SIVI ELEKTROLT DENGES VE HEMRELK YAKLAIMI Hcrelerin yaayabilmeleri
SIVI ELEKTROLİT DENGESİ VE HEMŞİRELİK YAKLAŞIMI
• Hücrelerin yaşayabilmeleri • & • Normal fonksiyonlarını sürdürebilmeleri • Beden sıvılarının bileşimi & dağılımının • DENGEDE OLMASINA BAĞLIDIR
SIVI ELEKTROLİT DENGESİ Gİ sistem fonksiyon → Sıvı-elektrolitlerin yeterli bozukluğu alınmamasına/aşırı kaybına yol açarak ↓ sıvı-elektrolit dengesizliklerine neden olabilir. Bu nedenle "sıvı-elektrolit dengesinin sürdürülmesi" tüm hastaların tedavi ve bakımında temel hedeftir.
BEDEN SIVILARI SU← Beden sıvısının en önemli öğesi • Hücre metabolizması için sıvı bir ortam hazırlar. • Katı maddelerin çözülmesine yardımcı olur. • Besin maddeleri ve oksijeni, hücrelere ve yıkım ürünlerinin hücrelerden dışarı taşınmasını sağlar. • Beden ısısını düzenler.
BEDEN SIVILARININ BİLEŞİMİ • Beden sıvısı, SADECE SU değildir. • Hem suyu, • Hem de su içinde yer alan • Elektrolitleri, • Üre, kreatenin, dekstroz gibi elektrolit olmayan maddeleri içerir
• Normal sağlıklı bir yetişkinin beden ağırlığının %60’ını su oluşturmaktadır. • Beden sıvı miktarı yönünden, çocuk erişkin kadın erkek } arasında fark vardır. Yaş arttıkça total beden sıvısı, azalmaktadır. Bedende kas miktarı ↑ olursa → su oranı ↑ Bedende ki yağ dokusu ↑ olursa → su miktarı ↓
• Beden sıvıları iki ana bölüm de yer alır. • Hücre içi (intrasellüler) sıvı • Hücre dışı (ekstra sellüler) • 1) Hücreler arası SIVI • 2) Plazma • 3) Transelüler sıvı. Bedende normal sıvı hacminin korunması Günlük sıvı alımı = Günlük sıvı kaybı
Erişkinlerde, Günlük Sıvı Alımı ve Kaybı Alınan ml Kaybedilen Sıvı içecekler Besinlerdeki gizli su Metabolizma sonucu oluşan su 1200 1000 İdrarla Solunumla ↓ Terle Dışkı Toplam 2500 300 ml } 1500 400 500 100 2500
ELEKTROLİTLER • Elektrolit; su gibi bir çözücüde, iyon adı verilen farklı elektrik yüklü partiküllere ayrılan, atomlardan oluşan bir madde / bileşik olarak tanımlanır. ↓ • Pozitif yüklü iyonlara "katyon" ve negatif yüklü iyonlara "anyon" denir.
• İyon elektrik yükü olan bir atom / bir grup atomdur. • Beden sıvılarında yer alan başlıca İYONLARDIR. Katyonlar Na+ K+ Ca+ Mg++ Anyonlar CI- HCO 3 HPO 4 ve SO 4++ Beden sıvılarında genellikle her bir katyon, bir anyonla kimyasal olarak dengelenmiştir. Elektrolitler; birbirleriyle ağırlıklarına göre değil, iyonik yüklerine göre reaksiyona girer ve litrede, miliekivalen (m. Eq/L) olarak ifade edilir.
Hücrelerarası Sıvının Elektrolitleri Ana katyon Na+K+ : 144 m. Eq/L K+ : 4 m. Eq/L Ca+ : 3 m. Eq/L Mg++ : 2 m. Eq/L Ana anyon Ct HCO 3 : 114 m. Eq/L : 30 m. Eq/L
• Elektrolitler, beden sıvılarında farklı konsantrasyonlarda bulunurlar. • Hücre dışı sıvıda, konsantrasyonu en yüksek katyon anyon Hücre içi sıvıda, konsantrasyonu en yüksek katyon anyon Na+, CI-, K +, PO 4
• Elektrolitler ↓ • Sinir-adale uyanlabilirliğini (nöro-musküler irritabiliteyi) sağlamak, • Beden sıvı ozmolaritesini sürdürmek, • H iyonu dengesini düzenlemek, • Beden sıvılarının dağılımını sağlamaktır.
