M BTKLERNN VE M RTSNN KALTE LTLER Gerek
ÇİM BİTKİLERİNİN VE ÇİM ÖRTÜSÜNÜN KALİTE ÖLÇÜTLERİ Gerek çevresel ve sosyal yaşama katkıları, gerekse ekonomik önemleri nedeniyle çağdaş yaşamın ayrılmaz bir öğesi haline gelen çim (yeşil) alanların kalitesinin belirlenmesi iki ayrı açıdan gerçekleştirilebilmektedir.
Bunlardan ilki, çim dokusunu meydana getiren ve esas olarak buğdaygillerden oluşan bitkilerin bireysel kalite özellikleri, diğeri de bu bitkilerin bir arada büyüyüp gelişerek ortaya çıkardıkları bitki örtüsü (yeşil vejetasyon)’nün genel özellikleridir.
Bunlardan ilki, çim dokusunu meydana getiren ve esas olarak buğdaygillerden oluşan bitkilerin bireysel kalite özellikleri, --Renk --Büyüme ve Gelişme hızı --Yoğun ve Dipten biçimlere dayanıklılık --Ezilmeye ve Trafik etkisine dayanıklılık --Büyüme formu --Kuraklığa ve Sıcaklığa Dayanıklılık --Sık Biçime ve Basılmaya Dayanıklılık --Kök Sistemlerinin Güçlülüğü --Hastalık ve Zararlılara Dayanıklılık
bu bitkilerin bir arada büyüyüp gelişerek ortaya çıkardıkları bitki örtüsü (yeşil vejetasyon)’nün genel özellikleri (kalite ölçütleri)’ dir. --Üniformite(tek düzelik) --Sıklık --Doku --Düzlük --Diğer bazı kalite ölçütleri
Çim Bitkilerinin Kalite Ölçütleri Çim alanı oluşturmak üzere kullanılacak buğdaygil cins ve türlerinin kullanma amacına ve kullanılacağı bölgenin koşullarına göre belirgin özelikler içermesi gerekir. Bu nedenle çim alanı oluşturmayı amaçlayan bireyler veya uzmanlar kendilerin en uygun materyali seçerken bu özellikleri özenle inceleyerek tekrar karar vermelidirler.
Renk Alana ekilecek veya dikilecek çim cins veya türünün bitkisel rengi, tüm bitki örtüsünün, yani çim örtüsünün rengini belirlemektedir. Daha önce değinildiği gibi, çim türlerinin rengi koyu yeşilden kırmızı yeşile kadar değişen bir yelpaze oluşturmakta türün bu rengi yıl boyunca aynen veya küçük farklılıklarla sürdürebilmesi en iyi sonucu vermektedir. , Bu nedenle, seçimi düşünülen çim bitkisi veya bitkilerinin kalıtsal olarak sahip olduğu renk tonu mutlaka araştırılmalı ve öncelikle ele alınmalıdır.
Özellikle Akdeniz iklim kuşağında yer alan yörelerde başarıyla yetiştirilen bazı çim türlerinin, baharda ve yazın yeşil, kışın sarı renkte olduğu dikkate alınmalı, sadece yazın kullanılacak konutlarda bunun bir sorun olmayacağı, ancak yaz-kış kullanılan mekanlarda bazı değişik uygulamalar yapılması gerektiği, örneğin üstten tohumlama (Overseeding) ile kış döneminde yeşil renk sağlanabileceği anımsanmalıdır.
