OCUK VE DRAMA 2018 2019 BAHAR DNEM EMEK
ÇOCUK VE DRAMA 2018 -2019 BAHAR DÖNEMİ EMEK UÇARMAN ÖZGEN GELİŞİM ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK GELİŞİMİ BÖLÜMÜ ÖĞRETİM GÖREVLİSİ
1. DRAM VE DRAMA
DRAM NEDİR?
DRAM (TİYATRO) SANATI ü Dram; içinde trajediyi ve komediyi de barındıran tiyatro sanatının genel adıdır. ü Dram sanatı; tiyatro oyunu yazmaktan, yönetmeye, oynamaya kadar tüm eylemleri içinde barındıran genel bir kavramdır. ü Hüzünlü bir durum için; dram yada dramatik kelimeleri değil; trajik kelimesi kullanılmalıdır.
DRAMA NEDİR?
DRAMA GENEL TANIMI Doğaçlama ve rol oynama gibi tiyatro tekniklerinden yararlanılarak, bir grup çalışması halinde; bir yaşantıyı, olayı, fikri, soyut bir kavramı ya da bir davranışı oyunsu süreçlerle anlamlandırılması, canlandırılmasıdır. ü Düşünsel olanın, eylemsel olana dönüşme sürecidir. ü Dolayısıyla drama, süreç değil, sonuç odakladır. ü
DRAMANIN HEDEFLERİ VE ARAÇLARI 1) ISINMA, OYUN VE DEĞERLENDİRME GİBİ SÜREÇLERİ OLAN, 2) EĞİTMEN / LİDER EŞLİĞİNE İHTİYAÇ DUYAN, 3) GRUP İLE YAPILDIĞINDAN; SOSYALLEŞMEYİ VE PAYLAŞMAYI ÖĞRETEN, 4) HAYAL GÜCÜNÜ GELİŞTİREN, 5) ÇOCUKLAR İÇİN TÜM MOTOR GELİŞİMLERİNİ DESTEKLEYEN, 6) UYGULAMA ANLAMINDA BİR ÇOK ÇEŞİDİ OLAN, 7) İSTEK VE İHTİYACA GÖRE HER TÜRLÜ KOSTÜM, KUKLA, MASKE GİBİ MATERYALLERİN KULLANILDIĞI, 8) HER ZAMAN KOMEDİ YA DA EĞLENCE AMACI TAŞIMAYAN, 9) İÇİNDE DOĞAÇLAMA VE ROL OYNAMA TEKNİKLERİ BARINDIRAN , 10) YAZILI METNİ OLMAYAN BİR UYGULAMADIR. ÇOCUKLARA «SEN BU OL» DEMEK YERİNE GÖREVLER, ROLLER İÇİNDEN TERCİH SUNULMALIDIR.
DRAMA VE TİYATRO (DRAM) ARASINDAKİ FARK NEDİR?
TİYATRODA (DRAM SANATINDA) SEYİRCİ VARKEN, DRAMADA KATILIMCILARDAN OLUŞAN BİR GRUP VARDIR. BU SEBEPLE; TİYATRODA YAZILI METİN, DRAMADA İSE KURGU OLUR.
DRAMANIN AŞAMALARI DRAMA; 3 AŞAMADAN OLUŞMAKTADIR. BU AŞAMALAR ISINMA, OYUN VE DEĞERLENDİRMEDİR.
ISINMA OYUN DEĞERLENDİRME ISINMA ÇALIŞMALARINDA AMAÇ, OYUNA HAZIRLANMAKTIR. ISINMA OLMADAN YAPILAN DRAMA, AMACINA ULAŞMAKTA EKSİK KALIR. ISINMALAR OYUNUN AMACINA YÖNELİK OLARAK FİZİKSEL VEYA ZİHİNSEL OLARAK DEĞİŞEBİLİR. PSİKODRAMA, SOSYODRAMA GİBİ TÜRLERDE; LİDER SORU CEVAP YAPARAK, ZİHİNSEL ANLAMDA OYUNA HAZIRLAR. YARATICI DRAMA VE EĞİTİMDE DRAMADA İSE; HAZIRLIK SÜRECİ DAHA ÇOK FİZİKSELDİR. SES NEFES AÇMA ÇALIŞMALARI DA ISINMAYA DAHİLDİR. OYUN SÜRECİ; DRAMANIN AMACINA YÖNELİK YAPILMAKTADIR. DEĞERLENDİRME SÜRECİ İSE; LİDERİN KONUYLA İLGİLİ AMACINA ULAŞIP, ULAŞMADIĞINI ANLADIĞI VE ÖĞRENCİLERİ DEĞERLENDİRDİĞİ BÖLÜMDÜR.
ISINMA ÇALIŞMALARI KENDİ ARALARINDA SES NEFES ISINMALARI, ZİHİNSEL VE FİZİKSEL ISINMALAR OLARAK 3’E AYRILMAKTADIR.
