PSKOSOSYAL DESTEK PROGRAMI Deerli eitimciler bu sunumumuzda travma
PSİKOSOSYAL DESTEK PROGRAMI Değerli eğitimciler, bu sunumumuzda travma, travma türleri, travma sonrası ve okul psikososyal destek programında işlenecek travma türleri anlatılacak ve daha çok çocuk üzerinden bu anlatımlar gerçekleştirilecektir.
TRAVMA NEDİR? �DSM V Tanı Kriterleri Kitabına göre“kişinin gerçek bir ölüm tehdidi alması, ağır yaralanması, fizik bütünlüğünü tehdit eden bir olay yaşaması, başka bir kişinin ölümü, ölüm tehdidi altında kalması, yaralanması ya da fizik bütünlüğünü tehdit eden bir olaya tanıklık etmesi, ailesinden birinin ya da başka bir yakınının beklenmedik ölümü, şiddete maruz kalarak öldürülmesi, ağır yaralanması, ölüm ya da yaralanma teh- didi altında kaldığını öğrenmesi gibi kişinin doğrudan yaşadığı ve bu trav- matik olay karşısında kişide dehşet, korku ve çaresizlik duygularının ortaya çıkması durumudur”
TRAVMA TÜRLERİ
Travmaya Verilen Tepkiler �Travmanın türüne, şiddetine ve tekrarlanan bir travma (şiddet, tecavüz, işkence) olmasına ya da tek seferlik bir travma olmasına, çocuklarda anne ve babalarının travmaya neden olan hadiseler esnasında verdikleri tepkilere göre travmaya verilen tepkiler değişebilmektedir.
Travmatik Olay Anında Verilen Tepkiler
Travmatik Olay Sonrası Tepkiler �. Çocuklar arasındaki görülen en yaygın travma sonrası tepkilerden bazıları şunlardır (Dyregrov, 2010): � Kırılganlık, korku, kaygı � İstenmeden tekrarlanan güçlü anılar � Uyku sorunları � Suçluluk duygusu ya da kendini suçlama � Kaçınma davranışları � Konsantrasyon güçlükleri � Öfke � Üzüntü � Bedensel tepkiler � Gerileme (regresyon) � Olayı tekrar zihninde canlandırma � Sosyal ilişkilerde sorun yaşama � Anlam ve değerlerde değişim
Travmanın Uzun Dönem Etkileri �Çocuklarda çok çeşitli uzun dönemli etkileri olabilir ancak genel başlıklar aşağıdaki gibidir : �Kişilik ve karakter gelişimi �Dünya ve kendisine ilişkin kötümserlik �Gelecekte benzer olayların tekrar başına gelebileceğine ilişkin karamsarlık �Diğer insanlarla ilişkilerde sorunlar �Ahlaki gelişimde sorunlar �Biyolojik gelişimde sorunlar
Travmanın Uzun Dönem Etkileri �Duyguların düzenlenmesinde yaşanan sorunlar �Olumsuz benlik algısı, öz-güven yetersizliği �Baş etme becerilerinde gerileme �Öğrenme potansiyelinde düşüş �Meslek seçimi ve mesleki görevleri yerine getirmede sorunlar
Travmatik Hatırlatıcılar � Çocuğun travma anına geri dönmesine neden olan, travmatik olaya benzeyen çağrıştıran hatırlatıcılardır. Bunlar : �Dışsal Hatırlatıcılar � Olaya eşlik eden uyaranlar (görsel, işitsel, koku, dokunma, tat) � Sembolik uyaranlar � Olayla ilgili sohbetler � Döngüsel hatırlatıcılar - önemli günler, tatiller, sezonluk durumlar � Yeni kriz durumları �İçsel Hatırlatıcılar � Tekrarlanan düşünceler � Davetsiz anılar � Tekrarlayan fanteziler � Bedensel duyumlar, beden pozisyonları
!! UNUTMAYIN !! �Ayrıca asla unutulmaması gereken şey, travmaya neden olayın, çocuğun (18 yaş altı) hayatını olup bittikten sonra da etkilemeye devam ettiği ve artık kişinin yaşamını değiştirdiğidir. Örneğin bir çocuğun savaş yada depremde evini işini, mahallesini, şehrini kaybetmesi, ya da tecavüzden sonra toplumdan kaçması - kimseye güvenememesi veya iş yerinde ki patlamadan dolayı babasının ölmesi yahut arkadaşının terör eylemindeki patlamada parçalanışını görmesi. Bu tür travmayı yaşayan çocuk şimdiye kadar olduğundan bambaşka bir psikolojiye, kişiliğe ve psiko-patolojik davranışlara bürünebilir. İşte bu yüzden psikososyal destek ve hatta bunlara yönelik önleyici-güçlendirici çalışmalar çok önemlidir. Bunu hep birlikte yapacağız.
