde ağrıyı dindirdiği gösterilmiştir. Zhou H, Aziza J, Sol JC et al. Cell therapy of pain: Characterization of human fetal chromaffin cells at early adrenal medulla development. Exp. Neurol. 198, 370– 381 (2006).

l NÖROPATİK AĞRIDA si. RNA TEDAVİSİ (RNA İNTERFERANS TEDAVİSİ) l Bir kişinin hastalığını iyileştirmek

l NÖROPATİK AĞRIDA si. RNA TEDAVİSİ (RNA İNTERFERANS TEDAVİSİ) l Bir kişinin hastalığını iyileştirmek yada durumunu iyileştirmek amacıyla hücrelerinin genetik modifikasyona uğratılması işlevine gen tedavisi denir.

l Nöropatik ağrı için gen tedavisi Genler vektörler yoluyla gönderilebilir l Periferik sinirlere uygulanabilir

l Nöropatik ağrı için gen tedavisi Genler vektörler yoluyla gönderilebilir l Periferik sinirlere uygulanabilir l Dorsal kök gangliyonlarına enjekte edilebilir l Lomber ponksiyon yoluyla intratekal boşluğa verilebilir l Doğrudan beyne enjekte edilebilir. l

l Nöropatik ağrı için gen tedavisi l Çeşitli kronik ağrı modellerinde, subkutan inokülasyon yoluyla

l Nöropatik ağrı için gen tedavisi l Çeşitli kronik ağrı modellerinde, subkutan inokülasyon yoluyla gönderilen proenkefalini eksprese eden herpes simpleks virüs (HSV)-temelli vektörler, dorsal kök gangliyon (DRG) nöronlarını aktararak, dorsal boynuzdak, sinir terminallerinden enkefalin salınmasına yol açıp, analjezik etki oluşturmaktadır. l

Gen Tedavisi l Gen tedaviisnde vektör olarak kullanılmak üzere nonpatojen hale getirilmiş viruslara denir

Gen Tedavisi l Gen tedaviisnde vektör olarak kullanılmak üzere nonpatojen hale getirilmiş viruslara denir (100 -200 kb). l LENTİVİRUSLAR l Dorn G, Patel S, Wotherspoon G et al. si. RNA relieves chronic neuropathic pain. Nucleic Acids Res. 32, e 49 (2004)

Gen Tedavisi MSS içindeki uygun dokulara ağrı giderici proteinleri eksprese eden vektörleri uygulama yeteneği,

Gen Tedavisi MSS içindeki uygun dokulara ağrı giderici proteinleri eksprese eden vektörleri uygulama yeteneği, nöropatik ağrının tedavisi için etkili bir uzun dönemli yaklaşım sunabilir. Bu amaçla bir dizi viral vektör uygulama sistemi araştırılmaktadır ve klinik öncesi modellerde bir miktar etkinlik göstermiş bulunmaktadır. Kewal K Jain, - 2008 Basel-İsviçre

Gen Tedavisi l Tüm gen tedavisi yaklaşımlarında olduğu gibi, özellikle derin dokular içinde uygun

Gen Tedavisi l Tüm gen tedavisi yaklaşımlarında olduğu gibi, özellikle derin dokular içinde uygun uygulama ve ekspresyon düzeyleri elde edilmesi ve bu yaklaşımların güvenliliğini titizlikle değerlendirme gereği, aşılması gereken başlıca engellerdir. . Kewal K Jain, - 2008 Basel-İsviçre

l Nöropatik ağrı için gen tedavisi l Elde edilen sonuçlar, duyu nöronlarına HSV gen

l Nöropatik ağrı için gen tedavisi l Elde edilen sonuçlar, duyu nöronlarına HSV gen transferinin, nöropatik ağrı tedavisi için endomorfin peptitlerin lokal biyosentezini başarmak için etkili bir araç sağladığını kanıtlamıştır.

l

l

l Gen l Terapisinin Riskleri Virüsler normalde birden fazla hücre çeşidini enfekte edebilirler. Bu

l Gen l Terapisinin Riskleri Virüsler normalde birden fazla hücre çeşidini enfekte edebilirler. Bu nedenle, vücuda genleri taşıyan virüs kökenli vektörler de, sadece hedeflenen hücreleri değil, başka hücreleri de enfekte edip, yeni geni bu istenmeyen hücrelere taşıyabilir.