SIVI ELEKTROLİT DENGESİNİ DÜZENLEYEN HOMEOSTATİK MEKANİZMALAR • Sıvı elektrolit dengesi: • endokrin, • gastrointestinal, • renal, • sinir, • solunum sistemi tarafından düzenlenir.
ENDOKRİN SİSTEM • Sıvı-elektrolit dengesini düzenleyen başlıca hormonlar: • Antidiüretik hormon (ADH), • Aldosteron, • Tiroid hormon, • Paratiroid hormon (PTH), • Kalsitonin, • Diüretik hormon
• Antidiüretik hormon (ADH): Hipotalamusta hipofiz bezinin arka lobundan salgılanır. İdrar atılımını azaltarak bedenden sıvı kaybını önler. • Aldosteron: Adrenal bezlerin korteksinde yapılır ve buradan salınır böbreklerden Na+ un geri emilimini, K+ ve H+’ nun atılımını sağlar. Aldosteron salınımına yol açan en güçlü uyaran. Na+ eksikliğidir.
• Tiroid Hormon: Renal kan akımını, idrar atılımını artırır. • Diüretik Hormon: İdrar atılımını artırır, • Paratiriod Hormon: Beden sıvılarında Ca++ ve fosfat İyonlarının konsantrasyonunun düzenlenmesinden sorumludur. • Kalsitonin: Tiroid bezinden salgılanır kemiklerde Ca++ tutulmasını artırarak, plazma Ca++ duzeyini düşürür
• Gastrointestinal sistem; • Sıvı elektrolit dengesinin düzenlenmesinde önemli rol oynar. GİS fonksiyon bozuklukları sıvı elektrolit dengesizliğine neden olmaktadır. • Renal sistem ; • Böbrek karmaşık bir organdir. Bedenin iç çevresinin ana düzenleyicisidir.
• Sinir sistemi • Su ve Na+ alınımı ve atılımını merkezi yolla kontrol ederek sıvı elektrolit dengesini düzenler. • Solunum sistemi • sıvı elektrolit dengesinin düzenlenmesinde geniş ölçüde H+'u üzerine etkilidir.
• Sıvı-Elektrolit Gereksinimleri • Hastaların sıvı-elektrolit gereksinimlerinin karşılanmasında 3 faktör göz önünde tutulur. Bunlar: • 1) Temel (bazal) gereksinimler, • 2) Devam etmekte olan (ilave) kayıplar, • 3) Daha önceden gelişmiş olan sıvı ve elektrolit eksiklikleri / fazlalıklardır.
• Örn: Cerrahi hastaların sıvı-elektrolit gereksinimleri standart bir formül ile hesaplanır. Bu formüle göre; 24 saat içinde hastaya verilmesi gereken sıvılar: ↓ • Bazal gereksinim+ilave kayıplar dikkate alınarak, bulunan miktar 3 eşit kısma ayrılıp 8 saatlik zaman dilimi içinde sabit hızda IV yoldan verilir.
• 1) Temel (bazal) gereksinimler: Sağlam bir erişkinin 24 saat içinde alması gereken su, elektrolitler ve enerjidir. • Su gereksinimi: Normal bir erişkinin 24 saatlik temel su gereksinimi 35 ml/kg olarak hesaplanır. 70 kg ağırlığında ek kaybı olmayan belirgin terlemesi olmayan beden sıcaklığı normal olan (normotermik) } bir erişkin, 24 saatte 2, 5 lt su içmelidir.
• Elektrolit gereksinimi: • 75 -100 m. Eg Na+ 50 m. Eq K+ • Bunların yanında Cl bulunur. • Beslenme ile bu miktarda iyon alınmaktadır. • Enerji gereksinimi: Normal koşullarda bir erişkinin günlük enerji gereksinimi 30 -40 kcal/kg kadardır. Travma Enfeksiyon Yanık Cerrahi girişim } gibi durumlarda gereksinim 1; 5 -2; 5 kat artar
BEDENİN CERRAHİ TRAVMAYA TEPKİSİ VE SIVI ELEKTROLİT DENGESİ • Cerrahi girişimler, yaşamı güven altına alan uygulamalar olmakla birlikte, beden için psikolojik ve fizyolojik bir travma olarak tüm sistemleri etkiler. • Bedenin cerrahi travmaya karşı oluşturacağı stres tepkisi; genelde ameliyattan sonraki ilk 2 ile 5. günlerde yer alır. Ancak anksiyeteli kişilerde ameliyat öncesi de başlayabilir.