OKULLARDA PSİKOSOSYAL DESTEK ROGRAMLARINA ALINAN TRAVMA TÜRLERİ VE ÖNLEYİCİ GÜÇLENDİRİCİ ÇALIŞMALARIN YAPILMASI �Bu travma türlerini birazdan 6 ayrı başlık olarak Doğal Afet, Göç, Terör, Cinsel İstismar, İntihar, Ölüm-Yas Travmaları şeklinde ve hepsi için önleyici güçlendirici çalışmalar şeklinde göreceğiz.
DOĞAL AFET TRAVMASI VE ÖNLENMESİ �Doğal Afet Travması : �Doğal afet travması, çok kısa sürede oluşan, engellenemeyen, mal ve can kaybına neden olan doğal afetler sonucu (deprem, sel, heyelan ve yangın gibi) bireyin ve çevresindekilerin yaşamlarının tehdit altında olması veya benzeri bir yaşantıya şahit olmasıdır.
Travmaya Bağlı Olarak Gelişim Dönemlerine (0 – 3/4– 6/7– 12/13– 18) Göre Doğal Afete Maruz Kalanların Sergilemeleri Olası Fizyolojik ve Psikolojik Tepkiler �Biz burada 0 -6 yaş aralığını baz alacağız.
0 -6 YAŞ �Ağlama, sık kucağa alınma ve dokunma ihtiyacı belirtilerin göstergesi olabilir. Belirli ses, görüntü veya kokulardan kaçınma davranışı gösterebilirler. �Anne-babayla sürekli beraber olma isteme, uyku problemleri, kabuslar, altını ıslatma, konuşmada gerileme, saldırgan ve ürkek tavırlar. Gösterebilirler. �Kendilerini çaresiz, güçsüz hissedebilirler, korkabilirler ve güven duyguları sarsılmış olabilir. �Ölüm kavramı soyut olduğu için ölümü anlamlandıramamakla birlikte yakınının kaybı sonrası yalnız kalmak en büyük korku olabilir.
0 -6 YAŞ �Oyunlarında duygu ve düşüncelerine yönelik canlandırmalar yapabilirler ve sürekli bir yetişkin ile birlikte olmak isteyebilirler. �Yaşanan olay sonrası bir kayıp söz konusu ise çocuklar ölümün ne anlama geldiğini bilirler/tahmin ederler fakat geri döndürülebilir düşüncesine de sahiptirler. �Davranışlarında yaşça gerileme olabilir ve belli ritüelleri tekrarlama söz konusudur.
Doğal Afet Travmasının Önlenmesinde Yapılması Gerekenler �Öncelikle öğrencilerin kendilerini güvende hissetmelerini sağla- malı ve yaşadıkları durumla ilgili kendilerine destek oldukları hissettiril-melidir. �Yaşadıkları olaydan etkilenebileceklerinin farkına varmaları sağla-narak birtakım fizyolojik tepkiler, duygu, düşünce ve davranışsal değişimler gösterebilecekleri ve bunları açığa çıkarmalarının normalleşme sürecinde gerekliliği ifade edilmelidir. �Olaydan kendisininde etkilendiğini veya etkilenebileceğini öğretmen de açıkca dile getirip duygu, düşünce ve davranışlarını paylaşmalıdır.
