SUNUM KIRIKKALE REHBERLK VE ARATIRMA MERKEZ SUNUM KONUSU
SUNUM KIRIKKALE REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ SUNUM KONUSU AİLE İÇİ İLETİŞİM
“Hayattan ne isteriz”? Sorusuna çok çeşitli cevaplar verilebilir ancak “bireyin mutlu bir ailesinin olması” dileği belki de en iyi bilinenidir. Mutlu bir ailenin sağlanabilmesi için aile kurumunun da temel gereksinimleri bulunmaktadır.
İLETİŞİM: Anlamları ortak kılma sanatıdır. İLETİŞİM: İletişim bizim başkalarını anlamamıza, başkalarının da bizi anlamasına yardımcı olan bir süreçtir.
İLETİŞİM ÇEŞİTLERİ Sözlü iletişim -Dil Sözsüz iletişim -Mimik -Jest -Mekan kullanımı -Temas -Ses tonu
Ben Dili Sen Dili Arasındaki Fark Nedir? İletişim Engelleri Nelerdir? Kabul Dili Etkin Dinleme Nasıl Olmalı?
SEN DİLİ BEN DİLİ Suçlayıcıdır Duyguları ifade eder Kişiliğe yöneliktir Davranışa yöneliktir Sağlıklı iletişimi engeller Sağlıklı iletişimi destekler Eve vaktinde gelmediğin gibi haber de vermiyorsun Eve vaktinde gelmediğinde ve geciktiğinde haber vermediğin zaman endişeleniyorum. Her zaman sözümü kesiyorsun Bir şeyi söylemeye başlayıp da sonunu getiremediğim zaman çok rahatsız oluyorum. Kapıyı her zaman açık bırakıyorsun Kapının açık olması beni rahatsız ediyor.
Etkin Dinleme Çoğu kimse aslında kendileriyle konuşacak birilerini değil onları dinleyecek birilerini ister. Göz teması Pozitif ifadeler Gülümseme Beden duruşu
İyi Bir Dinleyici Olmak İçin v. Dinlerken dinleyin v. Hmmm belirtin bedensel dinleme durumuna girin ve dikkatlice Evet gibi kelimelerle konuşulanı takip ettiğinizi v. Söylenenleri v. Konuşanın v. Soruna duyduğunuzu belirtin (Tekrar, Empati) duygularını isimlendirin hemen çözüm getirmeyin. «Ne yapmayı düşünüyorsun? Diyerek çocuktan ilk çözümü bekleyin.
İLETİŞİM ENGELLERİ NELERDİR? SIKLIKLA EMİR CÜMLELERİ KURMAK Yaşantımızı gözden geçirerek kurduğumuz emir cümlelerini yakalamaya çalışalım. “Kalk, yüzünü yıka, sütünü bitir, dişlerini fırçala, ağzın doluyken konuşma, ödevini bitir, televizyonu kapat, büyüklerinle konuşurken sesini yükseltme, öğretmenini dinle……. ” gibi uzayan emir sözcüklerini yakalamamız zor olmayacaktır. Çocuklarımızın kendisi için gerekli olanı düşünmesine ve bulmasına yardımcı olmalıyız.
GÖZDAĞI VEREREK KONUŞMA BİÇİMİ “Okulunu bitirmezsen sana para mara yok”, ” ödevini bitiremezsen televizyonu unut” gibi. Bazen işimizi kolaylaştırmak için bir davranışı bitirmesini koşula bağlayabilir ya da gözdağı vererek korkutarak istediğimiz davranışı yapmasını sağlayabiliriz. SÜREKLİ ÖĞÜT VERME, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ GETİRME “Senin yerinde olsam plan yaparak çalışırdım”, “bak sana bir öneri vereyim” gibi cümleler kurabiliriz ve bu konuşma biçiminin çok yararlı yapıcı olduğuna inanırız. Aslında bu yaklaşım, anneye babaya bağımlı çocuklar yaratabilmektedir. SIKLIKLA YARGILAMAK, ELEŞTİRMEK “Sen zaten tembelin tekisin”, ”zaten başarsaydın şaşardım”, “yine mi bitiremedin” gibi cümleler kurmak, çocukta kendisini yetersiz hissetme duygusuna neden olabilir. Çocuğun olumsuz bir yargıya hedef olma ya da azarlanma korkusuyla iletişimi kesmesine yol açabilir ya da çocuk yargı ve eleştirileri gerçek olarak algılayabilir (Ben kötüyüm!) ya da karşılık verebilir (Siz de daha mükemmel değilsiniz!).