l Bir genin fonksiyonunu anlamak için, o genin işleyişini durdurmak ya da susturmak gerekmektedir.

l Bir genin fonksiyonunu anlamak için, o genin işleyişini durdurmak ya da susturmak gerekmektedir. l RNA interferans, genlerin faaliyetlerini durdurmak için kullanılan yöntemlerden birisidir. l Tekniğin esasını, DNA yapısındaki genetik bilgiyi proteinlere aktaran RNA molekülünün yıkımı oluşturur.

l Normalde RNA tek iplik yapısındadır. Eğer bu tek ipliğin aynısı ve onu bütünleyen

l Normalde RNA tek iplik yapısındadır. Eğer bu tek ipliğin aynısı ve onu bütünleyen ters iplik karıştırılarak dışardan hücreye verilirse, dışardan gelen RNA, hücre içindeki tek iplik RNA’yı yıkar. Sonuç, gen ifadesinin ortadan kalkmasıdır.

l RNA interferans, çift iplikçikli RNA'nın hücreye girdiğinde homoloğu olan m. RNA'nın yıkılması ile

l RNA interferans, çift iplikçikli RNA'nın hücreye girdiğinde homoloğu olan m. RNA'nın yıkılması ile sonuçlanan transkripsiyon sonrası gen susturma mekanizmasıdır. l 2006 Nobel Tıp ödülüne RNA interferansı keşifleri ile hak kazanan Andrew Fire ve Craig Mello, RNA interferansını ilk olarak 1998'de mikroskopik bir nematod olan Caenorhabditis elegans’ ta (bir kurtçuk) tanımlamışlardır.

 SON HEDEF KİŞİLEŞTİRİLMİŞ NÖROPATİK AĞRI TEDAVİSİ İnsan genomunun sekanslanmasıyla doğan post-genomik dönemde kişiselleştirilmiş

SON HEDEF KİŞİLEŞTİRİLMİŞ NÖROPATİK AĞRI TEDAVİSİ İnsan genomunun sekanslanmasıyla doğan post-genomik dönemde kişiselleştirilmiş ilaçların geliştirimesine yönelik bir eğilim bulunmaktadır.

l

l

l

l

Diyabetik nöropatisi bulunan 190 hastada kullanılmış. Hastalar 1 -5 yıl süre ile diyabetik nöropatik

Diyabetik nöropatisi bulunan 190 hastada kullanılmış. Hastalar 1 -5 yıl süre ile diyabetik nöropatik ağrısı olan hastalar). (Likert Ağrı skoru ≥ 4 olan hastalar) l Çokmerkezli, randomize, çift kör , plasebo kontrollü çalışma. l

l Lacosamid 60 hastaya 100 -400 mg/gün dozunda başlanmış. (Epilepsi’de genel kullanım dozuna benzer

l Lacosamid 60 hastaya 100 -400 mg/gün dozunda başlanmış. (Epilepsi’de genel kullanım dozuna benzer dozlar). Genelde doz 400 mg’a çıkılmış. 600 mg ‘ açıkılan hastalarda dizzness oranı %30. 2 tespit edilmiş. Bu nedenle 400 mg üstü fazla tercih edilmiyor.

94 hasta çaloşmayı tamamlamış. (Lacosamid grubu 46 hasta, plasebo grubu 48 hasta). l Lacosamid

94 hasta çaloşmayı tamamlamış. (Lacosamid grubu 46 hasta, plasebo grubu 48 hasta). l Lacosamid plaseboya göre belirgin derecede ağrı skorlarında azalma sağlamış (p=0. 039). l Lacosamid ile %18 hastada başağrısı bildirilmiş. (en sık yan etki). l Dizness %15 lacosamid, %8 plasebo. l

Bulantı: lacosamid %12, Plasebo %7 l l Lacosamid kullanan 5 hasta yan etkiler nedeniyle

Bulantı: lacosamid %12, Plasebo %7 l l Lacosamid kullanan 5 hasta yan etkiler nedeniyle çalışmayı bırakmış. Bu sayı plasebo kullananlarda 3 kişi.

l Doz. 100 mg/gün başlanıyor. 3 hafta sonra haftalık 100 mg artışlarla 400 mg/gün

l Doz. 100 mg/gün başlanıyor. 3 hafta sonra haftalık 100 mg artışlarla 400 mg/gün dozuna ulaşılıyor. .