Doğal Afet Travmasının Önlenmesinde Yapılması Gerekenler �Bulunduğu bölgenin alışkanlıklarına göre onların anlayabileceği şekilde yaşanan olay ve kayıpla ilgili yapılacak olanlar ifade edilmelidir (baş sağlığı gibi). �Olayla ilgili bir durum, yaşantı veya anı şimdiki zaman ekleri ile değil de geçmiş zaman ekleri ile ifade edilmelidir (di/miş’li geçmiş zaman ekleri). �Yaşa uygun açıklamalar yapılmalı, soyut kavramlardan kaçınma- lı ve birlikte bu zor durumun üstesinden gelineceği vurgusu yapılmalıdır.
Doğal Afet Travmasının Önlenmesinde Yapılması Gerekenler �Öğrencilerin olayla ilgili konuşmalarına ve soru sormalarına izin ve- rilerek duygularını açıklamalarına fırsat verilmelidir. �Olay sonrası kayıplar yaşandıysa yas tepkileri olacaktır. Bu tepkiler esnasında hayatın bir şekilde devam ettiği vurgulanmalıdır. Korku, kaygı, çaresizlik ve okula devamsızlık gibi psikososyal belirtiler olduğunda yaşa-mın devamlılığı konusunda birliktelik için okulun önemli bir araç olduğu belirtilmelidir. �Gerektiği durumlarda öğrencilerin profesyonel destek almaları �sağlanmalıdır.
GÖÇ TRAVMASI VE ÖNLENMESİ �Göç; siyasal, ekonomik, dinî, sosyal ve diğer nedenlerle kişilerin veya toplulukların hayatlarının tamamını ya da bir kısmını geçirmek üzere mevcut yaşamlarını sürdürdükleri yerden başka bir yere yerleşmek koşuluyla yer değiştirmesidir. Göçlerdeki en önemli ayrım gönüllü ve zorunlu göçlerdir. Zorunlu göç ün sarsıcı ve yıkıcı etkileri çok daha fazladır.
Göçün Toplumsal Etkileri � Göçmenlerin Yaşaması Muhtemel Sorunlar : �Temel/Hayati Sorunlar �Can güvenliği �Barınma �Yiyecek ve içecek bulabilme, temiz suya erişebilme güçlüğü �Gıda ve hijyen sorunları �Sosyal Sorunlar �Yeniden Sosyalleşme �Yeniden Kültürleşme �Gettolaşma �Dışlanma ve Ayırımcılık �Kültür Şoku
�Psikolojik Sorunlar �Güvensizlik duygusu �Korku �Yalnızlık �Kızgınlık �Dışlanmışlık hissi �Değersizlik hissi �İntikam ve nefret duygularında yoğunluk
Göçmen Kabul Eden Toplumlarda Yaşanması Muhtemel Sorunlar �Düzenin Bozulması �İşsizlik �Eğitim Sorunları �Dışlama ve Ayırımcılık
Çocuk ve Ergen Göçmenlerde Görülmesi Muhtemel Fizyolojik ve Psikolojik Belirtiler �madde bağımlılığı, �suçluluk, �depresyon, �uyku bozuklukları, �korku ve kaygı, �yeme bozuklukları, �saldırganlık davranışları, �hiperaktivite,
Çocuk ve Ergen Göçmenlerde Görülmesi Muhtemel Fizyolojik ve Psikolojik Belirtiler �öğrenme güçlükleri, �baş ağrısı, sırt ağrısı, mide ağrısı, iştahsızlık vb. fizyolojik rahatsızlıklar, �travma sonrası stres bozukluğu, �sosyalleşme problemleri, �psikopatolojik sorunlar gibi problemler görülebilir.
