SALIK BLMLER ENSTTS ACL HEMREL ANABLM DALI ATH
SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ACİL HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI ATH 707 Hemşirelik Kuram ve Felsefesi I Prof. Dr. Zeliha KOÇ
ROPER LOGAN TIERNEY KURAMI ATH 707 Hemşirelik Kuram ve Felsefesi I 6. Hafta
İÇERİK PLANI 1. YAŞAM AKTİVİTELERİNE DAYALI ROPER LOGAN TIERNEY HEMŞİRELİK MODELİ 1. 1. TEMEL KAVRAMLAR 1. 2. YAŞAM MODELİ 1. 2. 1. YAŞAM AKTİVİTELERİ (YA) 1. 2. 2. YAŞAM SÜRESİ 1. 2. 3. BAĞIMLILIK / BAĞIMSIZLIK 1. 2. 4. YAŞAM AKTİVİTELERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER 1. 2. 5. YAŞAMIN BİREYSELLEŞTİRİLMESİ
1. Yaşam Aktivitelerine Dayalı Roper Logan Tierney Hemşirelik Modeli 1. 1. Temel Kavramlar Roper-Logan-Tierney hemşireliği hastalığın tedavisinden daha çok günlük yaşam aktiviteleri ile ilgili sorunların önlenmesi ya da çözümlenmesi olarak algılamaktadır. Hem öğrencilerin, hem de hemşirelerin, modeli uygulayabilmelerini ve hemşirelik eğitmenlerinin modeli eğitim aracı olarak kullanabilmelerini sağlamak üzere oluşturulan model iki parçadan oluşmaktadır. 1. Yaşam modeli 2. Hemşirelik modeli
1. 2. Yaşam Modeli Model 5 öğeden oluşur 1. Yaşam Aktiviteleri (YA) 2. Yaşam Süresi 3. Bağımlılık / Bağımsızlık 4. Yaşam Aktivitelerini Etkileyen Faktörler 5. Yaşamın Bireyselleştirilmesi
1. 2. 1. Yaşam Aktiviteleri (YA) Yaşam modeli yaşam için “ne”yin gerekli olduğunu tanımlama yoludur. Yaşam, hayatta kalmamızı sağlayacak bazı aktivitelerde bulunmamızı gerektiren karmaşık bir süreçtir. Bu türden on iki aktivite, yaşam modelinin temelini oluşturur. a. Güvenli çevrenin sağlanması ve sürdürülmesi b. İletişim
c. Solunum d. Beslenme e. Boşaltım f. Bireysel temizlik ve giyim g. Beden ısısının denetimi ğ. Hareket h. Çalışma ve eğlence ı. Cinselliği ifade etme i. Uyku j. Ölüm
Tüm aktiviteler birbirini etkiler. Örneğin, boşaltım ya da solunum öğesi olmadan yeme- içme aktivitesi gerçekleştirilemez. Hepsi, yaşamın farklı bir boyutudur ve bir aktivitede meydana gelecek olan sorun diğer aktiviteler üzerinde ciddi etkilere yol açabilir.
Güvenli Çevrenin Sağlanması ve Sürdürülmesi Yaşam ve aktivitelerini sürdürebilmek için güvenli çevrenin sağlanması ve sürdürülmesi zorunluluğu vardır. Bu davranışlar; evde kazalardan korunma, dikkatli araç kullanma, tuvaletten sonra elleri yıkamayı içerebilir. Bireyin yaşadığı çevre, iç ve dış olarak ikiye ayrılabilir. Dış çevre, bedeni saran ve hücreler için gerekli olan oksijen ve besini sağlayan ortamdır. Hücresel aktivite sonrasında ortaya çıkan atıklar dış çevreye boşaltılır.
İletişim Roper ve arkadaşlarına göre bu aktivite şu şekilde gerçekleşir; insanlar, yaşamlarının büyük bir çoğunluğunu birbiriyle iletişim halinde geçiren, sosyal varlıklardır. İletişim sadece, sözel dilin konuşmada ve yazışmada kullanılmasından değil, aynı zamanda sözlü olmayan, mimik ve beden dilini içeren ifadelerden de oluşur.