Yaprak rengi gözlemleri ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinde ve her mevsimin karakteristik yaprak rengini temsil eden ayların orta döneminde yapılır. 1 = Sarı 3 = Açık sarı – yeşil 5 = Yeşil 7= Koyu yeşil 9 = Çok koyu yeşil
Büyüme ve Gelişme Hızı Çim alanları oluşturulurken kullanılan buğdaygil tohumları genellikle çok küçük olduğundan, fideciklerde minik boyutlarda ortaya çıkmakta, bu nedenle tesisin ilk gün ve haftalarında toprağın gecikebilmektedir. yeşil renkle örtülmesi çok
Çim tesisi için yeşil bitki çelikleri (vejetatif bitki parçaları) kullanılıyorsa, yine aynı durum gözlenmekte ve bu bitki parçalarının köklenmesi için belli bir süre gerektiğinden benzer sonuçla karşılaşılmaktadır. Bu nedenle seçilecek çim türlerinin kullanılacakları yörede, ekim veya dikimden hemen sonra çabuk çimlenen veya köklenen, hızla gelişerek yeni sap ve yaprak üreten ve toprak yüzeyini hızla kaplayan bitkilerden oluşması tercih edilmelidir.
Ekim veya dikim sonrasında hızlı büyüme ve gelişme özelliğine karşılık, tamamen bitki örtüsüyle kaplanmış olan çim alanlarında büyüme ve gelişmenin nispeten yavaş olması arzu edilir. Zira bu sayede biçim, vb bakım işlemleri azalmakta ve kolaylaşmakta, anılan durum da çim alanının yıllık bakım giderlerinde önemli düşüşleri sonuçlamaktadır.
Yoğun ve Dipten Biçimlere Dayanıklılık Çim türleri diğer kültür bitkileri gibi, canlı organizmalar olduğundan, biçimler sonucu koparılarak alınan sap ve yaprakları nedeniyle yıpranmakta ve bu organların yenilerini üretene kadar belli bir yavaşlama dönemine girmektedirler. Biçimler sıklaşırsa ölüme ve çim alanının bozulmasına kadar giden olumsuzluklar da ortaya çıkabilmektedir. Çim cins ve türlerinin biçime dayanıklılıkları çok farklı olabildiğinden, özellikle sık biçilen özel oyun alanları (golf, vb) için seçilecek türlerde bu niteliğin aranması gerekmektedir.
Ezilmeye ve Trafik Etkisine Dayanıklılık Çim türlerinin sürgünleri ile yaprak ve saplarından oluşan bir halı görünümündeki yeşil alanlar, dekoratif olduğu kadar üzerine trafik etkiler (insan, hayvan, araçlar, vb) uygulanarak yararlanılan dinlenme ve spor ortamlarını da simgelemektedir. Bu nedenle, değişik etkilerle basılıp ezilen kırılan sap ve yapraklarını hızla yenileyebilen ve bu tür baskıları en az zararla kapatabilen çim türleri en çok tercih edilenlerdir. Daha sonra değinileceği gibi toprak üstünde sürünücü saplar (stolon) veya toprak içinde büyüyüp yeni sürgünler verebilen, toprakaltı saplar (rizom) içeren çim bitkileri bu açıdan çok daha avantajlı olmaktadırlar (Çizelge 1).
Bitki Cins ve Türü Bermuda Çimleri Japon Çimi Yengeç Çimi Çayır Salkımotu Stolonlu Tavusotu Kırmızı Yumak Halı Çimi Narin Tavusotu Kırkayak Çimi Çayır Yumağı Parlak Yalancıdarı Kamışsı Yumak Çokyıllık Çim Çayır Kelpkuyruğu Büyüme Gücü Tanımı Çok iyi İyi Orta Zayıf Çok zayıf
Büyüme Formu Çim alanlarının temel öğesi olan buğdaygil (çim) bitkileri asal olarak 3 tip büyüme formuna sahiptir. Bazı bitkiler dipten kardeşlenerek “yumak” formu oluştururken, bir bölümü toprak üzerinde uzanan yayılıcı sürgünler üretip “stolonlu” yapıya sahip olmakta, bir başka grupta toprak içinde uzanan sürgünleriyle “rizomlu” büyüme formu göstermektedir.
