SOSYAL BECER ETM FARKLILIKLARA SAYGI Farkl etnik kken
SOSYAL BECERİ EĞİTİMİ
FARKLILIKLARA SAYGI Farklı etnik köken, dini inanç, görüş, fiziksel özellik, duygu, değer ve eylemlerin olduğu bir dünyada yaşadığımızı kabul etmemiz ‘insan’ olmanın en önemli gereğidir. Kimse bir başkasına benzemez. İşte bu yüzden insan türü, bir yandan bireyselliğimizi korurken öte yandan bir araya geldiğimiz bir karışım hâline getirir.
FARKLILIKLARA SAYGI Farklılıklara saygı ve hoşgörü temelinde eşit muamele, insan ilişkilerinin üzerinde yürümesi gereken platformdur. İnsanların; fikirlerine, yasam tarzına, hayata bakış açısına saygı göstermek '‘Farkındalık'' duygusundan kaynaklanan ''olgun davranışların'' toplamıdır. İnsanları; sırf kendi tercihlerinden, seçimlerinden dolayı yargılamamak, ön yargılı ve kişisel yaklaşmamak gerekir. Çünkü saygı bir davranış biçimidir, dar bir görüş değildir. Bizim sorguladığımız saygı; değer vermektir, güvenmektir, samimi olmaktır. Bu nedenle olsa gerek; toplum yaşamında olsun, ikili ilişkilerde olsun olaylara bakış açıları farklı olabilir. Bu farklılık bir ayrışma sebebi olmamalı, farklılıklar zenginliğimiz olmalıdır.
FARKLILIKLARA SAYGI Farklı düşünce ve yorumlara saygı duymak, hoşgörülü olmak, imkan sağlamak toplumda adaletin, vicdanın, insafın, merhametin ve diğer manevi değerlerin kültürel değerler olarak da yaşanmasını ve korunmasını kolaylaştırır. Farklı düşünce ve yorumlara saygılı olmak ahlaki olarak tutum ve davranışların da olgunlaşmasını toplumda hakların korunması ve özgürlüklerin sağlanmasını gerçekleştirir. Toplumda milli ve manevi değerlerin korunması çok önemlidir.
KÜLTÜRÜN ETKİSİ Kültür, toplumdan topluma ve aynı toplum içinde yöreden yöreye farklılık gösterir. Çünkü kültürü oluşturan iki temel öge vardır. Birincisi maddi –ekonomik uğraş gibi– diğeri de manevi –dil, din, gelenek gibi öğelerdir. Hepimiz bir kültürün içine doğarız. Bizi büyük oranda içine doğduğumuz kültür şekillendirir. Hiç kimsenin doğuştan ırkını, dilini, dinini, milliyetini, derisinin rengini, kültürünü vb. seçme imkânı yoktur. Herkes içine doğduğu kültürün özelliklerini edinmek durumundadır. Bunun doğal bir sonucu olarak birbirinden farklı yaşam biçimleri ortaya çıkar. Farklı inanç, yeme içme, giyim kuşam alışkanlıkları doğar.
BİREYSEL FARKLILIKLARA SAYGI Çocuklar, kendilerinden farklı kişi ve gruplara karşı önyargı oluşturmayı öncelikle ailelerinden, etraflarındaki yetişkinlerden ve akran gruplarından öğrenirler. Bu önyargılar çocukların insanları dış görünüşüne, ırkına, cinsiyetine, etnik kökenine göre ayırmasına neden olur. Çocukların kendilerine benzeyenleri severken kendilerine benzemeyenleri sevmemeyi de küçük yaşta ebeveynlerinden öğrenirler.
BİREYSEL FARKLILIKLARA SAYGI Çünkü yetişkinler istemli ya da istemsiz olarak farklılıklara karşı oluşturmuş olduğu kendi kalıplaşmış yargılarını çocuklara da aktarırlar. Bunun dışında çocuğun etrafındaki yetişkinlerin farklılıklara karşı göstermiş olduğu tepkiler de çocuk tarafından örnek alınır. Bu nedenle çocuklarımızın farkındalığı için önce ebeveynlerin farkındalık kazanması gereklidir.
FARKLILIKLARA SAYGI NEDEN GEREKLİ BİR SOSYAL BECERİDİR? • İnsandan insana farklılıklar vardır. Genetik olarak biyolojik farklılıkların olması gibi düşünce farklılıklarının da olması söz konusu olmaktadır. Farklı düşünce ve yorumlara saygı duymak toplumda mutlu, huzurlu, barış ve güven içinde yaşamayı kolaylaştırır.
• Farklı düşünce ve yorumlara saygı duymak, hoşgörülü olmak, imkan sağlamak toplumda adaletin, vicdanın, insafın, merhametin ve diğer manevi değerlerin kültürel değerler olarak da yaşanmasını ve korunmasını kolaylaştırır. • Farklı düşünce ve yorumlara saygılı olmak ahlaki olarak tutum ve davranışların da olgunlaşmasını toplumda hakların korunması ve özgürlüklerin sağlanmasını gerçekleştirir. Toplumda milli ve manevi değerlerin korunması çok önemlidir.
FARKLILIK KAVRAMINA BAKIŞ AÇISI KURAMLAR VE YAKLAŞIMLAR Farklılıklar; “İnsanlar arasında, ırk, kültür, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş ve fiziksel yeterlilikler açısından var olan farklar” şeklinde tanımlanmaktadır. Bazı farklılık tanımları; etnik köken, ulusal köken, sınıf, din, öğrenme ve iletişim tarzı, doğum yeri ve meslek gibi çeşitli boyutları da içermektedir.