Göç Travmasının Önlenmesinde Öğretmenlerin Rolü �Öğretmenlerin göç olgusunun boyutları ve nedenleri üzerine bilgi sahibi olması ve ev sahibi öğrencileri bilgilendirmesi gerekmektedir. �Anadili Türkçe olmayan göçmen öğrencilerin zorlanacağını göz önüne alarak, onlara yönelik uyarlama yapması faydalı olacaktır. �Bu öğrencilerle iletişim ve ilişiklerini güçlü tutmalıdırlar � Göçmen öğrenci iletişimin ilk anında sorular sorarak arkadaşları- nın kendi hakkında ne düşündükleri ve hissettikleri üzerine anlamlandır- ma çabası içerisine girebilir. Bu noktada öğrenciye tutarlı ve doğru cevaplar verilmesi gerekmekte, rahatsız edici düşünce ve duyguların oluşmamasına ayrıca dikkate edilmelidir.
Göç Travmasının Önlenmesinde Öğretmenlerin Rolü � Travma ve stresle uğraşan göçmen öğrencilerin günlük rutini bozulacağından , bu rutinlerini içeren birlikte günlük zaman çizelgesi oluşturabiliriz, böylece oto kontrolü artırıp dağınık düzensiz olmaktan öğrenciyi koruyabiliriz. � Öğrenciyle sağlam ve tutarlı bir ilişki kurduktan sonra, öğrencinin sosyal ağlarını genişletmek için akranlarıyla iletişim ortamla- rının sağlanması ve güçlendirilmesi gerekmektedir. �Sınıfa ilk geldiklerinde onlara hoş geldin kutlaması yapmak, onların özel günleri ve bayramlarında onları tebrik etmek aidiyet hissini ve yeni topluma katılımı artıracaktır.
Göç Travmasının Önlenmesinde Öğretmenlerin Rolü �HEPSİNDEN ÖNEMLİSİ �Göçmen çocukların travma deneyimlerini tetikleyen bir di- ğer durum ise, sınıf içindeki ev sahibi konumundaki öğrencilerin ailelerinden, medyadan veya sosyal medyadan duydukları doğrultusunda göçmenlere yönelik asılsız/temelsiz söylentilerle veya yanlış varsayımlarla zan altında bırakmalarıdır. Bu noktada öğretmen dedikodu ve söylentilere son vermek için işin doğrusunu öğrenmeli, sınıfa açıklamalar yapmalıdır.
TERÖR TRAVMASI VE ÖNLENMESİ �Travma nedir? Travma Türleri, Travma Anında Verilen Tepkiler Travma Sonrası Tepkiler, Travmanın Uzun Dönem Etkileri, Travmayı Hatırlatıcılar bütün bunları en başta anlatmıştık. Tüm bu başlıklar bu travma türü için de geçerlidir.
TERÖR OLAYLARINDAN ÖNCE YAPILABİLECEKLER �Sadece bu programın içerisinde değil, tüm eğitim öğret, m ve rehberlik faaliyetlerinin içinde yer alan , yer alması gereken, öz saygıyı geliştirme, baş etme becerilerini artırma, sosyal destek almayı ve vermeyi öğretme, empati becerisi kazandırma gibi faaliyetlerin çocuğa sağlanması onun terör olaylarında yaşayaağı travmayı en aza indirir.
TERÖR OLAYLARINDAN ÖNCE YAPILABİLECEKLER �Benzer bir etkiyi oluşturacak yeni bir olayın olma olasılığına yönelik bilgi sağlama, �Bireysel riskin düşük olduğunu aktarma, �Sağlığı olumsuz etkileyen davranışların (sigara içme sıklığının ar- tabilme olasılığı, sağlıksız beslenme vb. ) biyolojik tehditten daha fazla risk oluşturabileceğini açıklama, �Bireysel düzlemde terörizme karşı yapılabilecek tek gerekli şeyin, şüpheli eylemlere dikkat etme ve bunları rapor etmek olduğunu belirtme.