Çim türlerinin bu farklı yapıları, çim alanlarını oluşturma çabalarında uzmanlara ya da meraklı amatörlere büyük bir şans sağlamaktadır. Örneğin toprak havalanmasının sorun oluşturabileceği çok yağış alan, ağır topraklarda yumak formlu çim türleri olumlu sonuç vermekte, sıcak, kurak ve hafif bünyeli topraklarda ise toprak yüzeyini daha iyi örten, tavı koruyan, toprak dokusunda ağ gibi yayılan “stolonlu” olmaktadır. ve “rizomlu” büyüme formları daha başarılı
Bu çok farklı iklim ve toprak özellikleri arasında özelliklere sahip ekolojilerde kurulacak çim alanlarında ise yumak ve stolonlu veya yumak ve rizomlu türleri veya her üç tipi karışık halde kullanılarak en iyi sonucu elde etmek olasıdır. Büyüme formlarının bu farklı yapısı, çim alanının tesis aşamasında ve yeşil bitki örtüsünün başlangıç (genç) döneminde ayrı bir yarar sağlamaktadır.
Örneğin, dikey gelişen yumak formlular başlangıçta nisbeten yavaş gelişen stolonlu veya rizomlu türlere gölge oluşturarak onları aşırı ışıktan ve kuraktan koruyucu etki ve destek sağlayabilmektedir. Ender olarak soğanlı ve yumrulu buğdaygillere de rastlanmaktadır. Ancak, bu büyüme formunu içeren buğdaygillerden yeşil alanlar için önem kazanmış bir cins, tür veya çeşit bugün için bulunmamaktadır.
Kuraklığa ve Sıcağa Dayanıklılık Tüm kültür bitkilerinde kuraklığa dayanıklılığı sağlayan çok değişik mekanizmalar, organlar ve özel oluşumlar yer almaktadır. Bazı türlerin üzeri tüyle ve mumla kaplı olabilirken, bazı türlerin yaprak yüzeyi kalın ve koruyucu bir dokuyla kaplı bulunmaktadır. Yine bazı bitkiler yaprak dokularındaki özel hücre yapıları ve bu hücreler içindeki biyokimyasal özellikleri nedeniyle sıcak ve kurak koşullarda başarılı olmaktadır.
Sıcak iklim çim tipleri (C-4 bitkileri) bu özel yeteneğe sahip olurken, serin iklim çim tipleri (C-3 bitkileri) belirtilen özellikleri içermemektedir. Bu nedenle de ülkemizin Akdeniz iklimi etkisi altındaki yörelerinde yetiştirilmeye çalışılan ve sıcak, kurak ve düşük nisbi nemin etkisinde kalan serin iklim çim türleri, normal olarak büyüyüp gelişememekte ve başarılı olamamaktadır. Oysa sıcak iklim çim bitkileri, özel koruyucu yapıları ve biyokimyasal ayrıcalıkları nedeniyle bu iklime çok iyi uymakta, az su istekleri, sık biçim gerektirmeyen dengeli büyümeleri ve hemen her tür toprak striktürüne uyumları ile çok başarılı olmaktadır.
Burada önemle üzerinde durulması gereken “sıcağa dayanıklılıkları” ile kurağa dayanıklılıkları’nın tamamen farklı kavramlar olduğudur. Örneğin, çok değerli bir çim bitkisi olan çok yıllık çim sıcağa ve kurağa hemen hiç dayanıklı değildir. Sulama yoluyla bu bitkilerin kurak stresini gidermek mümkündür. Ancak aynı bitkinin sıcağa dayanıklılığını artıracak bir önlem yoktur ve sulamayla ortam sıcaklığını yeterince düşürmek mümkün değildir. Çok yıllık çim tüy, diken, mum tabakasından oluşan ve bitkiyi aşırı ışık ve sıcaklık etkisinden koruyan mekanizmalara da sahip olmadığından, yurdumuzun sıcak yörelerinde, kuraktan değil esas olarak sıcaktan zarar görmektedir.