Solunum istem dışı yapılan bir aktivitedir, bireyden bağımsızdır ve iç dengenin (hemostazis) devamlılığını sağlar. Diğer yaşam aktivitelerinin gerçekleştirilmesi için solunum aktivitesinin gerçekleştirilebilmesi gerekir.
Beslenme, solunumla birlikte vücudun iç dengesini koruyabilmesi için gerekli öğelerden biridir. Yemek yeme sıklığı, yemek yeme şekli, yiyecek ve içecek seçimi, yaş, sosyo-kültürel durum ve ekonomik durumla doğrudan ilişkilidir.
Boşaltım, hem üriner hem de bağırsak yoluyla gerçekleşmektedir. Metabolik atıklar bedenden boşaltım yoluyla atılır. Boşaltım, yeme-içme gibi sosyokültürel durumlara bağlıdır. Boşaltım yaşamın erken devrelerinde kazanılan ve refleks olarak oluşan bir durumdur.
Bireysel Temizlik ve Giyim Bireysel temizlik ve giyim, genital hijyen, saç, tırnak, diş bakımı, el ve vücudu yıkama ve banyo gibi aktiviteleri içerir. Diğer yaşam aktiviteleri gibi, bu aktivite de sosyokültürel öğelerden etkilenir. Giyinmek, kültürden ve hastanede yatmaktan ya da iklim gibi faktörlerden de etkilenir. Yaş ve cinsiyet de nasıl giyinileceğini ve bireysel bakımın nasıl yapılacağını belirleyen faktörler arasındadır. Giyinme aktivitesi bedensel korunmanın yanı sıra kültürel, geleneksel ve seksüel ifadeyi yansıtır. Ayrıca sözsüz iletişim yollarından birisidir.
Beden Isısının Denetimi İnsanoğlu, beden ısısını belli bir düzeyde koruyabilir; ancak dış ısılardaki aşırı durumlar yaşamı tehdit edebilir. Hipotermi ya da hipertermi gibi durumlar tedavi edilmediğinde travma ya da ölüme neden olabilir. Bebeklerin ısı düzenleme merkezi tam gelişmediğinden, yaşlılar ise deri altı yağ dokusu azaldığından çevresel ısı değişikliklerinden daha çabuk etkilenir.
Hareketlilik Büyük kas grupları tarafından üretilen hareket; insanların ayakta durmasını, oturmasını, yürümesini ve koşmasını sağlar. Küçük kas grupları ise, el becerisi ya da yüz mimikleri, el hareketleri ve bireysel tavırlar gibi sözlü olmayan iletişimi ortaya çıkarır. Hareket, çalışma, eğlenme ya da boşaltım gibi birçok yaşamsal aktivite için zorunludur. Nefes alma, beslenme, boşaltım, çalışma, eğlenme gibi aktiviteler hareketle ilişkilidir.
Çalışma ve Eğlence Çalışma, birçok insan için yaşamı devam ettirme amaçlı gelir kazanma aktivitesidir. İşsizlik hem sağlık sorunlarına hem de sosyal sorunlara neden olabilir. Zaman kısıtlılığı ve maddi yetersizlik insanları “eğlenme” aktivitesinden alıkoyabilir. Fiziksel ve ruhsal sağlık, çalışma ve eğlenceden etkilenir.
Cinselliği İfade Etme Cinselliği ifade etme, seks ve cinsel aktiviteden daha fazlasını içerir. Cinsellik kadın ve erkeğin davranışlarını etkiler. Çünkü kadın ve erkeğin yalnızca bedensel bilincini oluşturan fiziksel gücü ve farklı görünümü değildir. Aynı zamanda giyim tarzı, makyajı, aile ve sosyal çevredeki ilişki ve riskleri, iş ve eğlence türlerindeki seçimleri de farklılık gösterir. Kadınların beden bilinci, bazı organlarının (meme, saç, uterus) kaybı ile etkilenirken, beden bilincinde cinsel simgeyi oluşturan organ kayıpları erkekte de aynı olumsuz deneyimi yaşatır.