SONUÇ l Lacosamid 400 mg’a kadar olan dozlarda diyabetik nöropatili hastalarda başarılı bulunmuş ve

SONUÇ l Lacosamid 400 mg’a kadar olan dozlarda diyabetik nöropatili hastalarda başarılı bulunmuş ve gelecekte kullanılabilecek bir ajan olduğu bildirilmiş. (FAZ 2). l

l l ADENOZİN RESEPTÖRLERİ Kronik nöropatik ağrıda merkezi adenozine A 1 reseptör uyarımının ağrıyı

l l ADENOZİN RESEPTÖRLERİ Kronik nöropatik ağrıda merkezi adenozine A 1 reseptör uyarımının ağrıyı dindirici etkisi gözlenmiştir. Adenozin eklenmesi , düşük dozlarda , allodiniyi / spontan ağrıdan daha süregen olan hiperaljeziyi azaltmaktadır. Bu katılımın merkezi duyarlılıktaki nöronal patofizyolojik mekanizmayı etkilediği düşünülmektedir. Bu ağrı azaltıcı etki (merkezi adenozin A 1 reseptör aktivasyonu ile uyarılarda) yavaş başlayıp uzun sürmektedir.

l l ADENOZİN RESEPTÖRLERİ-2 Adenozin 5´-trifosfatın (ATP) akut ağrıya yol açabildiğinin yıllardır bilinmesine rağmen,

l l ADENOZİN RESEPTÖRLERİ-2 Adenozin 5´-trifosfatın (ATP) akut ağrıya yol açabildiğinin yıllardır bilinmesine rağmen, nosiseptif sinyaldeki rolü yalnızca şimdi netlik kazanmaktadır. ATP, P 2 X ve P 2 Y reseptörleri aracılığıyla etki eder ve burada özellikle önemli olan P 2 X 3 reseptörüdür.

l

l

l l P 2 X 3 reseptörleri P 2 X reseptörleri bir ATP-kapılı iyon

l l P 2 X 3 reseptörleri P 2 X reseptörleri bir ATP-kapılı iyon kanalları ailesidir. Yedi altbirim (P 2 X 1– 7) bir araya gelerek homomerik ve heteromerik reseptörleri oluşturabilir. P 2 X reseptörleri, sinaptik transmisyonda yer aldıkları enterik gangliyon ve parasempatik, duyu nöronları üzerinde bulunurlar [61].

l P 2 X reseptörlerinde etki eden ekstraselüler ATP’nin nosiseptif bir rolü olduğunu destekleyen

l P 2 X reseptörlerinde etki eden ekstraselüler ATP’nin nosiseptif bir rolü olduğunu destekleyen anlamlı kanıtlar toplanmıştır. P 2 X 3 altbirimi baskın olarak, hasarlı veya enflame dokudan ATP salınmasını takiben ağrı işlenmesinde görev alan bir duyu sinirleri alt kümesinde eksprese edilir [62].

l

l

l Gen knockout yöntemleri, antisens oligonükleotid ve küçük, engelleyici RNA teknolojileri ve yeni, seçici

l Gen knockout yöntemleri, antisens oligonükleotid ve küçük, engelleyici RNA teknolojileri ve yeni, seçici bir P 2 X 3 antagonisti A-317491’in kullanıldığı yakın zamanlı raporlar, P 2 X 3 reseptörlerinin kronik enflamatuvar ve nöropatik ağrı ile ilgili olduklarını göstermektedir.

l l downregülasyonu ve daha muhtemel olarak, P 2 X 3’den başka proteinlerin nöropatik

l l downregülasyonu ve daha muhtemel olarak, P 2 X 3’den başka proteinlerin nöropatik ağrıya karışmasından dolayı tam olmamıştır. Bütün bunlara rağmen, bu gözlemler, gerek kavram kanıtlama çalışmaları için gerek memeli MSS’de ilaç hedefi validasyonu için genetik bir araç olarak si. RNA kullanımı yönünde bir kapı açmaktadır. si. RNA’nın uygulamayı ve hedef protein knockdown’ının optimize edilebileceği belli hastalık durumları