DRAMA ETKİNLİKLERİNDE ISINMA ÖRNEKLERİ SES NEFES ISINMALARI: ÇOCUKLARLA TEKERLEME YARIŞMALARI, DOĞUM GÜNÜ PASTASI MUMUNA ÜFLEME, KÖPEK NEFES ALIŞ VERİŞİNİ TAKLİT ETME GİBİ OYUNLAR; DİYAFRAMI AÇARAK, NEFESİNİ KONTROL ETMESİNİ SAĞLAR. ÖRNEK ÇALIŞMA: «PARMAĞINIZI MUM OLARAK HAYAL EDİN VE SÖNMEYECEK ŞEKİLDE ÜFLEYİN. »
FİZİKSEL ISINMALAR: BASİT DÜZEYDEKİ TÜM GRUP OYUNLARI, FİZİKSEL ANLAMDA ISINMAYI SAĞLAYARAK OYUNA HAZIRLAR. GÜÇLÜ ZAYIF OYUNUNDA «GÜÇLÜ» DEYİNCE VÜCUT GERİLİR, KOLLAR YUKARI AÇILIR. «ZAYIF» DEYİNCE VÜCUT AŞAĞI ÇEKİLİR, GEVŞETİLİR, KOLLAR SARKITILIR. ÖRNEK ÇALIŞMA: « LÜTFEN HERKES PARMAK, DİRSEK, BURUN YADA KULAK KULLANARAK İSMİNİ KARŞISINDAKİ GÖRÜNMEZ DUVARA YAZSIN. »
ZİHİNSEL ISINMALAR: PSİKODRAMA VE SOSYODRAMADAN ÖNCE KONUYLA İLGİLİ FİKİR ALIŞ VERİŞİNİN YAPILDIĞI, SORULAR SORULDUĞU BÖLÜMDÜR. «ÇEVRE KİRLİLİĞİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUN? » SORUSU, BU ISINMAYA DAHİLDİR.
DRAMA İLE İLGİLİ BAŞLIKLAR TEMEL BAŞLIKLAR YAN BAŞLIKLAR YARATICI DRAMATİZASYON EĞİTİMDE DRAMA DOĞAÇLAMA SOSYODRAMA DRAMATURGİ PSİKODRAMA DRAMATİK OYUN
DRAMANIN YAN BAŞLIKLARI
DRAMATİZASYON Hikaye, öykü, masal gibi yazılı bir metinlerden yola çıkarak; bir konu, bir olay yada durumun roller verilmesi yoluyla ve hareket, mimik, jest ve sözlerle canlandırılmasıdır.
DOĞAÇLAMA Dramatizasyonun aksine; yazılı bir metne dayalı olmayan canlandırmalardır. Herhangi planı ve kurgusu olmalıdır fakat diyaloglar ve eylemler spontane (kendiliğinden) gelişmesi gerekmektedir. Bu yüzden tüm drama etkinlikleri doğaçlamadır.
DOĞAÇLAMA BAŞKA HANGİ ETKİNLERDE YADA SANAT DALLARINDA KULLANILABİLİR?
DRAMATURJİ Tiyatro metni yazmak, yönetmek, tarihsel sürecini ve dönemini incelemek gibi görevleri yerine getiren sanat dalıdır.
DRAMATİK OYUN Bir lider ya da öğretmene ihtiyaç duymadan yapılan, doğaçlama ve taklit yapmaya dayanan, süresi kestirilemeyen ve bireysel olmayan, özgür ortamda oynanan oyunlardır.
YANİ… GÖZLEMLEDİĞİNİZ HANGİ OYUNLARA DRAMATİK OYUN DİYEBİLİRSİNİZ?
EVCİLİK, DOKTORCULUK GİBİ ÇOCUKLARIN ÖZGÜR ORTAMDA OYNANDIĞI, TAKLİT VE ROL YAPMAYA DAYALI OYUNLAR; DRAMATİK OYUNUN TA KENDİSİDİR!!!
DRAMANIN TEMEL BAŞLIKLARI
YARATICI DRAMA VE EĞİTİMDE DRAMA DEYİNCE AKLIMIZA NE GELİYOR?
YARATICI DRAMA / EĞİTİMDE DRAMA YARATICILIĞI GELİŞTİRMEK İÇİN yapılan drama etkinlikleridir. BİR KAVRAMI, BİR DAVRANIŞI ÖĞRETMEK İÇİN yapılan drama etkinlikleridir.
Yaratıcı Dramanın Hedefleri; Bir grup olarak beraber çalışabilme becerisini geliştirme, Kendini ve başkasını anlama becerisini geliştirme, Kendine güven duyma, teşvik ve karar verme becerisini kazandırma, Farklı olay ve durumlarla ilgili deneyim kazanmasına yardımcı olma, Dil ve iletişim becerilerini geliştirme, Çocukların hayal gücünü, hislerini ve düşüncelerini geliştirme, Çocukların ahlaki değerlerini keşfetmelerini sağlama, Yaratıcılık ve estetik değerlerin gelişimini sağlama.
YARATICI DRAMA ÖRNEĞİ Dersimiz: Drama Konumuz: 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü Kullanacağımız Teknikler: Beden ve hayal gücü Çocuklar kendi hayal dünyalarında oluşturdukları bir ormanda geziye çıkartılır. Yürüyüp, etrafı keşfetmelerine süre tanınır. Yollar bazen çamurlu, bazen kum, bazen dikenli olabilir. Ve ona göre yürürler. Böylece ISINMA çalışmasını yapmış oluruz. Daha sonra uçması gerekirken, yerde mutsuz bir şekilde yatan bir kuş görmeleri söylenir. Şimdi kuşa yaklaşıp, yardımcı olmaları, kuşun yarasını sarıp, ilgilenmeleri istenir. (Bu noktada serbest bırakıyoruz ki hayal güçlerini kullanarak OYUN sürecini geliştirebilsinler. ) Sonra kuş, teşekkür ederek uçar ve ardında çocuğa ait bir mektup bırakır. O mektupta ne yazdığını çocuklara sorarız. Çocukların mektuplarında yazan şeyler, lider için DEĞERLENDİRME sürecini oluşturur.