ÇOCUĞU SÜREKLİ ÖVMEK İstendik davranışı yapması durumunda çocuk yerli yersiz her ortamda övülebilir. “Çok güzel. . . . ”, “Bence harika bir iş yapıyorsun. . . ”Bu durumda çocuk ailesinin beklentilerinin çok yüksek olduğunu düşünebilir ya da kaygı hissedebilir. AD TAKMAK, ALAY ETMEK “Koca bebek. . ”, “Hadi bakalım Süpermen”, “Gerizekalı”, “Hadi sende sulu göz”, gibi cümleler kurmak çocuğun gelişiminde değerli hissetmesine yol açmaz. Sevilmediği kanısının oluşmasına yol açabilir, kendilik gelişiminde olumsuz etkileri olabilir. SÜREKLİ SORU SORMAK, SINAMAK, SORGULAMAK “Neden? . . Kim? . . . Sen ne yaptın? . . . Nasıl? . . . ”Soruları cevaplama genellikle eleştiri veya zorunlu çözüm getirdiğinden çocuklar genellikle hayır demeye, yarı doğru cevap vermeye, kaçmaya yönelir veya yalan söyler. Ailenin endişelerinden doğan sorulara cevap vermeye çalışan çocuk kendi sorununu, gözden kaçırabilir. Çocuk sorgulanıyor hissine kapıldığında bu durum onda güvensizlik, kuşku oluşturur.
AİLENİN TEMEL GEREKSİNİMLERİ NELERDİR? DEĞERLİ OLMA DUYGUSU: Aile içindeki etkileşim çocuklar “ben değerliyim” ya da“değersizim” duygusuna götürür. “Ben değerliyim” duygusunu aile içinde elde eden birey kendisini kanıtlamak için aşırı davranışlarda bulunmaya gerek duymayacaktır.
GÜVEN ORTAMI: Aile içindeki bireyler kendilerinin aile içinde emniyette olduğunu, dışarıdaki tehlikeli olayların aile içine girmeyeceği duygusunu sağlamak ister. Bu duygu da aile içinde kazanılması gereken bir duygudur Kendisini güven içinde bulmayan çocuk ailenin dışında bir yere yönelerek aile olan bağlarını koparabilir. YAKINLIK VE DAYANIŞMA DUYGUSU: Aile içinde temel güven ve dayanışma varsa aile dışında bireyin karşılaştığı stres oluşturan olumsuz olaylar çok da yıkıcı olmaz. Güven duygusunun yaşandığı aile dış dünyanın yaratmış olduğu sıkıntı ve kaygılarında kendisini koruyabilir. Bu tür aile içinde olan bireyler kendilerine olduğu gibi çevresine de güvenirler.
SORUMLULUK DUYGUSU: Anne ve babalar davranış ve sözleri ile sorumluluk duygusunu ifade ederler. Aile içinde sadece anne baba değil herkes sorumluluk duygusunu paylaşır. Elbette ki çocuklara yaşları oranında sorumluluk verilmelidir. Sorumluluk Duygusu Nasıl Kazandırılır? Sorumluluk erken çocukluk döneminden başlayarak çocuğun yaşına, cinsiyetine ve gelişim düzeyine uygun görevler vermekle başlar. İki buçuk yaşından başlayarak döke saça da olsa çocuğun çorbasını kendi başına içmesine fırsat vermek, oyuncaklarını toplamasını beklemek, kendi odasında kendi yatağında yatmasına ortam hazırlamak sorumluluk konusunda çocuğu cesaretlendirici ve destekleyici bir ortam sağlar. ZORLUKLARLA MÜCADELE EDEREK ONLARIN ÜSTESİNDEN GELMEYİ ÖĞRENME: Çocuğa her şey hazır verilmemelidir. Sorumluluk duygusunun gelişimi ile ilgili anlatılanlar zorluklarla mücadele etme ilgilidir. Çocuğun içinde bulunduğu gelişimsel dönem göz önünde bulundurularak çocuk kendi sorunları ile başa bırakılabilmelidir.
MUTLULUK VE KENDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRME ORTAMI: Aile ortamı bir mutluluk ortamıdır. Evde değerli olduğu duygusunu tadan birey mutlu olur ve yaptığı şeylerden doyum alır, kendini gerçekleştirme olanağı bulur. SAĞLIKLI MANEVİ YAŞAMIN TEMELLERİNİ OLUŞTURMA ORTAMI: Katı din kuralları altında yetiştirilmiş çocuk sürekli yargılanacağı, cezalandırılacağı korkusunu yaşar. Sağlıklı manevi yaşam, ailenin çocuğuna verebileceği en önemli süreçtir. Sağlıklı bir manevi temeli olan insanlar kendisi ile barışık, insan ilişkileri olumlu ve kuvvetli saygılı bireyler olarak yetişirler.