Bazı yeşil alan buğdaygillerinin kurağa ve sıcağa dayanıklıkları Bitki cinsi ve türü Kurağa dayanıklılık tanımı Sıcağa dayanıklılık tanımı Manda Otu Bermuda Çimleri Japon çimi Çok iyi İyi Orta Zayıf Çok zayıf Parlak yalancı darı Otlak ayrığı Kırmızı yumak Kamışsı yumak Çayır salkım otu Ak tavus otu Çayır köpek kuyruğu Yassı salkım otu Çok yıllık çim Çayır yumağı Yengeç çimi Kırayak çimi Halı çimi Yıllık çim Stolonlu Tavus. Otu Kaba Salkım. Otu Köpek Tavusotu
Sık Biçme ve Basılmaya Dayanıklılık Gerek dinlenme ve rehabilitasyon ve gerekse spor amaçlı yeşil alanların, sürekli olarak belli bir vejetasyon yüksekliğinde tutulması, bunu sağlamak üzerede sık biçilmesi gerekir. Çimler; insanların veya spor araçlarının engellenmeksizin hareketini sağlamak amacıyla, toprak yüzeyinden itibaren 1 -2 cm 2 den 7. 5 -10 cm’ye kadar değişen yüksekliklerde biçilir.
Biçim işlemleri sonucunda, çim bitkileri sap, yaprak ve kimi zaman çiçek (tohumları içeren başak formları) gibi organlarını kaybetmekte, bu nedenle de anılan organların yenilerini en kısa sürede oluşturmaları ve yeşil örtüyü yenilemeleri gerekmektedir. Bu açıdan biçim sonrasında tekrar eski yapısına ulaşabilen ve seyrelmeksizin yeni biçime hazır hale gelebilen çim cins ve türleri biçime en dayanıklı olanlardır.
Özellikle stolonlu ve rizomlu gelişme gösteren çim bitkilerinin yeniden büyüme ve gelişme açısından daha avantajlı olduğu kuşkusuzdur. Örneğin, ince yapraklı, güçlü ve yoğun saplı çim bitkileri, sık biçildikçe daha sık dokulu bir yeşil örtü oluştururken geniş yapraklı ve yumak formlu türler sık biçimde seyrelip boşluklar oluşturmakta, bu bitkilerde biçim sıklığına ve biçim yüksekliğine özen gösterilmesi gerekir.
Çim bitkilerinin biçilmesi kadar üzerine basılması veya araç tekerlekleriyle ezilmesi de önemle dikkate alınması gereken olumsuz faktörlerden birisidir. Gerek sportif, gerekse dinlenme amaçlı kullanımlar nedeniyle insanlar çim alanları üzerinde, bitkileri ezici parçalayıcı, koparıcı ve hatta topraktan sökücü etkiler yaptığı bir gerçektir. Bu baskılar çoğu zaman alandaki bitkilerin yaralanması, ezilip ölmesi ile sonuçlanmakta, baskı giderek arttıkça (çim alanının en çok kullanılan bölümleri) kelleşme olarak tanımlanan boşluklar ve çıplak toprak yüzeyleri çoğalıp, büyük masraflarla oluşturulan yeşil alan kısa sürede elden çıkmaktadır.