TERÖR OLAYLARINDAN ÖNCE YAPILABİLECEKLER �Farklı uyarı sistemlerinin anlamını açıklama ve toplumun uyarı türlerinin ne anlama geldiğini öğrenmesi (Topluma yönelik tehdit türlerine göre ulusal düzlemde uyarı sistemlerinin gelişmiş olması beklenir. ) �Biyo-terörizm tehdidi söz konusu ise halkın gereksiz bilgilere bo - ğulmadan, tehditten korunmak için alabileceği önlemler hakkında bilgi edinmesini sağlama,
TERÖR TRAVMASI SONRASI �Terör travması yaşandıktan sonra bu travma türüne müdahale alan uzmanlarınca yapılmalıdır. Burada öğretmenlere düşen en görev sosyal desteği artıran oyun, öykü okuma, eğlendiren etkinlikler vb şeyler yapmasıdır. Yalnız bu faaliyetleri seçerken terör olayını çağrıştırıcı olmamasına dikkat edilmelidir. �Ayrıca öğretmen travma sırasında ve sonrasında mümkün olduğunca sakin olmalıdır. Çünkü vereceği panik tepkileri öğrenci için travma şiddetini arttırır.
CİNSEL İSTİSMAR TRAVMASI VE ÖNLENMESİ �Çocuğun cinsel istismarı, bir çocuk ile bir yetişkin ya da yaş veya gelişim bakımından sorumluluk, güven ve güç ilişkisi içinde olan iki çocuk arasında, güçlü olanın cinsel gereksinimlerini tatmin etmeyi amaçlayan bir eylem olarak tanımlanmaktadır.
CİNSEL İSTİSMAR TÜRLERİ �Temas(dokunma) olmayan istismarlar: Sözel istismarı içeren cinsel içerikli konus ma, tes hircilik ve pornografik resim çekme gösterme ve röntgenciliktir. �Temasın (Dokunmanın) olduğu istismar: Cinsel haz amacı ile dokunma (Erotik okşama). İstismarcı kurbana dokunabilir ya da kurbanı kendisine dokunması için zorlayabilir. �İnterfemoral ilis ki: Penetrasyonun olmadığı, sürtünmenin olduğu istismar s eklidir. �Cinsel penetrasyon (Oral, anal ya da vajinal yollardan giriş): Vajinal ilis - ki, anal ilis ki, objelerle penetrasyon ve parmakla penetrasyon s eklinde olabilir. �Cinsel sömürü: Çocuk pornografisi ve çocuk fuhus unu kapsar.
CİNSEL İSTİSMARI VEYA CİNSEL TRAVMAYI ÖNLEME �Çocuklarımıza, öğrencilerimize vücudumuzun özel bölgelerini, iyi ve kötü dokunuşun ne olduğunu arasındaki farkları, rahatsız olduğunda hayır diyebileceğini, mahremiyeti öğretmemiz önleme çalışmalarıdır.
ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARININ BİLDİRİLMESİ �TCK nuna göre çocuğun cinsel istismarını bildirmemek suçtur. 2 yıldan hapis cezasıyla başlar. Devlet memuru olup göreviyle ilgili olduğu halde bildirmemek alınan cezayı ikiye katlar. Çocuğun cinsel istismarı tüm öğretmenlerin göreviyle ilgilidir. �Öğrenildiğinde hiç vakit kaybetmeden gizliliğe son derece dikkat edilerek, ilgili paydaşlarla ortak imzalı bir tutanak tutulup, emniyet güçlerinde ya da savcılığa bildirime bulunulmalıdır. Bu resmi makamlara bildirimde bulunmadan önce kesinlikle ailelere haber edilmez. Çünkü istenmeyen sonuçlara yol açabilirsiniz.