Eğitimde Dramanın Hedefleri; Özgüven duygusunun gelişmesi, Bireyin bilişsel, dil, motor ve sosyal açıdan gelişmesi, Empati duygusunun gelişmesi, Bireyin farklı görüş açısına sahip olması ve eleştirip, tartışmayı öğrenmesi, İşbirliği, dayanışma ve paylaşma duygusunun gelişmesi, Kendini ifade edebilmesi, Öğrenilen şeylerin kalıcılığı, Eğitim ve öğretimde aktif rol oynaması, Sorumluluk duygusunun gelişmesi.
EĞİTİMDE DRAMA ÖRNEĞİ Dersimiz: Fen Bilgisi Konumuz: Yağmurun Oluşumu Yararlanacağımız Teknik: Ritim, Pandomim, Mış gibi yapmak, Taklit. ISINMA çalışması olarak 3’er kişiden iki grup sahneye çıkar. İki farklı türden iki farklı bulut toplulukları birbirlerine hiç değmeden yürümeye çalışırlar. Liderin komutuyla bazen yavaş, bazen çok hızlı şekilde yürürler. Birbirleriyle çarpışırlarsa donup kalmaları istenir. OYUN da sınıfın geri kalandan; önce baş parmaklarının tırnakları, sonra 1 parmak, sonra 2, 3, 4 parmak ve en sonunda alkışlayarak yağmur sesini yavaştan hızlıya taklit etmeleri istenir. Bu işlemi geriye doğru tekrar ederler. Oyun birkaç kere devam edebilir. Lider DEĞERLENDİRME yapmak için, çocuklara neler hissettiklerini ve neler anladıklarını sorarak etkinliği bitirebilir.
KUKLA YAPTIRMAK VE KUKLA YAPIMINI ÖĞRETMEK; EĞİTİMDE DRAMADIR. O KUKLAYI DOĞAÇLAMA YÖNTEMİYLE CANLANDIRMAK, KONUŞTURMAK YARATICI DRAMADIR.
PSİKODRAMA VE SOSYODRAMA DEYİNCE AKLIMIZA NE GELİYOR?
SOSYODRAMA / PSİKODRAMA Toplumsal oyun olarak adlandırılır. Bir grup bireyin herhangi bir sosyal problemle ilgili rolleri paylaşarak izleyiciler karşısında oynamalarıdır. Kişilerin iç dünyasının eyleme (aksiyona) dönüşmesi anlamına gelir. Kişisel, kişilerarası ilişki, çatışma ve duygu sorunlarının özel dramatik yöntemlerle keşfedildiği bir psikoterapi yöntemidir.
PSİKODRAMA Psyche ve drama sözcüklerinden oluşan psikodrama; kişilerin iç dünyasını eyleme (aksiyona) dönüşmesi anlamına gelir. Kişisel, kişilerarası ilişki, çatışma ve duygu sorunlarının özel dramatik yöntemlerle keşfedildiği bir psikoterapi yöntemidir. Psikodramanın amacı; bireyin spontanlığını, yaratıcılığını ve davranışını insanlarla karşılama yeteneklerini geliştirmektir. Başka bir amacı da; katılan bireylerin arınma (Katarsis) elde etme ve içgörü kazanmaları yolu ile psikolojik gelişimlerinin sağlanması ve böylece tedavi edilmeleridir. Psikodramada 5 öğe vardır. 3. 1. Oyuncu 2. Yönetici Yardımcı oyuncular 4. Sahne 5. Grup
1. OYUNCU: Kişisel bir konuyu, sorununu gruba getirerek sahnede canlandıran kişiye denir. Bu baş oyuncu, oyunun hem yazarı, hem yönetmeni, hem oyuncusudur. Ancak oyun için hiçbir hazırlık yapılmamalı, spontan (kendiliğinden) olmalıdır. 2. YÖNETİCİ: Lider yada terapisttir. Aktif ve katılımcı olmalıdır. Grup üyelerini doğal olmak konusunda cesaretlendirir, dolayısıyla kolaylaştırıcı bir işlevi vardır. Psikodramanın ısınma aşamasında, grup üyelerinin doğallığını artırarak, aralarından birinin baş oyuncu olarak ortaya çıkmasını sağlar. 3. YARDIMCI OYUNCULAR: Başoyuncu tarafından kurulan oyundaki öteki rolleri oynamak üzere, yine baş oyuncu tarafından seçilen grup üyeleridir. Yardımcı oyuncular, bir başka kişiyi canlandırmak yerine; bir ağaç yada bulutu da canlandırabilir. 4. SAHNE: Psikodramanın en önemli aracıdır. Psikodrama yapılacak yerin, oyuncu hareketlerini kısıtlayacak kadar küçük, grubun etkisini dağıtacak kadar da büyük olmaması gerekir. 5. GRUP: Psikodramanın üyeleri grubu oluşturur. Kimileri izleyici, kimileri katılımcıdır. Grubun, yapılan çalışmaları ciddiye alması ve anlamaya çalışması çok önemlidir.