l

l

l l İyon kanalı Na. V 1. 8 nöropatik ağrıyla ilişkilidir ve DRG nöronlarında

l l İyon kanalı Na. V 1. 8 nöropatik ağrıyla ilişkilidir ve DRG nöronlarında Na. V 1. 8 ekspresyonunun lentivirüs ile gönderilen sh. RNA tarafından selektif knockdown’ı nöronal hipereksitabilitenin kontrolü için yeni bir yaklaşım sağlayabilir [34]. Ephrin. B 2 ekspresyonu DRG ve omurilikteki nöronlardaki sinir hasarıyla artarken, onun reseptörü olan Eph. B 1 omurilikte eksprese edilir. Bu gözlemlere dayanarak, ephrin. B 2 indüksiyonunun

l l l RNAi & nöropatik ağrı 21— 22 nükleotit boyunda çift sarmal si.

l l l RNAi & nöropatik ağrı 21— 22 nükleotit boyunda çift sarmal si. RNA’lar, hayvan ve bitkilerde RNAi olarak bilinen sekans-spesifik, post-transkripsiyonal bir gen susturma süreci başlatır. RNAi, bir sıçan hastalık modelinde endojen, nöronal olarak eksprese edilen bir geni downregüle ederek patofizyolojik ağrı yanıtını bloke edebilir ve nöropatik ağrıda hafifleme sağlayabilir. Bir kronik nöropatik ağrı modelinde, ağrıyla ilişkili katyon kanalı P 2 X 3 için tam

l Eşit oranlarda THC (parsiyel CB 1 reseptör agonisti) ve kannabidiol (CBD, CB 1

l Eşit oranlarda THC (parsiyel CB 1 reseptör agonisti) ve kannabidiol (CBD, CB 1 reseptör antagonisti ve endokannabinoid modüle edici etkileri olan, öfori oluşturmayan bir antienflamatuvar analjezik) içeren kannabis türevi bir oromukozal sprey olan Sativex®, Kanada’da 2005 yılında multipl sklerozdaki santral nöropatik ağrı tedavisi için ve 2007 yılında dirençli kanser ağrısı tedavisi için onaylanmıştır.

l Voltaj kapılı sodyum kanalları (VGSC) ve voltaj kapılı kalsiyum kanalları (VGCC) nöropatik ağrı

l Voltaj kapılı sodyum kanalları (VGSC) ve voltaj kapılı kalsiyum kanalları (VGCC) nöropatik ağrı için yeni terapötiklerin saptanması için en büyük potansiyeli sunmaktadır ve son incelemelerin odağı olmuştur [15, 17 -19]. Kewal K Jain, - 2008 Basel-İsviçre

l l KALSİYUM KANALLARI VGCC’ler farklı fonksiyonel gruplar halinde sınıflanabilir; ilgili biyofiziksel ve farmakolojik

l l KALSİYUM KANALLARI VGCC’ler farklı fonksiyonel gruplar halinde sınıflanabilir; ilgili biyofiziksel ve farmakolojik özelliklerine göre L-, N-, P/Q-, R- ve T-tipi. N -tipi kanallar (Cav 2. 2) ω-konotoksin ailesinin üyeleri tarafından inhibe edilir.

l l Tetrodotoksine dirençli Na kanalı, Nav 1. 8 baskın olarak küçük çaplı C

l l Tetrodotoksine dirençli Na kanalı, Nav 1. 8 baskın olarak küçük çaplı C lifi duyu nöronlarında eksprese edilir ve bu hücrelerde tetrodotoksine dirençli (TTX-R), yavaş aktive edici, yavaş inaktive edici sodyum akımlarına aracılık eder.

l l l Sativex Genel olarak, etkisisnin daha yavaş başlamasına, tedavide daha düşük doz

l l l Sativex Genel olarak, etkisisnin daha yavaş başlamasına, tedavide daha düşük doz kullanımına, düzenli kullanımda hemen hiç intoksikasyon olmamamsına ve kronik uygulamadan sonra daha minimal yoksunluk seemptomatolojisine dayanarak , SAtivex’in sigara dumanı formundaki kannabise kıyasla daha düşük bir bağımlılık riski taşıdığı görülmektedir. Kasım 2007 itibariyle Sativex’in bilinene herhangi bir kötüye kullnım ya ada amöaç dışı kullanımı bildirilmemiştir.