İNTİHAR TRAVMASI VE ÖNLENMESİ �İntihar bireyin, acılardan kurtulmak, sürekli maruz kaldığı olumsuzluklardan kurtulmak , dikkat çekmek , başkalarını cezalandırmak, umutsuzlukla hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanmak vb, nedenlerle özkıyıma gitmesi veya girişimde bulunmasıdır. (F. Doğan, 2019) �Ayrıca unutulmamalıdır ki en hafif intihar girişimleri bile bir yardım çığlığıdır ve mutlaka ciddiye alınmalıdır. İntihar girişiminde bulunan birey genelde artık yapılacak başka hiçbir şey kalmadığına inanır, ancak o bireyle daha öncesinde intihar ile ilgili konuşulmuş olursa genelde çıkış noktalarının olduğunu görürler.
İNTİHAR BELİRTİLERİ �Bir bireyin intihar edebileceğini veya etmeye meylini gösteren uyarı belirtilerinden bazıları şu şekilde sıralanabilir: �– Kendine zarar verme veya yaşamına son verme yönünde tehditler veya düşünceler; silah, hap veya diğer eşyaları arama girişiminde bulunmak; normalin dışında ölüm hakkında yazmak, veya konuşmak – Son zamanlarda artış gösteren alkol ve uyuşturucu madde kullanımı – Hayatta bir amacı olmadığını, yaşamanın bir anlamı olmaığı gibi düşünceler
İNTİHAR BELİRTİLERİ � – Kaygılı, ajitasyon, uyku problemleri – Kapana kısılmış gibi hissetme – Umutsuzluk hissi – Kendini herşeyden uzaklaştırma, içine kapanma – Öfkeli olma, kızgınlık, sinirlilik halleri – Umursamaz davranma, risk içeren tehlikeli davranışlarda bulunma, düşünmeden hareket etme – Ani duygu değişimleri, değişken dalgalı duygular gösterme.
İNTİHAR BELİRTİLERİ �Diğer bazı uyarı belirtileri: �– Ölüm düşüncesi ve ilgili konularla fazla meşgul olmak – Aniden daha mutlu ve sakin gözükmek – Normalde hoşlandığı aktivitelere olan ilgisini kaybetmek – Yakınındaki insanlarla vedalaşmak için aramak – Değerli eşyalarını başkalarına vermek – Yarım kalan ve sürmekte olan işlerine son vermek, “gidiş” için hazırlanmak.
ÖNLEME �Bu belirtilerden birini görürseniz mutlaka bir uzmandan yardım alın. �Ve bu belirtileri gördüğünüz kişiyi konuşmaya teşvik edin, gerekirse intihar ile ilgili konuşmaktan çekinmeyin, başka çözümlerin de olduğunu duymaya hatta telkinlere ihtiyaç vardır. İntiharı düşünen bireyle konuşurken kesinlikle telaşlı, facialaştırıcı bir tavır takınmayın ona ne kadar dikkat çekici ve önemli bir şey yaptığı mesajı verirsiniz. Sakin, ilgili, iletişime ve onun fikirlerini duymaya açık bir tavır takının. Aşırı ilgili ve abartılı tavırlar içinde olmayın, normal bir şekilde konuşun.
EĞER İNTİHAR VAKASI GERÇEKLEŞMİŞSE �Öğrenciler/çocuk ve ergenlerin bu durumu yüceltmesine, ölen arkadaşları arkasından güzellemeler yapmasına, sırasına çiçek bırakmasına, sınıfta bir çok yere ve sırasına isminin yazılıp/kazınmasına, sürekli ondan bahsedilip arkasından ağlanmasına izin vermeyin. Evet kısa bir süre duygularını ifade edebilirler ama bu süre kısa tutulmalıdır. Direk yasaklamak yerine mantıklı bahaneler bulup bunları engelleyin. Konuyu bir şekilde değiştirip başka şeylere yada derse etkinliklere getirin. Bütün bu söylediklerimin nedeni intiharın bulaşıcı olmasıdır ve intiharı düşünen bir başkası varsa , bir önceki intiharın çok dikkat çekmiş olması intiharı düşünen diğer kişi için herkese bir mesaj vermiş olduğu havasını oluşturur ve onu intiharı gerçekleştirmeye iter. Bu konuya çok dikkat edilmelidir.