Psikodramanın seansları üç parçadan oluşur: “Isınma”, “oyun”, “paylaşma”dır. Bu parçaların herhangi birindeki karışıklık, tüm sürece yansıyacaktır. Isınma aşamasında hem grup üyelerinin, hem de yöneticinin ısınması için bazı ısınma alıştırmaları yapılır. Bu alıştırmalarla üyelerin doğallığı artar ve gruptaki direncin aşılması kolaylaştır. Oyun aşamasında, oyuncunun anlattığı, belirttiği kişiler ve objeler, grup üyelerinden seçilen kişiler yardımıyla canlandırılır. Olayın nerede geçtiği, ne zaman olduğu, ortamda kimlerin bulunduğu sorulur. Oyuncunun sorun olarak gördüğü konu o andaki ortama getirilir. Oynandığı sırada; “şimdi ve burada” ilkesine uyulmalıdır. Paylaşım aşamasında, grup üyelerini kendilerini duygusal olarak birbirine yakın hissettiği bir topluluk haline getirmek amaçlanır. Bu aşamada oyuncunun sorunuyla ilgili yeni bir bakış açısı geliştirilebileceği gibi, gruptaki bazı üyeler de kendi yaşamlarındaki benzer bir sorunu bu oyunda görebilme, oyuncu ile birlikte duygusal boşalım yaşama şansı elde edilir.
BİR PSİKODRAMA ÖRNEĞİ
SOSYODRAMA Sosyodramada her birey kendini değil, seçilen sosyal problemin içinde yer alan bir başkasının rolünü oynar. Okullardaki çete oluşumları, toplumda kadına yönelik şiddet, fabrika patronu/genel müdürü/yönetim kurulu başkanı ile hakkını arayan işçiler, okul müdürü ile sorun yaşayan öğretmenler, imecede anlaşmazlığa düşen köylüler, vb. toplumsal konular sosyodrama etkinlikleriyle çözümlenebilir. Sosyodrama, bireylere sosyal becerilerini geliştirmeyi ve gerçek hayattaki toplumsal rollerin gerektirdiği davranışları kazandırmayı amaçlar. Sosyodramada grup, izleyici karşısında rollerini canlandırdıktan sonra, oynayanlar ve izleyenler oyun hakkında yorum ve açıklamalarda bulunurlar. Oyun, roller değiştirilerek tekrar oynanabileceği gibi, oyuna yeni oyuncular katılabilir ve aynı konuda değişik oyunlar da sahnelenebilir. Böylece, tespit edilen sosyal konu ya da problemle ilgili olarak bireyler, yeni sosyal anlayışlar ve davranışlar kazanmış olurlar. Toplumsal oyun olarak adlandırılır. Bir grup bireyin herhangi bir sosyal problemle ilgili rolleri paylaşarak izleyiciler karşısında oynamalarıdır.
BİR SOSYODRAMA ÖRNEĞİ
DOĞAÇLAMA Doğaçlama; ‘rol oynama’ gibi drama çalışmalarının temelini oluşturan önemli bir faktördür. Tiyatro sözlüklerinde daha önceden belli bir sahne saptaması olmaksızın anında oyun oynama doğaçlamanın tanımıdır. Drama teorisyenlerine göre, belli bir hazırlık kurgu üzerine kurulan, büyük ölçüde grup dinamiğinden yararlanılarak oluşturulan, oyunlar, taklitler, rol oynamalar ve benzeri süreçler olarak tanımlanmaktadır. Doğaçlama; her zaman karşımıza çıkan, spontane olayların tamamında yaşadığımız bir kavramdır. Bu sebeple; öğrenciye sosyal olaylardaki gerçeğe uygun davranışları canlandırması için fırsat verdiği gibi, gerçek yaşamda karşılaşacağı durumlara da hazırlıklı olması açısından bir çok olanaklar sunar. Birbirini tanımayan iki insanın birbiriyle karşılaştıklarındaki davranışları bir tür doğaçlama olarak görebiliriz. Yani doğaçlama, anında ortaya çıkan bir durum olmaktan çok, belli kural ve kalıplara göre değişen, değiştirilebilen davranışlardır. Anında yaratılırmış gibi görünse de belli hazırlık süreçlerini barındırır. Çocukların oyun oynamaları da bir tür doğaçlamadır. Bu anlamda drama için “drama hayatın provasıdır” sözü kullanılmaktadır.
Drama ve Tiyatro Çalışmalarında Doğaçlama Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken Temel Durumlar Öğretmen/Yönetici İçin; Öğretmen, doğaçlama çalışmalarını ciddiye almalıdır. Rol dağıtımında öğrencilerin ve kurgunun isteklerini dengelemelidir. Mümkünse merkezi sorumluluk almak istemeyen ya da çekingen öğrencileri merkeze kaydırmalı ve her derste değişik kişileri doğaçlama yapmaya yönlendirmelidir. Öğrenci/Oyuncu İçin; Öğrenci doğaçlama sırasında dikkatini rol arkadaşına vermelidir. Amacını aklından çıkarmamalı, irdeleyerek öğretmene sorular sormalıdır. Önemli olan öğrencinin anladığı şey konusunda yorum yapması ve kendini ifade etmesidir. Öğrenci verilen durumu zihninde tasarlamalı, rol oynamalı ve amacından sapmamalıdır. Amacı belirleyip, öğrenciye bildirmelidir. Doğaçlamanın tıkandığı noktada ön açıcı önerilerde bulunmalı ve bu yüzden de önceden tema ve konuyla ilgili ön bir fikri olmalıdır. Öğrenci, doğaçlama çalışmalarını ciddiye almalıdır. Yeni bir durum oluştuğunda, toparlayacak kadar kontrollü ve dikkatli 0 lmalıdır.