• Bedenin cerrahi travmaya karşı oluşturduğu stres tepkisi, sıvı-elektrolit dengesizliklerine neden olabileceğinden; • Ameliyat öncesinde hastanın sıvı-elektrolit dengesi yönünden dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi, • Ameliyatın sıvı-elektrolit dengesini nasıl etkilediğinin bilinmesi, ↓ • Ameliyat sırasında ve sonrasında gelişebilecek sıvıelektrolit dengesizliklerinin önlenmesinde çok önemlidir.
• Ameliyatın Sıvı-elektrolit Dengesine Etkisi • Bedenin cerrahi travmaya karşı oluşturduğu nöroendokrin tepkinin etkisiyle sıvı-elektrolit dengesi değişikliklerinin gelişmesi: • Hipotalamus uyarılır ve hipotalamus, hipofiz bezini ve sempatik sinir sistemini etkileyerek çeşitli hormonların fazla miktarda salgılanmasına neden olur.
• Hipofiz bezinin arka lobundan salgılanan ADH ve ön lobundan salgılanan ACTH miktarı artar. ↓ • ADH miktarının artmasıyla, • Böbreklerden suyun geri emilimi ↑, • Böylece kan hacmi ↑ ve idrar miktarı ↓
• ACTH, • Adrenal bezlerin korteksini etkileyerek steroid hormonların salgılanmasına neden olur. • Cerrahi gibi stres durumlarında bu bezlerden salgılanan hormon miktarı 10 kat artabilir.
• Hipotalamusun sempatik sinir sistemini etkilemesiyle; • sempatik sinir liflerinden salgılanan norepinefrin, • ve adrenal bezlerin medullasından salgılanan epinefrin ve norepinefrin miktarı artar.
Norepinefrinin → etkisiyle Periferik damarlarda konstrüksiyon olur. Böbreklere giden kan miktarı ↓ ve RENİN salgılanır. Anjiotensin I → Anjiotensin II’ye dönüşür. ↓ • damarlarda konstrüksiyona ve • aldosteron ve ADH salgılanmasına neden olur. Epinefrinin etkisiyle → • Kalp atım hızı ve kasılma gücü ↑ • Karaciğerdeki glukojenin glukoza dönüşmesine neden olarak, kan glukoz düzeyinde ↑
• Ameliyattan sonraki ilk 2 ve 5. günde bedende ↓ • Na+ ve su tutulumu vardır, • İdrar miktarı azalmıştır, • Bedenden K+ kaybı vardır. • ve negatif nitrojen dengesi gelişmiştir. Stres tepkisinin son bulmasıyla • İdrar miktarı artar, • Na+ ve su tutulumu atılır, • K+ normal değerine döner.
• Ameliyat Öncesinde Hastanın Sıvı-Elektrolit Dengesi Yönünden • Laboratuar testleri • Pulmoner fonksiyon • Kardiyak fonksiyon • Kan basıncı • Beden sıcaklığı • Cilt ve mukoz membranlar • Beslenme durumu Sıvı alımı; ve atımı İZLENİR
SIVI VE ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ • Sıvı elektrolit dengesizliklerine, beden sıvı bölmelerinde yer alan su hacmindeki • ve elektrolit konsantrasyonundaki değişmeler neden olur.
Sıvı-Elektrolit Dengesizliklerine Neden Olan Başlıca Faktörler • Sıvı ve elektrolitlerin az olması: v Bedenin gereksinimi olandan daha az alma, v Bedenden SIVI elektrolit atılımının artmış olması. • Sıvı ve elektrolitlerin fazla olması: v Normal koşullarda bedenden atılabilecek olandan fazla alma, v Böbrek ve karaciğer hastalıkları nedeniyle yeterli atılım olmaması, v Yanık ve travmalarda, doku ölümü nedeniyle bedende fazla miktarda elektrolit birikimi
SIVI HACMİ DENGE BOZUKLUKLARI • Cerrahi hastalarında sıvı hacmi bozuklukları : • Volüm eksikliği, • Volüm fazlalığı şeklinde olup, bu durum çoğu kez elektrolit eksikliği veya bazen fazlalığı ile beraber seyreder.