ÖLÜM YAS TRAVMASI VE ÖNLENMESİ �Yas kişinin sevdiği bir yakınının hayatını kaybetmesine vermiş olduğu fiziksel, bilişsel, duygusal ve davranışsal tep - kilerin tümüdür (Gizir, 2006). �Ayrıca yas, kaybedilen kişi ile ilgili bitirilmemiş planları, istekleri, arzuları ve hayalleri de içermektedir.
ÖLÜM/KAYIP SONRASI VERİLEN TEPKİLER Fiziksel Tepkiler �Nefes alıp vermede güçlük yaşama �Boğulacakmış gibi olma �Vücutta baskı yaşama �Baş dönmesi ve titremeler �Hâlsizlik ve enerji yitimi �Midede oluşan boşluk hissi �İştahın bozulması �Gürültüye karşı aşırı duyarlılık
ÖLÜM/KAYIP SONRASI VERİLEN TEPKİLER Bilişsel Tepkiler �Ölümün gerçek olmadığını düşünme ve inkâr etme �Ölen kişinin yaşadığını düşünme �Olumsuz düşüncelerin etkisinde kalma �Rüyaların etkisine kapılma �Ölen kişiyle ilgili geçmişte yaşanılanları düşünme �Zihin bulanıklığı yaşama �Görsel ya da işitsel halüsinasyonlar �Kişinin ölümü üzerine olayların farkına varmakta zorlanma
ÖLÜM/KAYIP SONRASI VERİLEN TEPKİLER Duygusal Tepkiler �Şaşkınlık ve şok etkisi yaşama �Kişinin ölümünü kabullenmekte zorlanma �Ölen kişiye kendisini yarıda bıraktığı için kızma �Ölen kişiye yardımcı olamadığı için kendisine kızma ve kendisini suçlu hissetme �Ölen kişiye hayattayken yapamadığı şeyler için kızma �Kişinin ölümü üzerine boşluğa düşme, yalnızlık ve umutsuzluk duygusu �Kişinin ölümü üzerine anlamsız korkulara kapılma
ÖLÜM/KAYIP SONRASI VERİLEN TEPKİLER Davranışsal Tepkiler �Ağlama �Dalgınlık ve dikkatsiz davranışlarda bulunma �Uyku ve yemek düzeninde yaşanan bozulmalar �Ölen kişiyi anımsatan şeylerden uzaklaşma �Yoğun üzüntüyle baş etmek için alkol ya da uyuşturucu kullanma �Sosyal çekilme
ÖNLEME �Çoucuğun kayıp durumu ve yas dönemi yaşamadan önce bunlara karşı güçlendirilebilmesi için ona, özgüven, bağımsız hareket edebilme, duyguları tanıma, duygularını ifade etmeyi öğrenme, vb beceriler kazandırılması gereklidir.
ÖLÜM/KAYIP SONRASI �En çok dikkat edilmesi gereken şeyler, çocuğun kayıp yaşamadan önceki rutininin mümkün olduğunca aynı devam ettirilmesi, konuyla ilgili konuşmaya soru sormaya ve duygularını ifade etmeye teşvik edilmesi ve diğer yetişkinlerin onun yanında olduğunu bak ben buradayım şeklinde ara sıra vurgulamasıdır.
DİLNEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM FATİH DOĞAN SORGUN ŞEHİT HAMZA ULUDAĞ ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ
- Slides: 50