Doğaçlama Teknikleri 1. Genel bir temadan yola çıkılarak yapılan serbest doğaçlama. 2. Bir sinopsisten (kurgusal izlekten) yola çıkılarak yapılan doğaçlama. 3. Geriye dönüş tekniği kullanılarak yapılan doğaçlama. 4. Zincirleme doğaçlama ve olasılıkçı doğaçlama tekniği. 5. Salt başı ve sonu bilinen bir fotoğrafın ara öyküsünü çıkarma ve doğaçlama. 6. Bir öyküden yola çıkılarak yapılan doğaçlama. 7. Bir şiirden yola çıkılarak yapılan doğaçlama. 8. Bir masaldan yola çıkılarak yapılan doğaçlama. 9. Bir anıdan veya bireysel tanıklıktan yola çıkılarak yapılan doğaçlama. 10. Bir müzikten yola çıkılarak yapılan doğaçlama. 11. Bir gazete haberi veya reklâmdan yola çıkılarak yapılan doğaçlama. 12. Bir atasözü veya deyimden yola çıkarak doğaçlama. 13. “Donuk bir imgeden”, bir resim veya fotoğraftan yola çıkılarak yapılan doğaçlama.
1) Genel Bir Temadan Yola Çıkılarak Yapılan Doğaçlama Doğa, çocuk hakları, reklâmlar, arkadaşlık, spor ve rekabet, alışveriş, cumhuriyet ve demokrasi, öğretmen öğrenci ilişkisi, anne baba çocuk ilişkisi, kadın erkek ilişkisi, internet bağımlılığı vb. temayı belirleyip, bu tema üzerinden önceden tasarlayarak ya da beyin fırtınası yaparak, konuyu belirler ve rolleri dağıtırsınız. Böylelikle, ‘Genel bir temadan yola çıkarak serbest doğaçlama etkinliği yapılmış olur.
2) Bir Sinopsisten Yola Çıkılarak Yapılan Doğaçlama yapacak kişilere genel bir temadan ziyade kısa bir kurgusal izlek, bir öykü haritası verilir. Öğrencilerden bu sinopsis üzerinden kendi bağımsız hikâyelerini oluşturmaları istenir. Öğrencilerin hazırladığı öneriler üzerinden tartışma, izleyici ve eğitmenin önerileri üzerinden de değişiklikler yapılır. Örnek: Bir seyyar satıcı kalabalık bir mekânda veya bir toplu taşım aracında zengin birisine mal satmaya çalışır. Bu sırada adam cep telefonunun kaybolduğunu söyler. Zengin ve ünlü olan kişi ise satıcının hırsız olduğunu söyleyerek onu suçlar, etraftaki insanlar ise satıcının hiçbir suçu olmadığını düşünür. Öykünün sonunda cep telefonun zengin adamın arka cebinde olduğu ortaya çıkar.
3) Geriye dönüş tekniği kullanılarak yapılan doğaçlama: Doğaçlama yapacak kişilere öyküyü başlatacak bir cümle verilir. Öğrencilerden bu cümleden yola çıkarak geriye dönüş tekniğini kullanarak (flash back tekniğini) kendi bağımsız hikâyelerini oluşturmaları istenir. Öğrencilerin hazırladığı öneriler üzerinden tartışma, izleyici ve eğitmenin önerileri üzerinden de değişiklikler yapılır. Örnek: Anne ve baba boşanmak üzeredir. Onları boşanmaya götüren kritik olaylar, babanın çok fazla içki içmeye başlaması, annenin işten ayrılması, yaşlı dedenin yanlarına taşınması vb. Bu senaryoyu geriye dönüş tekniği kullanarak doğaçlayınız.
4) Zincirleme doğaçlama ve olasılıkçı doğaçlama tekniği Zincirleme: Doğaçlamayı başlatmak için bir kişi sahneye çıkarılır ve ondan bir öykü başlatacak bir eylem yapması istenir. Diğer kişiler de, sırayla zincire katılırlar ve bir öncekilerin başlattığı doğaçlamaya katılırlar. Zincirleme doğaçlama esnasında her türlü değişiklik yapılabilir. Eğitmen veya izleyiciler doğaçlamanın tıkandığı noktada ön açıcı önerilerde bulunmalıdır. Bu çalışmada öykü başlatan eylemin doğru seçilmesi oldukça önemlidir Olasılıklı: Öğretmen bir sözcük söyler, sırası gelen kişi öğretmenin söylediği sözcükle bağlantılı ya da bağımsız bir sözcük söyler. Tüm sözcükler bir yere not edilir ve gruplandırılarak doğaçlama yapacak ekiplere dağıtılır. Amaç sözcükler arasında nedensellikler bularak bir öykü oluşturmak ve doğaçlama yapmaktır. Örnek Öğrencilere küçük kâğıt parçaları dağıtılır ve kâğıtlara bir aksiyon, bir mekân ve bir tipleme yazmaları istenir. Kâğıtlar bir şapkanın içine atılarak kura çekilir. Rastlantısal bir şekilde üçlemeler oluşturulur ve öğrencilerden bu üçlemeleri sergilemeleri beklenir. Çok anlamsız olduğu düşünülen üçlemeler varsa, eğitmen yardımda bulunabilir.