• Volüm eksikliği-hipovolemi-plazma hacmi azalması ↓ • acil servislerde veya cerrahi hastalarda kolayca ve kısa sürede oluşabilmekte, önlemler alınmadığında, çok tehlikeli olabilmektedir. • • Kusmalar Birkaç gün süren NG aspirasyonlar Diyare enfeksiyonlar Yanıklar Bağırsak tıkanmaları Yumuşak doku travmaları } volüm eksikliğin e yol açabilir
• Sıvı kaybı miktarı vbeden ağırlığının % 4 kadarı olduğunda hafif, v% 10 kadarı olduğunda ağır kabul edilir. • Normal bir kişinin 40 kg su içerdiği düşünülürse, Bedenden sıvı kaybı % 5 (2 kg) ise; bireyi aşırı derecede susatır. % 10 (4 kg) ise; bireyi hasta eder. % 20 (8 kg) ise; bireyi ölüme götürebilir. Kronik su kaybı (günde 1 L) 4 -6 gün sonra ölümle sonuçlanır. Kaybolan sıvının oral/parenteral yolla karşılanması önemlidir.
• Belirti ve Bulgular ↓ • Güçsüzlük • Bulantı, kusma • Hemodinamik parametre değişiklikleri; ü Taşikardi, ileri dönemde filiform nabız ü Periferik dolaşım bozukluğu, ü Cildin soğuk ve nemli olması, ü ileri dönemde hipotansiyon.
Tedavi ve Bakım Hücre dışı sıvıların kaybını yerine koymak için; elektrolit (kristalloid) ve protein (kolloid) solüsyonları bulunmaktadır. • Sıvı transfuzyonuna başlamadan önce Htc. , kanelektrolitleri, Hb. , kan gazları, glikoz, üre vb. tetkikler için kan örneği alınır. • İdrar kateteri takılır. • Kan basına, nabız SVB izlenir.
• Hastanın genel görünümü, cilt rengi ve sıcaklığı, boyun venleri dolgunluk derecesi gibi klinik belirtiler tanılanır. • Saatlik idrar miktarı izlenir. Hücre dışı sıvı eksikliğinin şiddetine göre 10 -30 dakikada 1000 ml dengeli elektrolit solüsyonu hekim istemine göre verilir ve parametreler düzelene ve saatlik idrar miktarı 50 -60 ml/st yükselene kadar transfüzyona devam edilir. • Htc % 30'dan düşükse kristaloid transfüzyonuyla birlikte kan/eritrosit süspansiyon transfüzyonuna başlanır.
• Volüm fazlalığı-hipervolemi-hücre dışı sıvının çoğalması • Gereğinden fazla kristaloid transfüzyonu yapılması, • Transfüzyonlarda % 5 Dekstroz'un fazla verilmesi (dillüsyonel hiponatremi), • Kafa travmalarından sonra bazı durumlarda izlenen ADH salgısının artması(gereksiz ADH sendromu), • Böbrek yetmezliği, konjestif kalp yetmezliği veya karaciğer sirozu gibi hastalıklarda periferde ödem toplanması(dahili nedenler) } volüm fazlalığına yol açabilir.
• Belirti ve Bulgular • Orta siddette olanlarda; • Volüm fazlalığı şiddetli olanlarda; ü venöz basınç yükselmesi ü kan basıncının artması ü cilt altı ödemi ü Dispne ü siyanoz ü pulmoner ödem Sıvı transfüzyonları sırasında gereğinden fazla serum vermekten özellikle yaşlılarda ve çocuklarda tehlikeli olması nedeniyle kaçınılmalıdır.