Çim türleri basma ve ezilmeye dayanıklılık açısından da çok farklılık göstermekte, tesis edilecek alanın kullanma amacına ve en çok yıpranacak bölümlerinin etkisinde kalacağı baskıya uygun türlerin seçilmesi zorunlu olmaktadır. Bu amaçla türlerin dayanıklılıklarının kazanmaktadır. dikkatle araştırılması ayrı bir önem
Kök Sistemlerinin Güçlülüğü Yeşil alan bitkileri saçak kökler içermektedir. Biyolojik açıdan saçak kökler, ince ve çok sayıda kökün bir araya gelmesiyle oluşmakta ve toprağın 10 -15 cm derinliğine kadar inebilmektedir. Hemen hemen tüm çim türleri benzer derinlikteki kök yapısına sahip olduğundan, bu bitkiler arasında kök sistemine göre bir ayrımlama söz konusu olmamaktadır. Ancak bu durum, yeşil alana her defasında ne miktarda su verileceği ve toprağın hangi derinliğe kadar ıslatılarak sulanacağı sorularını taşımaktadır. yanıtlayabilmek açısından önem
Çoğu zaman yapılan yanlış bir sulama şeklide; çok fazla su kullanarak etkin kök derinliğinin çok altına inecek düzeyde sulama yapılması, suyun gereksi olarak boşa harcanması ve hatta derin köklü yabancı bitkilerin güçlendirilmesidir. Oysa çim bitkileri, saçak formlu yüzlek kökleriyle toprağın ancak üst düzeyindeki su ve besin maddelerinden yararlanabilmekte, bu nedenle de sulama miktarı ve sulama aralığının özenle ve ekonomik ölçülere uygun şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.
Hastalık ve Zararlılara Dayanıklılık Yurdumuzda yeşil alanlar açısından en az bilinen ve hemen hiç dikkate alınmayan bir faktör de zararlı mikroorganizmaların oluşturduğu hastalıklar ile böcek, solucan, kör fare vb. canlıların verdiği zararlardır. Diğer tarımsal bitkilerde olduğu gibi, çim bitkilerinde de pek çok hastalık ve zararlı ile mücadele edilmesi gerekmektedir. Ancak bu alan özel bir uzmanlığı ve bilgi birikimini gerektirdiğinden ortaya çıkan sorunlar iyi bilinen ve kolay savaşım yapılabilen hastalık ve zararlılar dışında, bir uzmana danışılarak çözümlenmelidir. Bu konuda daha geniş bilgi ilerde verilecektir.
Yeşil Alan Örtülerinin Kalite Ölçütleri Bir yeşil alanın kalitesini değerlendirmede onu oluşturan bitkilerin bireysel özellikleri yanında dikkate alınması gereken bir başka öge de bu bitkilerin oluşturduğu yeşil örtünün özellikleridir. Yalın olarak çok olumlu nitelenen bir türün karışım halinde veya çok sayıda bulunduğu bir konumda aynı performansı gösterememesi veya arzulanan bir yeşil örtüyü oluşturamaması da söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle yoğun bir bitki topluluğundan oluşan yeşil alanların kalite ölçütleri çok iyi kavranmalıdır.
Üniformite (Tek Düzelik) Kaliteli bir yeşil alan, * genel görünümü ile tam bir bütünlük sergilemeli, * çıplak alanlar ve yabancı bitkiler, * böcek ve hastalıkların zararlarını gösteren sararmalar ile, * bozulma ve çürümeler sonucu oluşan anormallikler içermemelidir. Üniformite özelliği gözlem yoluyla saptanabildiğinden, çim alanlarda hem önem taşıyan, hem de kolayca değerlendirilebilen bir kalite ölçütünü ortaya koymaktadır. Bu özellik genel görünüm olarak da ifade edilebilir.
Her mevsim genel çim özelliği, * üniformite, * renk, * doku, * canlılık, * yabancı ot, * hastalık ve zararlılar bakımından gözlenir ve 1 -9 skalasına göre değerlendirilir. 1 = Çok kötü 3= Kötü 5= Orta 7= İyi 9= Çok iyi
Sıklık Birim alanda bulunan sürgün sayısını ifade eden “sıklık” değerinin nitelikli çim alanlarında yüksek olması arzu edilir. Sık sürgün, yabancı bitkileri engelleme, alanı tamamen örtme ve iyi bir yeşil bitki örtüsü oluşturma açısından önemlidir.
Deneyimler stolonlu ve rizomlu çim türlerinin; daha sık örtü oluşturduğunu ve 1 dm 2’de 100 -200 sürgün üreterek bitki sıklığını en üst düzeye çıkardığını göstermektedir. Orta derecede sık bir yeşil alan örtüsü 1 dm 2’de 100 -200 sürgün, zayıf bir örtü ise 100’den az sürgün kapsamaktadır.