5) Salt başı ve sonu bilinen bir fotoğrafın ara öyküsünü çıkarma ve doğaçlama Sınıf gruplara bölünür. Her gruptan bir öykü başlatabilecek ilk ve son fotoğraf bulmaları istenir. Gruplar fotoğraflarını jest ve mimiklerini kullanarak sergilerler. Her fotoğraf sınıftaki farklı gruplara verilir. Gruplar başını ve sonunu bildikleri bir olayın ara öyküsünü oluşturarak bir kurgu yaparlar ve bunu doğaçlarlar. Kural olarak ilk ve son fotoğrafın net bir şekilde icra edilmesi istenir. Örn: İlk fotoğrafta el sıkışan iki kişi, son fotoğrafta birbirine küs bir şekilde dururlar. Bu iki fotoğraftan yola çıkarak basit bir öykücük oluşturulur. Örneğin iş ortaklığı yapan iki işadamının araları bozulur ve küserler, akşamüstü dans partisine gitmek üzere el sıkışan iki öğrenciden birisi başka bir çocukla gitmeye karar verir ve birbirine küserler.
6) Bir öyküden yola çıkılarak yapılan doğaçlama Doğaçlama yapacak kişilere Türkiye (Sait Faik Abasıyanık, Aziz Nesin, Haldun Taner, Muzaffer İzgü vb. ) ve dünya edebiyatındaki (Anton Çehov vb. ) yazarlardan bazı öyküler verilir. Öğrenciler bu öyküyü merkeze alarak ama bir yandan da kendi bakışlarını katarak doğaçlamalar yaparlar. Bu çalışma uzun süreli olarak tasarlanmalıdır. Öykünün çocuklara dağıtılması, öykünün üzerine konuşulması ve doğaçlama gibi üç aşama kurgulanabilir. Edebiyat literatüründeki birçok öyküden yararlanılmalıdır.
7) Bir şiirden yola çıkılarak yapılan doğaçlama Doğaçlama yapacak kişilere Türkiye ve dünya edebiyatındaki yazarlardan bazı şiirler verilir. Öğrenciler bu şiiri merkeze alarak hikâye oluştururlar veya şiirdeki imgeleri doğaçlarlar. İkinci yöntem olarak öğrencilerden kâğıtlara üçer tane sözcük yazmaları istenir. Tüm sözcükler toplandıktan sonra grup olarak şiir yazma çalışması yapılır. Örnek: 1. öğrenci: sevmek ağaç kuş 2. öğrenci: yaşam toprak özgürlük
8) Bir masaldan yola çıkılarak yapılan doğaçlama: Doğaçlama yapacak kişilere Türkiye ve dünya edebiyatındaki yazarlardan bazı masallar verilir. Öğrenciler bu masalı merkeze alarak bir hikâye oluştururlar ve doğaçlarlar. Ancak masalın aynısı oynanmamalı, masal çocuk bakışıyla veya eğitmeninin yönlendirmesiyle yeniden yazılmalıdır. Önemli olan masaldaki gidişatı değiştirecek sorunun ortaya atılmasıdır. Böylece, masalın sonu değiştirilebilir, tamamlanmamış bir masalın eksik parçaları kurgulanabilir ya da masal yeniden yazılabilir. Soru örnekleri: Kırmızı başlıklı kız masalındaki kızı iradeli ve çok zeki bir tipe dönüştürseydik öykü nasıl değişirdi? Avcının kurdu öldürerek şiddet kullanması acaba doğru mudur? Bu durumu nasıl değiştirebiliriz? Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalında, Pamuk Prenses cücelere hizmet etmek zorunda mıdır?
9) Bir anıdan veya bireysel tanıklıktan yola çıkılarak yapılan doğaçlama Doğaçlama yapacak kişilere başlarından geçen veya başka birisinden duydukları bir anıyı veya tanık oldukları bir olayı anlatmaları istenir. Bu anlatımlar başka kişiler tarafından canlandırılır. Öğrenciler bu anıları merkeze alarak hikâye oluşturur veya doğaçlarlar. Eğitmen “Hayatınızda sizi en mutlu eden, üzen ve kızdıran üç olayı anlatınız” diyerek konuya giriş yapabilir ya da kendi başından geçen bir olayı üçüncü şahıs kullanarak anlatarak model olabilir.
10) Bir müzikten yola çıkılarak yapılan doğaçlama Doğaçlama yapacak kişilere bir müzik dinletilir. Öğrencilerden bu müziği merkeze alarak bir hikâye oluşturmaları ve doğaçlama yapmaları istenir. Genelde drama çalışmalarında çocuklara gözleri kapalı bir şekilde klasik müzik dinletilir.
11) Bir gazete haberi veya reklâmdan yola çıkılarak yapılan doğaçlama Doğaçlama yapacak kişilere üçüncü sayfa haberlerinden, magazin sayfasından vb. bir gazete haberi verilir. Öğrenciler bu haberi merkeze alarak hikâye oluştururlar ve doğaçlama yaparlar.
