SMAL YILDIRIM LKOKULU KEVSER MUHSR PSKOLOJK DANIMAN VE





























- Slides: 29
İSMAİL YILDIRIM İLKOKULU KEVSER MUHSİR PSİKOLOJİK DANIŞMAN VE REHBER ÖĞRETMEN
BİRİNCİ SINIF ÖĞRENCİ VELİLERİNE ÖNERİLER
� Okula başlama hem aile hem de çocuk için heyecan verici bir deneyimdir. � Bir çok çocuk için okul daha önce hemen hiçbirini tanımadığı çok sayıda çocukla karşılaşma, uyulması gereken kurallarıyla ve başarılması gereken öğrenim görevleriyle dolu yepyeni bir sosyal çevredir.
� İlk toplumsallaştırma kurumu olarak okul, eğitim ve öğretim sürecinde iki temel işleve sahiptir. Bunlardan biri uyum diğeri bilgilendirmedir.
� İlkokul döneminde aile ve öğretmenin çocuğa karşı olan tutumu onun benlik algısını (Çocuğun kendisini nasıl gördüğünü) olumlu yada olumsuz etkiler.
�Dolayısıyla çocuğun başarılı, mutlu olabilmesi ve çevresiyle olumlu ilişkiler kurabilmesi için ailenin dikkat etmesi gereken bazı konular vardır. �Bunlar:
� Çocuğun okula karşı negatif duygular beslememesi için okulun ve okumanın kazandıracağı şeylerden bahsedilebilir. Örneğin okulda kuracağı arkadaşlıklardan yada anne babanın geçmişte arkadaşları ve öğretmeniyle olan olumlu yaşantılarından örnekler verilebilir.
� Okula gitmeyi zorunluluk yada ceza gibi algılamalarına sebep olacak konuşmalardan kaçınılmalıdır. � ‘Çok yaramazlık yapıyorsun seneye okula göndereyim senide gününü gör. ’ ya da ’Okula başla da senden kurtulayım. ’
� Çocuğun başarısının artması ve olumlu davranışlar kazanması konusunda atılması gereken ilk adım; azarlamayı, bedensel ceza vermeyi, eleştirmeyi ve başkalarıyla kıyaslamayı bırakmaktır. � Kıyaslamak reddetmektir. � Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin.
� Çocuğun başarısızlığı konusunda ailenin vereceği olumsuz tepkiler ya çocuğun okuldan ve derslerden soğumasına ya da aşırı ders çalışmasına ve sosyal etkinliklere katılmamasına yol açabilir. Bu da çocuğun psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkiler.
�Önemli olan sonuç değil çabadır. Yani çocuğun başarmak için gösterdiği emektir.
� Çocuğun her konuda desteklenmeye yüreklendirilmeye ihtiyacı vardır. Bunu yaparsanız hem çocuğun kendine olan güveni artar hem de yeni başarılar elde etmek için heveslenir. � Örneğin çocuğunuz yaptığı resmi gösterdiğinde ‘Aferin çok güzel olmuş benim kızım ya da oğlum çok yetenekli’ gibi sözler söylenirse çocuğun yeni resim yapma konusunda cesareti artar. Çabası desteklenmezse cesareti kırılır. � ÇOCUKLARINIZIN BAŞARILARINI ÖVMEKTEN KAÇINMAYIN.
� Aile içindeki sağlıklı iletişim ortamı ve huzur, çocuğun gelişimini olduğu kadar, okul başarısını ve arkadaşlarıyla ilişkisini etkiler.
� Aile ilişkilerindeki olumsuzluk; çocuğun dikkatsizlik, hırçınlık, tembellik, saldırganlık vb. davranışlar göstermesine neden olur.
OKULA BAŞLAYAN ÇOCUKLARDA NE TİP SORUNLAR GÖRÜLEBİLİR?
� Okula yeni başlayan çocukların bazılarında okul korkusu diyebileceğimiz bir sorun ortaya çıkar. Çocuk okula gitme konusunda isteksiz görülebilir. Hatta kimi çocukta çok sık ağlama veya sabah okula giderken huysuzlaşma, inatçılık yapma gibi şikayetler görülebilir. � Okul korkusu bazı çocuklarda bulantı, kusma, karın ağrısı, baş ağrısı, ishal ya da uykuda huzursuzluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
� Anne babaların okula yeni başlayan çocuklarında gördükleri bu tip belirtileri yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olarak değerlendirmemeleri, bunun okula uyum güçlüğü nedeniyle ortaya çıkabilen psikolojik bir sorun olabileceğini de göz önünde bulundurmaları gerekir.
