MODALS CAN COULD MAY MGHT SHALL HAD BETTER

  • Slides: 33
Download presentation
MODALS (CAN, COULD, MAY, MİGHT, SHALL, HAD BETTER)

MODALS (CAN, COULD, MAY, MİGHT, SHALL, HAD BETTER)

CAN • -ebilir, -abilir anlamına gelir. • Kabiliyet ve yetenekler söz konusu olduğunda kullanılır.

CAN • -ebilir, -abilir anlamına gelir. • Kabiliyet ve yetenekler söz konusu olduğunda kullanılır. örnekler; • I can’t swim so ı won’t come the pool with you. (ability=yetenek) • Orhan can speak german. ( orhan almanca konuşabilir) ‘can’ bireyin yapabildiği şeyleri ifade etmek için kullanılır.

Olasılık(probability) ifade eder �Örnekler; �The sea can be quite warm in august. (deniz ağustosta

Olasılık(probability) ifade eder �Örnekler; �The sea can be quite warm in august. (deniz ağustosta oldukça sıcak olabilir) �Ali can go to İzmir tonight. (ali bu akşam İzmir’e gidebilir. ) �(Olasılık ifade eder kesin bir yargı yoktur)

Bir konuda birinden bir şey rica(request) etmek için kullanılır. �Örnekler; �Can you open the

Bir konuda birinden bir şey rica(request) etmek için kullanılır. �Örnekler; �Can you open the door please? (kapıyı açabilirmisin) �Can you give me a hand? (bana yardım edebilirmisin)

İzin isterken veya izin verirken(permission) kullanılır �Örnekler; �Can ı study in this room? (bu

İzin isterken veya izin verirken(permission) kullanılır �Örnekler; �Can ı study in this room? (bu odada çalışabilirmiyim) �You can leave class early. (sınıftan erken ayrılabilirsin)

Fırsat ve imkanları(opportunity) anlatmak için kullanılır �Örnek; �We can stay with my brother when

Fırsat ve imkanları(opportunity) anlatmak için kullanılır �Örnek; �We can stay with my brother when we are in paris. (paristeyken kardeşimle kalabileceğim)

‘can’ ile ilgili diğer örnekler; �Animals can’t speak. �You can have a party. �I

‘can’ ile ilgili diğer örnekler; �Animals can’t speak. �You can have a party. �I can’t speak japanese. �I don’t have any time. I can’t help her now. �I can drive Susan’s car when she is out of the country.

could �-ebilir, -abilir anlamları verir. �Geçmişteki yetenekleri (past ability)anlatmada kullanılır. �Örnekler; �At what age

could �-ebilir, -abilir anlamları verir. �Geçmişteki yetenekleri (past ability)anlatmada kullanılır. �Örnekler; �At what age could you speak? (kaç yaşında konuşabildin) �Elif could ski like a professional at the age of 11. (elif on bir yaşındayken bir profesyonel gibi kayabilirdi)

Geleceğe yönelik ihtimallerde (future possibility) kullanılır tıpkı ‘can’ de olduğu gibi olasılık anlamı verir

Geleceğe yönelik ihtimallerde (future possibility) kullanılır tıpkı ‘can’ de olduğu gibi olasılık anlamı verir �Örnekler; • The doctor could see you at 3 oclock. (doktor seni üçte görebilir) • Your car could be repaired to afternoon. (araban öğleye kadar tamir edilebilir)

Kibar bir şekilde ricada(request) bulunmak için kullanılır �Örnekler; • Could ı borrow your dictionary?

Kibar bir şekilde ricada(request) bulunmak için kullanılır �Örnekler; • Could ı borrow your dictionary? (sözlüğünü alabilirmiyim) • Could ı open the window? (pencereyi açabilirmiyim)

Bir öneride (suggestion)bulunmak için kullanılır �Örnekler; �You cold see a movie or go out

Bir öneride (suggestion)bulunmak için kullanılır �Örnekler; �You cold see a movie or go out with friends. (film seyredebilirsin ya da arkadaşlarınla çıkabilirsin)

Şart kipiyle çekimlenmiş cümlelerde koşul belirtmek için kullanılır �We could go to the picnic

Şart kipiyle çekimlenmiş cümlelerde koşul belirtmek için kullanılır �We could go to the picnic if ı didn’t have to work this weekend. (bu hafta çalışmak zorunda olmasaydım pikniğe gidebilirdik)

‘could’ile ligili diğer örnekler �Could ı borrow your pen? �She could play the piano

‘could’ile ligili diğer örnekler �Could ı borrow your pen? �She could play the piano at the age of four. �We couldn’t go out last night. �If ı had more time, ı could travel around the world. �You could spend your vacation in Hawaii.

‘can’ ile ‘could’ arasındaki farklılıklar �İkiside yetenek ifade eder fakat ‘could’ ‘can’ in past

‘can’ ile ‘could’ arasındaki farklılıklar �İkiside yetenek ifade eder fakat ‘could’ ‘can’ in past halidir. Geçmişteki yetenekleri ifade eder. �İkiside aynı anlamdadır; ama ‘could ‘ ‘can’ e göre daha kibar bir ifadedir.