12) Bir atasözü veya deyimden yola çıkarak doğaçlama Doğaçlama yapacak kişilere bir atasözü veya deyim verilir. Öğrencilerden verilen söz öbeğinin anlamından yola çıkarak bir doğaçlama yapmaları istenir. Örn: “Ayağını yorganına göre uzat” (ekonomik kriz temalı bir doğaçlama) “ Bir elin nesi var iki elin sesi var” (dayanışma temalı bir doğaçlama)
13) “Donuk bir imgeden”, bir resim veya fotoğraftan yola çıkılarak yapılan doğaçlama Doğaçlama yapacak kişilere bir resim veya fotoğraf gösterilir. Öğrenciler resimde veya fotoğrafta gördükleri imgelerden yola çıkarak bir öykü oluşturur ve doğaçlarlar. Örneğin, vapurdan boğazı seyreden bir kadın fotoğrafı veya lokantanın önünde bekleyen bir sokak çocuğu fotoğrafı vb.
GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU Geleneksel Türk tiyatrosu, kökeni eski inanç ve geleneklere dayanan modern tiyatronun dışında kalan göstermelik türlere verilen addır. Bu başlık altında Karagöz (gölge tiyatrosu), orta oyunu, kukla, meddah ve köy seyirlik oyunu gibi gösteri türleri yer alır. Bunlardan seyirlik köy oyunlarının kökeni tarih öncesi bolluk törenlerine ve ilkel inançlara kadar uzanır. Karagöz ve orta oyunu birbirine benzemekle birlikte sahneleniş tekniği bakımından birbirinden ayrılır. Meddah tek kişilik bir tiyatro örneğidir. Kukla geleneği ise çok eskiye dayanan bir türdür. Yüzyıllarca Türk halkının temaşa ihtiyacını gideren bu türler, bugün etkisini yitirse de modern tiyatromuza kaynaklık etmeye devam etmektedir. Bu göstermelik türler klasik tiyatrodan çok farklıdır. NEDEN…; Şarkı, dans ve söz oyunlarına dayanan geleneksel tiyatro yazılı bir metne dayanmaz. Geleneksel tiyatroda güldürü ögesi ön plandadır. Bunun yanında ders verici ve eğitici özelliği de vardır. Genellikle sahnesiz tiyatrolardır.
GÖLGE TİYATROSU (KARAGÖZ)
GÖLGE TİYATROSU Gölge tiyatrosu dünyada ilk defa 16. Yy. da Çin’de ortaya çıkmıştır. Bizim topraklarımıza ise; Osmanlı döneminde, Mısır’dan gelmiştir. Her coğrafya ve kültürün özelliklerine bağlı kalınarak, kültürel veya dini figürler kullanılabilir, konu edilebilirdi.
KARAGÖZ TEKNİĞİ: Karagöz oyunlarında kullanılan iki boyutlu, yassı ve şeffaf kuklalara Karagöz tasviri denir. Bu tasvirler şeffaf büyükbaş hayvan derilerinden yapılır. Sıcağa karşı dayanıklılığı ve güzel dokusu nedeniyle en tercih edileni deve derisidir. Böyle elde edilen şeffaf deri Karagöz sanatçıları tarafından işlenerek Karagöz tasviri haline getirilir. Karagöz tasvirleri üzerlerine dik olarak sıkıştırılan değneklerle oynatılır. Karagöz tasvirlerini deriden yapan ve oynatan kişiye hayali denir. Hayaliler usta yanında çırak olarak başlarlar ve yetişirler. Tasvirlerin oynatıldığı perdeye ise; hayal perdesi denir.
KARAKTERLER: Karagöz: Doğal ve yapmacıktan uzak; kimseye boyun eğmeyen; özgür, zeki, hazırcevap ve şanslı olan Karagöz, oyunun başkahramanıdır. Diğer halk masallarının kahramanlarında da bulunan bu özellikler Karagöz oyununun sevilmesinin ana nedenini oluşturmaktadır. Hacivat: Diğer kahraman Hacivat ise, yapmacık bir nezaketle konuşur ve her şeyi ben bilirim havasındadır. Kendisi de tam bir eğitim almamasına karşın Karagöz'ü cehaleti nedeniyle küçümser. Sürekli bir işi olmasa da arada sırada bulduğu geçici işleri Karagöz'e yaptırmaya çalışır. Karagöz'ü sürekli eleştirmesine rağmen ondan da vazgeçemez. Gösteriyi başlatan hep Hacivat olur.
Mahalli Karakterler: İstanbul'da yaşayan karakterledir. Kadınlara zenne, genç erkeklere çelebi denir. Tiryaki, yaşlıdır ve uyumak için ilaç kullanır, Külhanbeyi Yada Matiz, içkici ve kavgacı mahalle kabadayıları, Beberuhi, yaşı ilerlese de zekası gelişmemiş, kambur ve cüce, Hımhım, burnundan konuşan bir adamdır. Bacı, siyahi yardımcı, Arap Köle, ev işlerine yardım eden karakterdir.
Osmanlı Dışından Gelen Karakterler: Osmanlı imparatorluğu dışından İstanbul'a daha çok ticaret için gelen karakterlerdir. Ak Arap, Medineli Dilenci Arap gibi. İstanbul dışından Gelen Osmanlı Karakterler: Anadolu'nun değişik bölgelerinden değişik lehçelerle konuşanlar ile Balkanlar ve Trakya'dan gelen karakterlerdir. Trakyalı Hüsmen, Arnavut Bayram Ağa, Antepli Memo, İzmirli Efe, Bolulu Memiş bu gruptandır. Gerçeküstü Karakterler: Sihir, büyü ile değişen karakterler olduğu gibi cadılar, cinler, ejderhalar da görülmektedir. Hayvanlar: Karagöz oyunlarında deve, at, eşeki köpek, kedi gibi hayvanlar da görülür.