� Bunun dışında, okula gitme konusunda bir sorun yaşamadığı halde, okuldaki düzene uyum sağlamada sorun yaşayan çocuklar da vardır. Bu tip çocuklar okuldaki kurallara uyum sağlamada sorun yaşarlar. Öğretmenlerine ya da arkadaşlarına karşı saldırganca eğilimleri olabilir. Bu tip uyum sorunlarının arkasında davranış bozuklukları veya duygusal sorunlar olabilir.
� Bazı çocuklar ailesine karşı duyduğu öfkeyi ya da güvensizliği okuldaki öğretmen ve arkadaşlarına yönlendirerek bu sıkıntılarını, duygularını açığa çıkarma olanağı bulabilirler. Bu saldırgan ve uyumsuz davranışlarının altında aileye karşı olan öfke ve güvensizlik duygularını ifade etme isteği yatıyor olabilir.
� Ancak gerek okul korkusu gerekse okul uyumsuzluğu konularında ailenin bir uzmandan yardım almasında yarar vardır. Çünkü okul yaşamının başlangıcında bu tür sorunlar yaşayan çocukların bu sorunlardan bütün öğrenim yaşamları olumsuz etkilenebiliyor. Ayrıca tamamen bu soruna bağlı olarak bir takım psikolojik sorunlar da geliştirebiliyorlar.
ANNE BABA OLARAK ÇOCUĞUN ÖDEVLERİNE VE DERSLERİNE NASIL MÜDAHALE ETMELİSİNİZ?
� Anne babanın ders konusundaki yaklaşımı mümkün olduğunca olumlu olmalıdır. Okul ve dersle ilgili konularda eleştirel ve baskıcı tutumlardan uzak durulmalıdır.
� Çocuğun ödevini zamanında yapmaması, derslerine çalışmaması durumunda sürekli yargılanması, sorgulanması ve eleştirilmesi çocuğun hem derslerinden soğumasına hem de okula karşı negatif duygular beslemesine neden olur.
� Çocuğun derslerini yapması konusunda zaman hatırlatmalar yapılması doğaldır ancak bunu yaparken anne babanın kullandığı üslup çok önemlidir. � ÖRNEĞİN okuldan geldikten sonra direk televizyon karşısına oturan bir çocuğa annenin’ Ödevin yok mu senin, ödevini yapsana’ ya da’ Ödevlerini bitirmeden televizyon seyretmek yok demedim mi sana’ gibi ifadeler kullanmasındansa � ’ GALİBA ÖDEVLERİNİ ÇİZGİ FİLM İZLEDİKTEN SONRA YAPMAYA KARAR VERDİN DEĞİL Mİ? ’ gibi bir soru sorarak hatırlatması çok daha olumlu bir etki oluşturur.
� Bu şekilde çocuğa SORUMLULUĞUNU hatırlatmış oluruz. Ayrıca bunu çocuğu aşağılamadan, küçümsemeden, eleştirmeden ve baskı yapmadan başarmış oluruz.
� Anne baba çocuğa ihtiyacı olduğunda yardım edebileceğini açık ve net biçimde ifade etmeli. Aynı zamanda çocuğun yerine hiçbir şekilde sorumluluk almayacağını da hissettirmelidir. Dolayısıyla çocuk verilen ödevleri kendisi yapmalı, anlayamadığı zaman ya da kontrol edilmesi aşamasında anne baba yardım etmelidir.
� Bu yaştaki çocukların dikkat süreleri kısa olduğu için, ders çalışma süresi 15 - 20 dakika kadar olmalıdır. 15 dakika kadar ara verildikten sonra tekrar ders çalışılabilir.
� Zaman zaman öğretmeninden çocuğunuzun ders ve davranışları hakkında bilgi alın. Ama her gün değil. � Öğretmenin de yoğun olabileceğini düşünerek uygun zamanı önceden belirleyin. Çocuğunuzun öğretmeniyle ilişkinizi bozmayın. Farklı düşündüğünüz konular olabilir. Bu konuları uygun zamanda yüze konuşmayı deneyin.
�İLK İŞİNİZ ÇOCUĞA OKULU SEVDİRMEK OLSUN!