l l Sativex -8 Randomize kontrollü çalışmalarda, Sativex ile akut olarak görülen advers olaylar

l l Sativex -8 Randomize kontrollü çalışmalarda, Sativex ile akut olarak görülen advers olaylar ; kötü tat, ağızda batma hissi, ağız kuruluğu, baş dönmesi, bulantı ya da yorgunluğu içerdiği ancak bunların genelde tedavinin kesilmesini gerektirmediği ve zaman içinde daha düşük sıklıkta görüldüğü ortay çıkmıştır.

l l l l l KANNABİNOİD İLAÇLARLA ORTAYA ÇIKAN UYGULAMA SORUNLARI Fitokannabinoidler, yavaş ve

l l l l l KANNABİNOİD İLAÇLARLA ORTAYA ÇIKAN UYGULAMA SORUNLARI Fitokannabinoidler, yavaş ve karasız bir oral emilim ile yağda çözünen bileşiklerdir. Eğlence amaçlı kannabis kullanımı ve bağımlılık riski, büyük bir halk sağlığı kaygısı oluşturmaktadır. Bir ilacın bağımlılık oluşturma potansiyeli 5 unsura dayanarak değerlendirilmektedir. İntoksikasyon Pekiştirme tekisi Tolerans Yoksunluk Bağımlılık

l Sativex, İyi Tarım Uygulamaları (GAP) takip edilerek iki Cannabis sativa kemovarından elde edilen

l Sativex, İyi Tarım Uygulamaları (GAP) takip edilerek iki Cannabis sativa kemovarından elde edilen (de Meijer, 2004) ve 1: 1 oranında Tetrabinex® (ağırlıklı olarak THC ekstresi) ve Nabidiolex® (ağırlıklı olarak CBD ekstresi) sağlayan son derece standardize bir farmasötik üründür. Pompa düzenekli 100 m. L'lik her bir oromukozal Sativex sprey hareketi, 2. 7 mg THC ve 2. 5 mg CBD sağlamaktadır.

l Farmakokinetik verileri mevcuttur ve plazma yarılanma ömrünün THC için 85 dakika, 11 -hidroksi.

l Farmakokinetik verileri mevcuttur ve plazma yarılanma ömrünün THC için 85 dakika, 11 -hidroksi. THC için 130 dakika ve CBD için 100 dakika olduğunu göstermektedir (Guy ve Robson 2003).

l Sativex’in etkileri, 15 ila 40 dakikada başlamaktadır ve bu, semptomatik doz titrasyonuna olanak

l Sativex’in etkileri, 15 ila 40 dakikada başlamaktadır ve bu, semptomatik doz titrasyonuna olanak sağlayan bir zaman aralığıdır. İki binden fazla deneysel olguda, 2500’den fazla hasta-yılı uygulamasında çok olumlu bir advers olay profili gözlenmiştir.

l Hastalarda daha sık olarak, 7 -10 gün içinde istenmeyen psikotropik etkiler oluşturmaksızın terapötik

l Hastalarda daha sık olarak, 7 -10 gün içinde istenmeyen psikotropik etkiler oluşturmaksızın terapötik düzelme sağlayan bireysel bir stabil dozaj araştırılmaktadır (sıklıkla günde 8 ila 10 sprey arasında)

l Sativex ile yapılan klinik çalışmalar, kısa bir süre önce iki bağımsız inceleme makalesinde

l Sativex ile yapılan klinik çalışmalar, kısa bir süre önce iki bağımsız inceleme makalesinde değerlendirilmiştir (Barnes 2006; Pérez, 2006). Nörojenik semptomları olan 20 hastada yapılan bir Faz II klinik çalışmada (Wade ve ark. , 2003), Tetranabinex, Nabidiolex ve Sativex, çift kör bir RKÇ’de plasebo ile karşılaştırılarak test edilmiştir (Tablo 1). Hem Tetranabinex, hem de Sativex ile ağrıda (özellikle nöropatik) anlamlı bir düzelme görülmüş, ancak posthoc analiz, THC’nin ağırlıkta olduğu ekstreye kıyasla daha düşük bir intoksikasyonla,

l Yirmi dört olguda dirençli kronik ağrının değerlendirildiği çift-kör, çapraz geçişli bir Faz II

l Yirmi dört olguda dirençli kronik ağrının değerlendirildiği çift-kör, çapraz geçişli bir Faz II araştırmada (Notcutt ve ark. , 2004), görsel analog ölçeklerin (VAS) plasebo için 5. 9, Nabidiolex için 5. 45, Tetranabinex için 4. 63 ve Sativex ekstreleri için 4. 4 olduğu belirlenmiştir (p < 0. 001). Sativex, MS olgularındaki ağrı için daha iyi sonuçlar sağlamıştır (p < 0. 0042) (Tablo 1).