Uyku, bedenin günlük yaşamın stresinden kurtulmasını sağlar. Ayrıca uyku sırasında hücreler gelişir ve onarılır. İnsanların uyku süreleri bireyden bireye değişse de zorunlu bir gereksinimdir. Uykusuzluk problemi bireyin sağlığını ciddi bir şekilde etkiler.
Ölüm süreci yaşamın sonunu ifade eder. İnsanlar ölümü, hemen olacak olan bir olaydan çok, eninde sonunda yüzleşecekleri bir durum olacağını düşünerek yaşarlar. Ölüm kavramının günlük yaşam aktiviteleri içinde yer alması ölme süreci ile ilgilidir. Ölüm tüm yaşam aktivitelerinin giderek sona erdiği bir durumdur.
1. 2. 2. Yaşam Süresi Yaşam, bireyin doğumundan ölümüne kadar olan süreci belirtir. Yaşamın beş aşaması vardır: * Bebeklik * Çocukluk * Gençlik * Yetişkinlik * Yaşlılık
Herkes bu aşamaları farklı yollarla yaşayacaktır. Ancak bu her zaman başarılı bir şekilde sonuçlanamayabilir. Bebeklik dönemi bebekler için çok hassas geçebilir. Çocukluk deneyimleri, ait olunan kültüre ve içinde bulunulan çevreye bağlıdır. Gençlik, ergenlik aşamasının baskın olduğu bir batı toplumu kavramıdır. Bu dönemde fizyolojik ve psikolojik bir takım değişiklikler olmaktadır.
Yetişkinlik, batı toplumunda fiziksel beden değişiminden çok yaşla tanımlanır. Günümüzde yaşlılık, evde ya da işte aktif yaşamın sonu olarak görülmemektedir. Yaşlılık dönemine ulaşan birçok birey hâlâ sağlık açısından iyi durumdadır ve yaşlı bireyleri, sağlıksız olduklarına dair bir kalıba sokmak yanlıştır.
1. 2. 3. Bağımlılık / Bağımsızlık Roper ve arkadaşlarına göre modelin bu parçası, yaşam süresi ve yaşam aktiviteleriyle yakından ilişkilidir. Bireyin belli yaşam aktivitelerini bağımsız bir şekilde yerine getiremediği yaşam dönemlerinin olduğu kabul edilmelidir. Yeni doğanlar ve küçük bebekler yetişkinlere ciddi bir şekilde bağımlıdırlar. Bireyler yaşamda kalabilmek için, solunum destek sistemine bağımlı olabilirler ya da hareket edebilmek için tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kalabilirler.
Herkes bir şekilde başkalarına bağımlıdır. Örneğin, ulaşım ya da yer bulma gibi durumlarda başkalarına gereksinim duyulabilir. Bu nedenle her bir yaşam aktivitesindeki bağımlılık/bağımsızlık durumu onları etkileyen faktörlerle bağlantılıdır. Tüm yaşam aktiviteleri birbirileriyle yakın ilişkili olduğu için bağımlı/bağımsız durumlarındaki değişiklik, diğer aktivitelerinde pek çoğunun etkilenmesine neden olur.
1. 2. 4. Yaşam Aktivitelerini Etkileyen Faktörler Roper ve arkadaşları günlük yaşam aktivitelerini etkileyen birçok faktör olduğunu belirtmişler ve bunları beş ana grupta sıralamışlardır: * Fiziksel * Psikolojik * Sosyokültürel * Çevresel * Siyasi ve ekonomik
Fiziksel Faktörler Yaşam modeli için fiziksel faktörler, insan vücudunun anatomik ve fizyolojik performansını temsil eder. Bu, kısmen bireylerin genetik mirasıyla ilgilidir. Bireyin fiziksel gelişimi, psikolojik, sosyokültürel, çevresel, siyasi ve ekonomik faktörlerden etkilenir. İnsanın fiziksel aktiviteleri, yaş ilerledikçe değişir ve bağımsızlığını kısıtlayabilir.