Tedavi ve Bakım Su ve Na+ verilmesi/alımı durdurulur, Furosemid 40 -80 mg, IV ile diürez sağlanır, Akciğer ödemi başladığı düşünülen hastalarda aralıklı olarak ekstremiteye turnike konur; her 15 dakikada bir değiştirilir, • Kanda Na+ K+ ölçümü ve Htc tetkiki her gün ya da daha sık aralıklarla tekrarlanır, • Kritik olgularda kanın ozmotik basıncı hesaplanır. • Belli aralıklarla kan proteinlerine bakılır. • •
• ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ • Sodyum dengesizlikleri • Potasyum dengesizlikleri • Kalsiyum dengesizlikleri • Magnezyum dengesizlikleri
Sodyum (Na) dengesizlikleri Na+ hücre dışı sıvıların ana elemanıdır(plazmada 135 m. Eq/L). Sodyum azlığı (Hiponatremi): Serum Na+ düzeyi < 135 m. Eq/L Hücre dışı sıvıların azalması ile beraber görülen hiponatreminin nedenleri ü GI sistemden kayıplar: Devamlı kusma, birkaç gün sürekli NG aspirasyon, diyare, ü peritonit, travmatik/İltahabi nedenler ü Yanıklar ü Aşırı terleme
Hücre dışı sıvıların normal kaiması ile beraber görülen hiponatreminin nedenleri; • Açlık, kronik hastalıklar, tümörler • Kafa travmalarından sonra oluşan "Gereksiz ADH Salınımı Sendromu" Hücre dışı sıvıların artması ile beraber görülen hiponatreminin nedenleri; • Fazla saf su /% 5 dekstrozlu serum verilmesi; • Siroz, konjestif kalp yetmezliği, • Akut/kronik böbrek yetmezliği
• Na+; kanın ozmotik basıncını sağlayan ana katyondur. ↓ • Bu nedenle kanda 120 m. Eq/ L düzeyine indiğinde, beyin hücrelerinin hipo tonisiteye çok hassas olması nedeniyle, kramp ve konvülsiyonlar gibi nörolojik semptomlar ortaya çıkar.
Potasyum dengesizlikleri K+ , hūcre içi sıvının ana elemanıdır (plazmada 5 m. Eq/L). Gıdalarla günde 100 m. Eq K+ alınır ve çoğu idrarla atılır. Kalp fonksiyonları için ana eleman niteliğini K+ Düzeyinin 2. 5 m. Eq ya da 7 m. Eg olması miyokard fonksiyonunun durmasına neden olur
Potasyum azlığı (Hipopotasemi/ Hipokalemi) Plazmada potasyumun 3. 5 m. Eg’dan az olmasıdır. Nedenler: • GI sistemden kayıplar: Devamlı kusma, birkaç gün sürekli NG aspirasyon, diyare, • Yetersiz K+ verilmesi, K* + serumların transfüze edilmesi • Diüretik kullanımı • Hiperalimantasyon esnasında artan K gereksiniminin IV yoldan karşılanmaması; fazla miktarda IV glikoztransfüzyonu • Kronik kortikosteroid kullanımı, asidoz/ alkoloz • Diyare • Uygun olmayan lavmanlar • Kusma
• Belirti ve Bulgular: • Adele zaafiyeti ve kramplar • Bulantı • Miyakordın digitale hassas hale gelmesi • EKG’de değişiklikler (AV blok, ST çökmesi Düşük T ) • Hipoventilasyon • Lateral • Konfüzyon
Tedavi ve Bakım: Amaç Oral / IV yolla K+ replasmanıdır Oral yolla alındığında gastrik mukozayı irite ederek bulantı kusma ve diyareye neden olabileceğinden yiyecek yada meyve suyu ile birlikte verilebilir.
Potasyum fazalığı (Hiperpotasemi/Hiperkalemi) Plazmada potasyumun 5 m. Eq’dan fazla olmasıdır. Nedenler: • K* alımının/ verilmesinin fazla olması. * Örn. idrar atımı normal olan hastalara 1 saatte 40 m. Eq'dan fazla K+ verilmesi. * örn. ü Travma/ sepsiste aşırı doku yıkımı ü Kan transfüzyonu sonrası hemoliz ü K+ tutan diüretiklerin aşırı kullanımı
• Nedenler (devam): • Geniş yanıklar • Ciddi yaralanmalar. • İnfeksiyon • Asidozda hücrelerden fazla miktarda K+ hücre dışı sıvıya geçmesi • K+ içeren sıvıların IV yolla fazla verilmesi
• Belirti ve Bulgular: • Bradikardi • ventriküler fibrilasyon • EKG değişiklikleri (QRS genişlemesi) • İrritabilite • Adale zayıflığı • Bulanık konuşma,
• Tedavi ve Bakım: Acil ve uzun vadeli iki tedavisi vardır. • Acil tedavi için: • Kalsiyum klorür/ glukonat 500 -1000 mg IV yoldan 510 dk da verilir. • Glikoz ve insülin (5 mg glikoza 1 ünite insülin) perfüze edilir. Sodyum bikarbonat 50 -100 m. Eg IV yoldan 10 dk'da verilir.