l Sativex’in, opiatlara yanıt vermeyen kansere bağlı dirençli ağrıda THC’nin ağırlıklı olduğu ekstre ve

l Sativex’in, opiatlara yanıt vermeyen kansere bağlı dirençli ağrıda THC’nin ağırlıklı olduğu ekstre ve plasebo ile karşılaştırıldığı bir Faz III araştırmanın (N = 177) sonuçları (Johnson ve Potts, 2005), Sativex’in analjezide istatistiksel olarak son derece anlamlı düzelmeler oluşturduğunu (Tablo 1), buna karşılık THC’nin ağırlıklı olduğu ekstrenin plaseboya kıyasla istatistiksel bir demarkasyon oluşturamadığı gösterilmiştir ve bu da, Sativex preparatındaki CBD varlığının, ağrıda anlamlı bir hafifleme elde etmek için son derece önemli olduğunu

l l l Sativex-3 Pompa düzenekli 100 ml ‘lik oromukozal Sativex sprey hareketi ;

l l l Sativex-3 Pompa düzenekli 100 ml ‘lik oromukozal Sativex sprey hareketi ; 2. 7 mg THC ve 2. 5 mg CBD sağlamaktadır. Sativex’in etkileri 15 -40 dakikada başlamaktadır. Ve bu semptomatik doz titrasyonuna olanak sağlayan bir zaman aralığıdır. 2000’den fazla sayıda deneysel olguda ve 2500’den fazla hasta-yılı uygulamasında çok olumlu bir advers olay profili vermiştir. Hastalarda daha sık olarak, 7 -10 gün içinde istenmeyen psikotropik etkiler oluşturmaksızın terapötik düzelme sağlayan bireysel stabil bir dozaj araştırılmaktadır. Sıklıkla 8 -10 puff arasında).

l l l Sativex-4 ABD’de Sativex’in ileri düzeydeki klinik çalışmalarda araştırılması için Araştırmaya Dayanan

l l l Sativex-4 ABD’de Sativex’in ileri düzeydeki klinik çalışmalarda araştırılması için Araştırmaya Dayanan Yeni İlaç (IND) başvurusu Ocak 2006’da dirençli, kanser ağrısı olan hastalar için FDA ‘den onay almıştır. Allodinin bulunduğu periferik nöropatik ağrının değerlendirildiği (n=125), çift kör, plasebo kontrollü bir Faz III çalışmada ( Nurmikko ve ark, 2007) Sativex ağrı düzeylerinde, dinamik ve punktat allodini’de istatistiksel olarak son derece anlamlı sonuçlar bildirilmiştir.

l l ABD kongresi 1970 yılında kannabisi, bağımlılık oluşturan, tehlikeli, ciddi kötüye kullanım potansiyeli

l l ABD kongresi 1970 yılında kannabisi, bağımlılık oluşturan, tehlikeli, ciddi kötüye kullanım potansiyeli taşıyan ve tıbbi değeri olmadığı kabul edilen ajan olarak kabul edilen ilaçlarla birlikte; KONTROLLÜ MADDELER YASASI LİSTE 1 kapsamına almıştır. Marinol, kötüye kullanma potansiyeli ve bağımlılık oluşturma sorumluluğu yüksek ilaçların oluşturduğu kategori olan Liste 2’de yayınlanmıştır. Ancak 1985’de FDA tarafından onaylandıktan sonra bazı tıbbi kullanımları kabul edilmiştir.

l ABD Kongresi 2001 ile 2010 arasındaki on yıllık dönemi ‘Ağrı Kontrol ve Araştırma

l ABD Kongresi 2001 ile 2010 arasındaki on yıllık dönemi ‘Ağrı Kontrol ve Araştırma Dönemi’ olarak ilan ederek, ağrıyı bir ulusal sağlık hizmetleri önceliği olarak belirlemiştir. .

l

l