Psikolojik Faktörler Psikolojik faktörler entellektüel ve duygusal faktörler olarak iki alt gruba ayrılır. Entellektüel faktörler: İnsanlar kendisi ve çevresi hakkında bilgi elde etmeye çocukluk döneminde başlar. Bebekler duyu organları ile ısı, basınç, soğuk, sıcak gibi durumları algılar. Başlangıç ta tepkiler refleks olarak verilir. Körlük, sağırlık gibi duyu eksiklikleri entellektüel gelişimin gecikmesine neden olur ve yaşam aktivitelerini olumsuz etkiler.
Entellektüel gelişim, çocukluk ve gençlik döneminde örgün eğitim, bireysel merak ve boş vakit değerlendirme arayışıyla devam eder. Yetişkinlikte, çalışma ve kariyer önemlidir. Yaşlanma, entelektüel işlevi daha az etkin hale getirir ve yaşam aktivitelerinde sorun yaratabilir; örneğin, duyuların azalması nedeniyle iletişimde sorun yaşanabilir. Duygusal faktörler: sevgi ve ait olma isteği, kalıcı ve yakın ilişkiler kurma, özgüvenin gelişimi, acıyı algılama gibi duygusal gelişim, bağımlılık/bağımsızlık durumu ve yaşam aktiviteleri ile ilgilidir.
Duygusal gelişim de büyük oranda entelektüel gelişim ve yaşam süresi ile bağlantılıdır. Sevgi ve bir yere ait olma gereksinimi çocuklarda çok önemlidir. Bebeklikte sağlam ve yakın ilişkilere sahip olunduğunda, çocuk kendine güveni olan, kendine değer veren bir karakterle gelişimini sürdürür. Mutsuz geçirilen çocukluk ve duygusal gelişim eksikliği; yetişkinlik dönemi ilişkilerini, hasta olduğunda ya da bakıma gereksinim duyduğunda gösterdiği davranışlarını etkileyecektir.
Sosyo-Kültürel Faktörler Sosyo-kültürel durum yaşamın spiritüel, dinsel ve etik yönlerini tanımlar. Yaşanılan toplum ve kültür bireyin entelektüel ve duygusal gelişimini ekiler. Bir kültürde bir norm diğer bir kültürün tanımladığından daha farklı tanımlanabilir. Din, yaşam tarzında ve sosyal sınıf beklentilerinde çok önemli rol oynayabilir. Roper ve arkadaşlarına göre, dini inançları güçlü bir toplumda, din ve kültür neredeyse birbirinden ayrılmaz durumdadır. Hem kültür hem de din, bireyin yaşam tarzı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.
Çevresel Faktörler Roper ve arkadaşlarının modelinde, çevresel faktörler; atmosferik bileşenleri, giyimi, ev ortamını, bitki örtüsünü ve binaları kapsar. Bu faktörler, atmosferi 3 bileşene ayırır. * Organik ve İnorganik Parçacıklar * Işık Işınları * Ses Dalgaları
1. 2. 5. Yaşamın Bireyselleştirilmesi Yaşamda bireysellik bileşeni, her bireyin yaşam aktivitelerini farklı bir şekilde yaşayarak gerçekleştireceğini ifade eder. Yaşam aktiviteleri gerçekleştirilirken, her bireyin bireyselliği; yaşam süresinin aşaması, bağımlılık/bağımsızlık derecesi tarafından belirlenir ve çeşitli biyolojik, psikolojik, sosyo-kültürel, çevresel ve siyasi ve ekonomik faktörün etkisiyle şekillenir.
Roper ve arkadaşlarına göre; bireyselliğini çok farklı yollarla ortaya koyabilir. Her birey, kendini çok değişik şekillerde ifade eder. İfade biçimleri aşağıdaki durumlara göre değişir. * Bireyin yaşam aktivitelerini nasıl yerine getirdiği, * Bireyin hangi sıklıkla yaşam aktivitelerini yerine getirdiği, * Bireyin bu aktiviteleri nerede meydana getirdiği,
* Bireyin bu aktiviteleri ne zaman yerine getirdiği, * Bireyin bu aktiviteleri niçin özel bir yolla yerine getirdiği, * Bireylerin yaşam aktiviteleri hakkında ne/neler bildiği, * Bireylerin yaşam aktivitelerine ait sahip olduğu davranışlar. SUNUM SONRASI BU KONU İLE İLGİLİ YURT İÇİ VE YURT DIŞI OLGU SUNUMLARININ TARTIŞILMASI
KAYNAKLAR Azzaline JB. Creative strategies for a stand-along gerontology course for the nursing curriculum. Nurs Educ Perspect. 2012; 33(3): 199 -200. Beckman SJ, Boxley-Harges SL, Kaskel BL. Experience informs: Spanning three decades with the Neuman systems model. Nurs Sci Q 2012; 25(4): 341 -6. Bednash GP, Cronenwett L, Dolansky MA. QSEN. transforming education. J Prof Nurs 2013; 29(2): 66 -7.