FARKLILIK KAVRAMINA BAKIŞ AÇISI KURAMLAR VE YAKLAŞIMLAR Çoğu insan farklılıkları kaçınılması gereken olumsuzluklar olarak görmektedir. Ancak aslında farklılıklar, kişisel yeteneklerin ortaya çıkması ve bireyin diğerleri ile sağlıklı ilişkiler kurmasına yardımcı olan fırsatlar şeklinde değerlendirilmelidir. Farklılık kavramına temel oluşturabilecek kuramların çoğu sosyal psikoloji alanından gelmektedir.
FARKLILIK KAVRAMINA BAKIŞ AÇISI KURAMLAR VE YAKLAŞIMLAR • Sosyal Kimlik Kuramı Kimlik; insanın kendisini sosyal dünyasında nasıl tanımladığını ve nasıl konumlandırdığını, onun kim olduğunu ve nerede durduğunu yansıtmaktadır. “Bir birey veya grubun, diğer birey veya gruplardan farklılaşan özelliklerinin bütünü” şeklinde tanımlanabilen kimliğin tanımı, daima bir diğerine göre yapılır. Başka bir deyişle kimlik tanımı; “Diğerinden, ötekinden geçer. ’’. Henry Tajfel ve John Turner tarafından geliştirilen sosyal kimlik kuramına göre, olumlu bir benlik kavramını ve öz-saygıyı korumak ve artırmanın bir yolu, olumlu bir sosyal kimlik kazanmaktır. Bu kuramda, bireyin belirli bir sosyal gruba veya gruplara üyeliğinden ve bu üyeliğe atfedilen değerlerden doğan benlik kavramı, sosyal kimlik olarak adlandırılmaktadır.
FARKLILIK KAVRAMINA BAKIŞ AÇISI KURAMLAR VE YAKLAŞIMLAR Sosyal kimlik kuramı çerçevesinde; sosyal karşılaştırma ve sosyal kategorileştirme kuramlarına aşağıda yer verilmektedir. • Sosyal Karşılaştırma Kuramı İnsanların herhangi bir andaki duygu ve talepleri, ister diğerleriyle benzeşmek, isterse diğerlerinden ayrışmak olsun; her şeyden önce kendisini “onlarla” karşılaştırması gerekmektedir. Kendini diğerleriyle kıyaslama özelliği ise, sosyal psikoloji alanında “Sosyal karşılaştırma” olgu ve süreçleri başlığı altında incelenmektedir.
FARKLILIK KAVRAMINA BAKIŞ AÇISI KURAMLAR VE YAKLAŞIMLAR • Sosyal Kategorileştirme Kuramı Sosyal kimlik kuramının önde gelen isimlerinden. Tajfel ve Turner; sosyal kategorileştirmeyi, insanların kendilerini de dahil ettikleri bir iç grup ve karşılarına aldıkları bir dış grup veya biz ve onlar kategorileri yaratarak sosyal çevrenin düzenlenmesi şeklinde kavramsallaştırmışlardır. Bu, kategorileştirmenin birinci işlevidir. Kategorileştirmenin ikinci işlevi ise, bireyin toplum içindeki yerini oluşturma ve tanımlama anlamında, bir kimlik işlevidir. Kategorileştirme sayesinde birey, diğerlerinden farklılığını ve hatta daha iyi olduğunu anlama, yani olumlu bir sosyal kimlik oluşturma peşindedir.
FARKLILIK KAVRAMINA BAKIŞ AÇISI KURAMLAR VE YAKLAŞIMLAR • Benzerlik-Çekim Yaklaşımı Byrne tarafından ileri sürülen “Benzerlik-çekim yaklaşımı veya paradigması”; bireylerin kendilerine benzeyenlerden etkilendiğini ifade etmektedir. Bu etki; sosyal psikoloji alanındaki en güçlü bulgulardan birisidir. Benzerlik-çekim sürecinin temelinde yatan psikolojik mekanizma, pekiştirmedir. İnsanlar, başkalarını “Kendilerine benzer” olarak algıladıklarında, kendilerini daha güçlü hissederler ve olumlu benlik kavramı geliştirmeye başlarlar. İnsanlar kendilerine benzeyen insanlardan etkilenirler. Çünkü kendilerine benzeyenler sayesinde; sahip oldukları özelliklerin sosyal açıdan kabul edilir ve geçerli olduğunu düşünürler. Böylece kendilerini iyi hissederler. Clore ve Byrne’na göre, bu süreç karşılıklı bir alış veriş gibidir. Rosenbaum’a göre de insanlar kendilerine benzemeyen “diğerleri”nden daha az etkilenmektedirler ve bu farklılık deneyimi, insanlar üzerinde negatif bir pekiştirme yaratmaktadır.
FARKLILIK KAVRAMINA BAKIŞ AÇISI KURAMLAR VE YAKLAŞIMLAR • Bilgi işleme yaklaşımı Konuya; farklılıkların grup performansını güçlendireceği yönünde daha optimistik bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır. Bireyler, daha çok kendilerine benzeyenlerle iletişim kurma yönünde eğilim göstermektedirler. Ancak, farklılaşma derecesi yüksek olan gruplarda yer alan bireylerin; farklı geçmişlere, sosyal gruplara, bilgi, beceri ve deneyimlere sahip diğer bireylere ulaşma şansları daha yüksektir. Farklılaşma derecesi yüksek olan gruplarda yer alan bireyler, belli bir soruna ilişkin çeşitli bakış açıları ve yaklaşımlar geliştirebilirler. Bu bireylerin her biri, farklı bilgi ve uzmanlık kaynakları gibi işlev görmektedir.
Rehberlik hizmetlerinde ise bireysel farklılıklara saygı esastır : Her insanın kendine özgü olduğunu, ilgi, yetenek ve değerleri bakımından var olan farklılıklarını kabul etmektedir.
- Slides: 17