May �-ebilir, -abilir anlamları verir. �Bir olasılığı (possibility)anlatır, örnekler; • We must all work

May �-ebilir, -abilir anlamları verir. �Bir olasılığı (possibility)anlatır, örnekler; • We must all work hard so that our country may be prosperous. (hepimiz çok çalışmalıyız bu sayede ülkemiz zenginleşebilir)

Bir kişiye kibar ve resmi bir şekilde izin vermek (permission)için kullanılır �Örnekler; �Ali, you

Bir kişiye kibar ve resmi bir şekilde izin vermek (permission)için kullanılır �Örnekler; �Ali, you may watch television when you have finished your homework. (Ali ödevini bitirdiğin zaman televizyon seyredebilirsin)

Bir konuda yetkili bir kişiden izin almak için kullanılır �Örnek; �May ı enter the

Bir konuda yetkili bir kişiden izin almak için kullanılır �Örnek; �May ı enter the class? (sınıfa girebilirmiyim)

Bir konuda ricada (request)bulunmak için kullanılır �Örnek; �May ı use you dictionary? (sözlüğünü kullanabilirmiyim)

Bir konuda ricada (request)bulunmak için kullanılır �Örnek; �May ı use you dictionary? (sözlüğünü kullanabilirmiyim)

Bir kişiye yardım için teklifte (offer)bulunurken kullanılır �Örnek; �May ı drive you home? (seni

Bir kişiye yardım için teklifte (offer)bulunurken kullanılır �Örnek; �May ı drive you home? (seni eve götürebilirmiyim)

‘may ‘ile ilgili diğer örnekeler �Ahmet may be miserable. �You may go to the

‘may ‘ile ilgili diğer örnekeler �Ahmet may be miserable. �You may go to the cinema, now that you’re finished your homework. �You may take my dictionary whenever you want. �May ı go to theatre?

might �-ebilir, -abilir anlamına gelir, �İhtimal(possibility)gösterir. ihtimal olarak' may’ den daha zayıf düşünülür(%40 kesinlik(certain)

might �-ebilir, -abilir anlamına gelir, �İhtimal(possibility)gösterir. ihtimal olarak' may’ den daha zayıf düşünülür(%40 kesinlik(certain) �Örnek; �We might go to Hawaii for our holiday. (tatil için Hawaii’ye gidebiliriz.

İzin(permission)için kullanılır �Örnek; �You might play games with your friends when your exams are

İzin(permission)için kullanılır �Örnek; �You might play games with your friends when your exams are finished. �(sınavların bitince arkadaşlarınla oyun oynayabilirsin)

Birine bir konuda öneride(suggestion) bulunmak için kullanılır �Örnek; �You might visit Sümela Monastry when

Birine bir konuda öneride(suggestion) bulunmak için kullanılır �Örnek; �You might visit Sümela Monastry when you are in Trabzon. �(Trabzon’dayken Sümela Manastırı’nı gezebilirsin)

Birisinden bir konuda kibar bir ricada(request) bulunurken kullanılır �Might ı borrow your book? (kitabını

Birisinden bir konuda kibar bir ricada(request) bulunurken kullanılır �Might ı borrow your book? (kitabını alabilirmiyim)

‘might’ ile ilgili diğer örnekler �Might ı have something to drink? �You might go

‘might’ ile ilgili diğer örnekler �Might ı have something to drink? �You might go to cinema.

shall �…mi? Nazik bir teklif ve fikir iletme olarak sadece 1. tekil ve 1.

shall �…mi? Nazik bir teklif ve fikir iletme olarak sadece 1. tekil ve 1. çoğul şahıslarda kullanılır. �Bir öneride bulunulduğunda kullanılır. �Örnek; �Shall we go to the Paris? �(Paris’e gidelim mi? )

Birisine söz verirken kesinlik (certainty)ifade etmek için kullanılır �I shall never forget where ı

Birisine söz verirken kesinlik (certainty)ifade etmek için kullanılır �I shall never forget where ı came from? (nereden geldiğimi asla unutmayacağım)

Bir konuda tahminde(foresee) bulunurken kullanılır �Kemal İnci shall be our next president. (Kemal İnci

Bir konuda tahminde(foresee) bulunurken kullanılır �Kemal İnci shall be our next president. (Kemal İnci yeni başbakanımız olabilir)

‘shall’ ile ilgili diğer örnekler �I shall take care of everything for you. �Shall

‘shall’ ile ilgili diğer örnekler �I shall take care of everything for you. �Shall we play tennis? �Shall we begin dinner?

Had better �Bir konuda tavsiyede bulunurken ya da fikir söylerken kullanılır. �Örnek; �You had

Had better �Bir konuda tavsiyede bulunurken ya da fikir söylerken kullanılır. �Örnek; �You had better take your umbrella with you in case it rains. �(yağabilir diye şemsiyeni almalısın)

Bir şey dilerken ve temennide bulunurken (hope)kullanılır �The holiday had better get soon. �(tatil

Bir şey dilerken ve temennide bulunurken (hope)kullanılır �The holiday had better get soon. �(tatil bir an önce gelse)

‘had better’ile ilgili diğer örnekler �“Ayla, you had better put the meat in the

‘had better’ile ilgili diğer örnekler �“Ayla, you had better put the meat in the refrigeratorbefore it spoils. �You had better see an optician.

THANK YOU FOR YOUR İNTEREST FATMA YILDIRIM

THANK YOU FOR YOUR İNTEREST FATMA YILDIRIM