AİLE İÇİ İLETİŞİM NEDEN ÖNEMLİDİR Çünkü bireyin ilk deneyimlerini kazandığı, ilk tutum ve davranışların belirlendiği ortam ailesidir. Çocuğa yöneltilen ve ona karşı takınılan davranış ilk yaşantıların örülmesinde büyük öneme sahiptir. Bu dönemde çocuk toplumun bireyi olacağını öğrenirken aynı zamanda kopya edeceği bir modele gereksinim duyar. Kişiliğin oluşumu için gerekli olan özdeşleştirme aile içindeki üyeler ile gerçekleşir. Etkili bir iletişim, aile üyelerinin karşılıklı olarak birbirlerinin düşünce ve duygularını anlamalarını sağlar, işbirliği, yardımlaşma ve paylaşma davranışlarına yol açar, çocukların gelişmesi için uygun bir ortam oluşmasını sağlar. İyi bir iletişimin gerçekleştiği aile ortamında çocuklar daha özerk ve bağımsız bir kişilik geliştirirler. Düşünme, düşünce ve duygularını açıklama özgürlüğü ve alışkanlığı kazanırlar. Kısaca bağımsız birey olma yolunda olumlu tecrübeler kazanırlar. İletişim doğru bir şekilde sağlandığında insanlar karşıdakinin duygu ve düşüncelerini anlayabilir hale gelir. Bu nedenle etkili iletişim sadece kendini ifade etmekten değil, aynı zamanda söylenenleri de 16 dinleyebilmekten geçer.
AİLELERİN ETKİLİ BİR İLETİŞİM KURMAK İÇİN NE YEPMASI GEREKİR? AİLE BİREYLERİ BİRBİRLERİNE ZAMAN AYIRMALIDIR. AÇIK VE DOĞRUDAN İLETİŞİM KURUN. TEK TARAFLI İLETİŞİM YAPMAYIN. BEDEN DİLİNİZİ KULLANIN. AMACINIZ ÇÖZÜM OLSUN, KONUŞURKEN MÜDAHALE ETMEYİN. ÇOCUKLAR ARASINDAKİ TARTIŞMALARI KENDİ BAŞARISIZLIĞINIZ OLARAK GÖRMEYİN. ETİKETLEME YAPMAYIN, TUTARLI OLUN. ÇOCUKLARI KIYASLAMAYIN. ÇOCUĞUNUZU KOŞULSUZ OLARAK SEVİN. ELEŞTİRİRKEN KİŞİLİĞİ DEĞİL DAVRANIŞI HEDEF ALIN
Çocuğunu Kabul Edebilmek Ø Kendini çocuğun yerine koyarak durumunu değerlendirmek Ø Seni umursuyorum; sen benim için varsın, önemlisin. Ø Seni olduğun gibi, yargılamadan kabul ediyorum. Ø Sen değerlisin; senin gerçekten istediğini yeteneğine, gücüne güveniyorum ve inanıyorum. Ø Sen, sen olduğun için sevilmeye, kendin olarak gelişmeye layıksın yapabilme
Peki Kurallar nasıl olmalı? Açık ve net olmalıdır. Kurallar çocukla beraber belirlenmeli. Olumlu davranışlar kullanılmamalıdır. Kuralların neden önemli olduğu belirtilmelidir. Çocuk neyi niçin yaptığını bilmeli. tanımlanmalı, olumsuz ifadeler
Olumsuz davranışları değiştirmek için Çocukta görmek istediğiniz davranışları siz sergileyin Çocuklarınızın davranışlarının sorumluluğunu almasını sağlayın Çocuklarınızın hatalarını telafi etmelerine fırsat tanıyın ve ona yardımcı olun Olumsuz davranış süreklilik gösteriyorsa problemin kaynağını belirlenmeyin Çocuk istenmeyen davranışı gösterdiği takdirde bunun kendisine veya başkasına ne gibi zararları olacağı çocuğa anlatın Davranışlarınızda tutarlı olun. Eğer olumsuz davranış süreklilik göstermiyorsa görmezden gelin
Disiplinde Özdenetim Sağlamak İçin Kuralları çocuğun yaşına, kişiliğine ve özel durumlarına göre ayarlayın Çocuğa kuralların nedenini izah edin Kendisinden beklenen davranışları açık bir dille ayrıntılı olarak çocuğa anlatın Çocuğa kuralların uygulanmasında aktif rol ve sorumluluk verin Çocuk beklenen davranışları sergilediği zaman dönüt verin
Ödül Bir koşula bağlı olarak verilen ve kişi tarafından cazip görülen obje veya etkinliktir. Ödül hava kaçıran tekerleğe sürekli dışarıdan hava vermeye benzer. Hedonistik adaptasyon: İnsanların sahip oldukları şeylere alışıp, o şeylerden daha az keyif almaları. Oyun oynarsan, çizgi film izlersen ödül vereceğim X Ödül söz konusu olduğunda bilinçaltı düşünce: Ben bu işi neden yapıyorum? Çekici olduğu için olamaz. Öyle olsaydı zaten ödül verilmezdi Çocuğun ihtiyacı anlaşılmadan verilen ödül değersizlik yaratır. Çocuğun hangi nedenle ödev yapmadığı anlaşılırsa anne baba ona göre destek verir , ödül kullanmasına gerek kalmaz, ilişkileri güçlenir.