Hacivat ve Karagöz Karakter Özellikleri: Hacivat, bilgili, görgülü bir insandır. Karagöz, cahil ama geleneklerine bağlı bir insandır. Hacivat münevver bir insan olarak gayet açık ve anlaşılır konuşur. Karagöz ağır işittiği için denilenleri anlamaz. Hacivat, daima öğretici ve yapıcı konuşur. Karagöz ise uyanık olma çabasındadır. Hacivat nazik, kibar ve anlayışlıdır. Karagöz yer kaba ve anlayışı dar bir insandır. Hacivat biraz politik içten pazarlıklı bir yana sahiptir. Karagöz söylemek istediğini insanın yüzüne söyler. Hacivat daima olaylardan sıyrılır. Karagöz daima bir takım mağduriyetlere maruz kalır.
KARAGÖZ OYUNUNUN BÖLÜMLERİ: Karagöz oyunları 4 bölümden oluşur. 1. Mukaddeme: Ayak basma yani başlangıç demektir. Semavi adı verilen bir şarkı okuyarak Hacivat perdeye gelir ve "Hay Hak" diyerek şiir biçiminde yazılmış bir gazel okur ve seyirciyi selamlayıp dua eder. Ardından müzikli bir şekilde Karagöz'ü çağırmaya başlar. 2. Muhavere: Bu bölümünde Karagöz ve Hacivat karşılıklı olarak söyleşirler. 3. Fasıl: Bu bölüm oyunun ana olaylarının geçtiği bölümdür. Bu bölümde karakterler şarkıları ile perdeye gelirler ve Karagöz ile söyleşirler. 4. Bitiş: Bu bölümde kutlama yapılır. Bu bölümde oyuna göre çengi, köçek oynatılır, cambaz gösterileri ve eğlenceler olur.
ORTA OYUNU Ortaoyunu, etrafı seyircilerle kuşatılmış ve sahne olarak kabul edilen bir alanda oynanan bir güldürü oyunudur. Bu oyun da birçok yönden Karagöz’e benzer. Karagöz’de olduğu gibi tuluata (doğaçlamaya ) dayalıdır. Yazılı bir metne bağlı kalınmaz. Seyirci lerle çevrilmiş bir alanda oynanır. En önemli kişileri Kavuklu ve Pişekar‘dır. Yanlış anlamalar, şive taklitleri söz oyunları, ha zır cevaplık başlıca güldürü öğeleridir.
ORTAOYUNUNUN ÖZELLİKLERİ Bu oyun türü Halkın ortak malıdır yani anonimdir. Oyuncular oyunda doğaçlama konuşur, dolayısıyla yazılı bir metne dayanmaz. Yanlış anlamalara, karşılıklı konuşmalara, ve özellikle şive taklitlerine dayalıdır. Oyunda müzik de önemli yer tutar. Ana kahramanları Pişekar ile Kavuklu‘dur. (Pişekar, Hacivat‘ın; Kavuklu Karagöz’ün benzeridir. ) Oyunda dekor yok denilebilir. Ortaoyununda farklı çevre ve değişik ulustan insanlar yer alır. Karagöz oyunu gibi Ortaoyunu da “başlangıç”, “muhavere”, “fasıl”, ”bitiş” kısımlarından meydana gelir.
MEDDAH Meddah, tek kişilik oyunlardır. (Ama modern tiyatroda her tek kişilik oyuna meddah denmez. ) Meddahlar, birden fazla kişiyi canlandırır ve öyküler anlatır ken, öykülerde yer alan kişilerin de taklitlerini yapar. Olabildiğince, onların kılığına bürünür. Meddah öykülerinde konuşma dili kullanılır. Anlatımı nesir şeklindedir. Konuları normal kişilerin başından geçen olaylardır. Meddah, hikayesini anlatmak için dinleyicilerden daha yüksek bir yere konmuş sandalyeye oturur, eline bir uzun bir baston alır, omzuna da büyükçe bir mendil koyar. Hemen ardından ses ve şive taklitlerine dayalı hikayesini anlatmaya başlar.
KÖY SEYİRLİK OYUNLARI Köy seyirlik oyunları düğünlerde, bayramlarda ya da yılın belirli günlerinde köylülerimizin, genellikle “oyun yapma”, “oyun çıkarma” adı altında bereket, bolluk, sağlık ve yeni yılı karşılamak amacıyla oynadığı törensel içerikli oyunlardır. Köy seyirlik oyunlarının kaynakları, tarih öncesi devirlere ait ayinlere ve yaşama süreci içindeki günlük hayat sahnelerine dayanır. Çeşitli inanış ve mitlerin kaynaklık ettiği bu oyunlar, eski Anadolu uygarlıklarının, Anadolu toprakları üzerinde yaşayan halkımızın Orta Asya’dan getirdiği kültürel ögeler ve İslamiyet’i kabulünden sonraki İslami ögelerle birleşen bir kültürel sentezin izlerini taşır.
- Slides: 73