Berbiglia VA. The self-care deficit nursing theory as a curriculum conceptual framework in baccalaureate education. Nurs Sci Q 2011; 24(2): 137 -45. Burkhart L, Schmidt W. Measuring effectiveness of a spiritual care pedagogy in nursing education. J Prof Nurs 2012; 28(5): 315 -21. Carlson-Sabelli LL, Giddens JF, Fogg L, Fiedler RA. Challenges and benefits of using a virtual community to explore nursing concepts among baccalaureate nursing students. Int J Nurs Educ Scholarsh 2011; 8(1): 1 -14.
Chenot TM, Daniel LG. Frameworks for patient safety in the nursing curriculum. J Nurs Educ 2010; 49(10): 559 -68. Cimiotti JP, Aiken LH, Sloane DM, Wu ES. Nurse staffing, burnout, and health care associated infection. Am J Infect Control 2012; 40(6): 486 -90. Daack-Hirsch S, Dieter C, Quinn-Griffin MT. Integrating genomics into undergraduate nursing education. J Nurs Scholarsh. 2011; 43(3): 223 -30.
Dobratz MC. Toward development of a middlerange theory of psychological adaptation in death and dying. Nurs Sci Q 2011; 24(4): 370 -6. Esposito EM, Fitzpatrick JJ. Registered nurses’ beliefs of the benefits of exercise, their exercise behaviour and their patient teaching regarding exercise. Int J Nurs Pract 2011; 17(4): 351 -6. Giddens JF, Wright M, Gray I. Selecting concepts for a concept-based curriculum: application of a Bench mark approach. J Nurs Educ. 2012; 51(9): 511 -5.
Hardin PK, Richardson SJ. Teaching the concept curricula: theory and method. J Nurs Educ. 2012; 51(3): 155 -9. Hatlevik IK. The theory-practice relationship: reflective skills and theoretical knowledge as key factors in bridging the gap between theory and practice in initial nursing education. J Adv Nurs. 2012; 68(4): 868 -77. Lewis DY. Incorporating national priorities into the curriculum. J Prof Nurs. 2012; 28(2): 105 -9.
Masters, K. Nursing theories: A framework for professional practice. 2 nd ed. Burlington, MA: Jones & Bartlett Learning; 2015. p. 3 -21. Mc. Ewen M, Wills EM. Theoretical basis for nursing, 4 th ed. Philadeplhia: Lippincott Williams & Wilkins Wolters Kluwer; 2014. p. 412 -29. Othman AK, Kiviniemi MT, Wu YW, Lally RM. Influence of demographic factors, knowledge and beliefs on Jordanian women’s intention to undergo mammography screening. J Nurs Scholarship 2012; 44(1): 19 -26.
Riegel B, Jaarsma T, Strömberg A. A middlerange theory of self-care of chronic illness. Adv Nurs Sci 2012; 35(3): 194 -204. Rogers CE, Keller C, Larkey LK, Ainsworth BE. A randomized controlled trial to determine the efficacy of Sign Chi Do exercise on adaptation to aging. Res Gerontol Nurs 2012; 5(2): 101 -13. Skiba DJ. Technology and gerontology: Is this in your nursing curriculum? Nurs Educ Perspect 2012; 33(3): 207 -9.
Williams JK, Prows CA, Conley YP, Eggert J, Kirk M, & Nichols F. Strategies to prepare faculty to integrate genomics into nursing education programs. J Nurs Scholarship. 2011; 43(3): 231 -8.
- Slides: 43