Dayak Neden İşe Yaramaz? Çocuğa hatasını anlama ve tamir etme fırsatı verilmez. Kızgınlık, düşmanlık hisleri oluşturur. Saldırganlığa neden olur. Çocuk kendini güçsüz ve aciz hisseder. Kendine güveni zedelenir. Suçluluk yaşayan anne baba aşırı sevgi gösterilerine girer. Çocuk durumun dengesizliğini, tutarsızlığını yaşar.
ÖNERİLER 1. Çocuğunuza zaman ayırın. Çocuğunuzla geçen zaman asla boşa geçmiş zaman değildir. Çocuğu sevmek, ona bolca para vermek değil onunla ortak faaliyetleri paylaşmak, ona zaman ayırmaktır. Çocuğu sevmek sözle sevgiyi ifade etmenin ötesinde, eylemle bu duyguyu ona yaşatmaktır. 2. Çocuğunuzla birlikte olduğunuz zaman tüm dikkatinizi ona yoğunlaştırın. Bu nedenle de, başka bir işle meşgulken değil, kendinizi rahat hissettiğinizde çocuğunuzla ilgilenerek, anne ya da baba olmanın keyfini çıkarın. 3. Aşağılamak, suçlamak, çocuk adına karar vermek yerine, çocuğu dinleyin. Dinlendiğini düşünen çocuk kabul edildiğini, dolayısıyla sevildiğini düşünen çocuktur. Anne ve babasının kendisini dinlediğini gören çocuk duygularını ifade etme olanağı bulur. Aldığı tepkilerle “anlaşıldım” duygusunu yaşar. Böylelikle rahatlar. 4. Göz kontağı kurarak, gülümseyerek kabul belirtisini beden diliyle pekiştirin. Böylelikle çocuk “kişiliğine saygı duyulduğunu” düşünerek iletişimini sürdürür. 5. Çocuğunuza karşı davranışlarınızda tutarlı olun. Kendi içinizde çelişkili davranışlarda bulunmanız ya da anne ve babanın birbiriyle çelişen biçimde davranması, çocuğu “doğruyu bulma” konusunda zorlar. 6. Çocuğunuzu başka çocuklarla karşılaştırmayın. Çocuk, anne babası tarafından önemsenmek, değerli bir insan olarak kabul edilmek ihtiyacındadır. Onun diğer çocuklarla karşılaştırılması, kendini değerli bir insan olarak görmesini engeller. Çocuğun kendine özgü, bağımsız birey olarak kabul edilmesi, ruh sağlığının temelini oluşturur.
Sihirli Kelimeler Teşekkür ederim Rica ederim Af edersin Lütfen Özür dilerim Efendim
TEŞEKKÜRLER HAZIRLAYAN HAMİDE DEMİRLENDİ REHBERLİK SERVİSİ
Kaynaklar Ø Aile İçi İletişim ve Sağlıklı İletişim Önerileri, Uzman Psikolog Nurgül Yılmaz Ø http: //209. 85. 229. 132/search? q=cache: Sn. Ef. VA 4 Zh 8 J: www. sagmer. hacettepe. edu. tr/ubsportal/dosyalar/Aile%2520 ici%25 20 iletisim%2520 ve%2520 saglikli%2520 iletisim%2520 onerileri. doc+Aile+%C 4%B 0%C 3%A 7 i+%C 4%B 0 leti%C 5%9 Fim+ve+Sa%C 4%9 Fl%C 4%B 1 kl%C 4%B 1+%C 4 %B 0 leti%C 5%9 Fim+%C 3%96 nerileri&cd=1&hl=tr&ct=clnk&gl=tr Ø https: //slideplayer. biz. tr/slide/4873841/ Ø https: //www. aktuelpdr. net/aile-ici-iletisim-sunusu. html Ø http: //www. ogretmen. info/sunu-detay. asp? id=416
- Slides: 27