• Uzun vadeli tedavi: (K+: 6. 5 civarında, EKG bozulmaları belirgin değilse) K+ içeren serumlar durdurulur. • Çok fazla kan verilmesi gerektiğinde banka kanı yerine taze kan verilebilir.
Kalsiyum dengesizlikleri Ca++, hücre dışı sıvıda çok az bulunmakla birlikte Kemik ve diş yapımı, Adale kontraktilitesi ve uygun sinirsel iletimde yer alma; Kan pıhtılaşmasında rol oynama gibi ↓ bir çok fizyolojik olayda önemli rol oynamaktadır
Kalsiyum azlığı (Hipokalsemi) Kanda Ca++ 'un 2. 2 m. Eq'dan düşük olmasıdır. • Nedenleri: • Akut /kronik pankreatit • Hipoparatiroidzm • Hiperfosfatemi ile beraber böbrek yetmezliği • Yetersiz D vitaminl alınması • Banka kanının fazla verilmesi
• Belirti ve Bulgular: • Noromüsküler irritabilite artması (tetani) • Parestezi • Konfüzyon Chovestek Testi; hastanın koluna yerleştirilen tansiyon aleti manşeti şişirilir ve 1 -5 dk beklenir. Parmaklarda, ellerde kasılma(karpal spazm) gelişirse tetani vardır. Trousseau Testi; kulağın ön kısmında fasiyal sinire vurularak bakılır. Dudakta burunda, yüzün yan kısmında kasılma olursa Trousseau belirtisi (+)'dir.
Tedavi ve Bakım: Ağız yoluyla ya da IV yolla Ca++ verilerek tedavi edilir. • 10 ml Ca++ IV yoldan 1 -2 dk’da verilir. • IV Ca++ tedavisi kardiyak arreste neden olabileceğinden hiperkalsemi belirtileri izlenmelidir.
Kalsiyum fazlalığı (Hiperkalseml) • • • Kanda kalsiyumun 6 m. Eq'dan fazla olmasıdır. Diyetle fazla Ca++ alınımı nadiren hiperkalsemiye neden olur. Nedenleri: Hiperparatiroidizm (parathormon ↑), D hipervitaminozu (D vitamini ↑), Kemik metastazlari varlığı, Süt-alkali sendromu gibi durumlarda ortaya ҫıkar.
• Belirti ve Bulgular: • Poliüri • Osteoporoz ve adele zayıflığı, patolojik kırıklar, Konfüzyon izlenir. • Tedavi ve Bakım: • Hiperkalsemi kriziņin tedavisinde; • Hemodilüsyon ve diürezi artırmak amacıyla IV sıvı transfüzyonü, • Bikarbonat 40 -50 m. Eq IV perfüzyonu • 50 -100 m. mol fosfat infuzyonu yapılir.
Magnezyum dengesizlikleri Mg++, hücre içinde en fazla buluna ikinci katyondur. • Bütün enzimlerin yapısında bulunan magnezyum, adenozin trifosfatin enerji transferinde rol alır. • Kanda 1. 5 -25 m. Eq/L düzeyindedir. • Ağız yoluyla alınan Mg++'un %45'i emilir, %55’i dışkı ile atılır. • Günlük Mg++ gereksinimi 200 -300 mg’dir • Besinlerde özellikle yeşil bitkilerde bol bulunur
Magnezyum azlığı (Hipomagnezemi) Kanda magnezyumun 1. 3 m. Eq’dan az olmasıdır. Nedenleri: • Pankreatit, siroz, diyare gibi patolojiler, • Uzun süre IV hiperalimentasyona tabi tutulan kişilere verilen serumda Mg++ bulunmaması Belirti ve Bulgular: • Nöromüsküler irritabilite artışı, • Parestezi, • Konvülsiyon, • Deliryum, agresif davranışlar • Halüsinasyonlar.
Tedavi ve Bakım: Amaç, Mg eksikliğini karşılamak ve kaybını önlemektir. Ağız yoluyla, hızlı etki istenildiğinde Mg, IV yolla verilir. • 1 L fizyolojik serum içine 50 -60 m. Eq magnezyum sülfat konur: 24 saatte perfüze edilir. • Uzun süreli IV beslenme tedavisi yapılan hastaların serumuna her gün 10 -20 m. Eq Mg++ eklenmesi yeterli profilaksi sağlamaktadır. • IM yolla verildiğinde etkisi 1 saat sonra başlar gluteal bölgede derine yapılmalı ve enjeksiyondan sonra masaj yapılarak emilim kolaylaştırılmalıdır.
Magnezyum fazlalığı (Hipermagnezemi) Nadir olarak görülen bu durum; kanda magnezyumun 2. 5 m. Eq’dan fazla olmasıdır. Nedenleri: • Böbrek yetmezliği olan hastalara anti asit olarak fazla Mg++ verilmesi, • Mg++ içeren irrigasyon sıvılarının (lavman) aşırı kullanılması sonucu gelişebilir. Belirti ve Bulgular: • Bedende sıcaklık hissi, • Hipotansiyon, • Hiperkalemide olduğu gibi nöromüsküler iritabilitenin azalması ve sonucunda santral sinir sisteminde depresyon ve koma gelişir
Tedavi ve Bakım: Amaç Mg fazlalığına neden olan durumun tedavi edilmesi ve Mg fazlalığının toksik (yaşamı tehdit eden) etkisinin giderilmesidir. Mg++ un toksik etkisini gidermek için; • %10' luk kalsiyum glukonat uygulanır ve hasta diüreze zorlanır. • Böbrek yetmezliği varsa peritoneal ya da hemodiyaliz uygulanır
ASİT BAZ DENGESİ • Beden sıvılarının bileşiminde yer alan elektrolitlerden biri de hidrojen (H+) iyonudur. • H-iyonu dengesi ve dengesizlikleri; genellikle asitbaz dengesi ve dengesizlikleri adı altında incelenmektedir. • Hidrojen iyonu dengesi yaşam için çok önemlidir ve beden sıvılarında H+ iyonu konsantrasyonunun homeodnamik olarak düzenlenmesi oldukça karmaşıktır.
• Beden işlevlerinin etkin bir şekilde sürdürülebilmesi, için arteryel kan p. H değerinin 7. 35 - 7. 45 arasında olması gerekmektedir. ↓ • Organizmanın kompanse edebileceği; • En düşük p. H, 6. 8 • En yüksek p. H 7. 8 dir. • • • H+ iyonu dengesinin devam ettirilmesi; Böbreklerin Akciğerlerin Beynin Tampon sistemlerin } } Bu değerler dışına çıktığında yaşam mümkün değildir. İşlevlerinin etkin olmasına bağlıdır.
• Bedende aşırı asit ve alkali artışı olduğunda, böbrek, solunum sistemi ya da beyinle ilgili hastalıklarda, beden H+ iyonu düzenlemesi yapamaz ve dengesizlik gelişir. • Başlıca 2 çeşit asit-baz dengesizlik vardır; • 1. Asidoz: Beden sıvılarındaki H+ iyonu: konsantrasyonunun artması ya da alkali miktarının azalmasıdır. p. H ↓ • 2. Alkoloz: Beden sıvılarındaki H+ iyonu konsantrasyonunun azalması ya da alkali miktarının artmasıdır. p. H ↑
• Solunum Asidozu ↓ • Beden sıvılarında CO 2 miktarının artması yani uçucu H iyonun artması sonucu gelişir. • Kan ile alveoller arasındaki normal gaz değişimini bozan solunum sistemi hastalıkları nedeniyle oluşmaktadır. • Alveollerde CO 2 - O 2 değişiminin azalmasına yol açan durumlar. ↓ • Solunum merkezinin tahrip olması, • Solunum yollar obstrüksiyonu,
(Solunum Asidozu Devam. . . ) Solunum Asidozuna Neden Olan Hastalıklar Amfizem Bronşektazİ Pnomotoraks/hemotoraks Bronşial astım İlaç intoksikasyonu Pnömoni Akut alkolizm Solunum sistemi yanıkları Ameliyat sirasında yetersiz gaż değişimi Solunum asidozonda; p. CO 2 yüksektir, p. H değişikliğini önlemek için; • PCO 2 ↓ / HC 03 - ↑ gerekir. • • •
Solunum Asidozu Devam. . ) • Belirti ve Bulgular ↓ Dispne (akciğerlerde CO 2 - 02 değişiminin, engellenmesi) Oryantasyon bozukluğu, (SSS'nin baskılanması) Koma Taşikardi ve aritmiler (yetersiz ventilasyon nedeniyle) gelişebilir. • Plazma → p. H 7. 35 ↓ • HCO 3 → 29 m. Eq/It ↑ • p. H → 4. 5 tur • •
(Solunum Asidozu Devam. . ) • Tedavi ve Bakımda Amaç ↓ • Solunum sorununu düzelterek ventilasyonu artırmak, • Fazla asidi tamponlamak, • Su ve diğer elektrolit dengesizlikleri varsa düzeltmek • Tedavide, • ↓ • R. Laktat solisyonu (I V yolla) • Sodyum bikarbonat (oral/ IV Yolla) • 1/6'lik molar sodyum laktat (IV yola) uygulanır.
• Metabolik Asidoz ↓ • Beden sıvılarında H iyonunun artması yada böbreklerden fazla miktarda HCO, atılması sonucu gelişir. • Nedenleri ↓ • Metabolik asitlerin fazla yapımı (diyabetes mellitus, açlık ve ciddi enfeksiyonlarda), • Metabolik asitlerin sindirim yoluyla fazla alınması, • Bedenden fazla miktarda alkali kaybının olması (ciddi diyare), • Böbrek işlevini bozan böbrek hastalıklarında, H+ atılımının yetersiz olması ya da HC 03 kaybının fazla olması
(Metlalik Asidoz Devamı. . . ) Belirti ve Bulgular ↓ • Kusmaul solunum: H+ iyonu artışı nedeniyle solunum merkezinin uyarılması sonucu oluşur. Solunum hızı ve derindir. Bu yolla, CO 2 atılır, hücre dışı sıvıda H+ iyonu konsantrasyonu azalır. • Oryantasyon bozukluğu, deliryum ve koma: H+ konsantrasyonundaki artışın santral sinir sistemini SSS) baskılaması sonucu oluşur. Tedavi ve Bakımda Amaç ↓ Metabolik asidoza neden olan. durumu tedavi etmek, Su ve elektrolit dengesizliklerini önlemektir.
• Solunum Alkalozu ↓ • Solunum hız ve derinliğinin artması nedeniyle bedenden fazla miktarda CO, kaybı olması sonucu oluşur. • Solunum Alkalozunda, ↓ • Böbrekler, H+ iyonunu tutarak ve amonyak yapımını azaltarak HCO atılımını artırırlar. • Solunum sistemi, solunum sayısını azaltarak, CO’ i tutup, H+ iyonu konsantrasyonunu artırmaya çalışır.
(Solunum Alkalazu Devam. . . ). • Nedenleri ↓ • Hiperventillasyon (histeri ve anksiyete), • Yüksek yerlere çıkıldığında, havadaki oksijen basıncı düşük olduğu için solunum hızının ve CO 2 atılımının 7. 4 artması Solunum merkezinin aşırı uyarılması (yüksek ateş; sinir sistemi hastalıları, beyin ameliyatları. . . ), • Tedavi ve Bakımda Amaç: Hiperventilasyona neden olan durumu düzeltmektir.
• Metabolik Alkaloz ↓ • Plazma HCO, konsantrasyonu artmış ya da H+ iyonu konsantrasyonu azalmıştır. • Nedenleri ↓ • Alkali ilaçların fazla alınması, • Mide içeriğinin kusulması sonucu • Metabolik Alkalozda, ↓ • Solunum sistemi CO 2 atılımını azaltarak, H+ iyonu konsantrasyonunu artırıp, HCO 3 fazlalığını dengelemeye çalışır • Böbrekler, NH 3 yapımını ve H+ iyonu atılımnı azaltarak. HC 03 oluşumunu engeller
• Belirti ve Bulgular ↓ • Tetani, konyülsiyonlar (SSS'nin aşırı uyarılması) • Yüzeyel ve yavaş solunum • kardiyak arrest • Tedavi ve Bakımda Amaç: ↓ • Alkaloza neden olan durumu düzeltmek, • Sıvı ve elektrolit dengesizliklerini gidermektir. • Tedavide ↓ • 10 m. Eq içeren R. Laktat solusyonu, %0. 9 luk NH 4 CE (amonyum klorür) kullanılabilir.
- Slides: 80