Yeşil alanın sıklığı üzerine bitki türü dışında pek çok faktör de etkilidir. Örneğin, * kullanma şekli, * iklim, * mevsim, * toprak nemi, * makasla veya makinayla sık ve derinden biçim (toprağa yakın) ve * azotlu gübreleme de sürgün sayısını yani sıklığı etkileyen diğer etmendir.
Doku Yeşil alanın yeşil dokusunu oluşturan temel öğe yaprak ayalarının genişliğidir. Bitki türlerine göre çok farklı olabilen yaprak ayası genişliği * 1 mm’den daha az ise çim örtüsünün dokusu “çok ince”, * 1 -2 mm ise “ince”, 2 -3 mm ise “orta”, * 3 -4 mm ise “kaba” ve * 4 mm’den fazla ise “çok kaba” olarak nitelenmektedir.
* Biçim yüksekliği, * gübreleme miktarı ve * kapak şeklinde uygulanacak organik gübreleme doku üzerinde en çok etkili olan faktörlerdir.
Çim bitkilerinin yaprak genişliği koşullara göre farklı olabildiğinden, tesis edilecek çim alanı için tür seçiminde o türün maksimum ve minimum yaprak ayası genişlikleri bilinmeli, buna göre de ne tür doku oluşturduğu konusundaki bilgiler dikkate alınmalıdır. Karşımlardan oluşturulacak yeşil alanlarda ayrı her türün doku (yaprak eni) özelliği dikkate alınmalı ve birbirine benzer türler seçilmelidir. Aksi halde, tesis edilen çim örtüsü tekdüze (üniform) olmamakta ve yer ince veya kaba dokuların görüldüğü kalitesiz bir çim örtüsü ortaya çıkmaktadır.
Bazı önemli yeşil alan buğdaygillerinin ortalama yaprak dokuları (5 cm anız bırakılarak biçim) Bitki Türü Koyun yumağı Yaprak ayası genişliği Doku Tanımı 1 mm’den az Çok ince 1 -2 mm İnce 2 -3 mm Orta 3 -4 mm Kaba 4 mm’den fazla Çok Kaba Japon çimi Kırmızı yumak Japon Çimi Kaba Salkım Otu Bermuda çimleri Stolonlu tavus otu Çayır salkım otu Yıllık salkım otu Manda otu Çayır yumağı İtalyan çimi Ak tavus otu Çayır kelp kuyruğu Kamışsı yumak Parlak yalancı darı
Düzlük Çim örtüsünün düz bir yüzeye sahip olması hem görünüm hem de üzerinde gerçekleştirilecek fonksiyonlar açısından çok önemlidir. Bu açıdan bir ölçüt; yuvarlanan bir topun hareketini etkileyecek hiçbir engelin bulunmaması şeklinde tanımlanabilir. Yeşil alan örtüsünün düzlüğünü sağlayan unsurlar ise, ekim ve dikim aşamasında toprak yüzeyinin çok iyi tesviye edilmesi ve çim örtüsünün biçim ve bakımına özen gösterilmesi olarak özetlenebilir.
Tüm çabalara karşın bazı çim türlerinin oluşturduğu sık yumaklar ile yer topaklaşmalar ve keçeleşmeler olarak tanımlanan ölü sap, yaprak yığılmaları sonucunda çim örtüsünün düzlüğü kaybolabilmektedir. Özellikle yumak formlu çimlerde görülen bu sakıncayı gidermek için önlemler alınmalı, yer çim tamiri ve kapak harcı kullanılarak düzensizliklerin azaltılması yoluna gidilmelidir.
Diğer Kalite Ölçütleri Yeşil alanların niteliğini ortaya koymak açısından dikkate alınabilecek daha pek çok özellik bulunmaktadır. Bunlar; * renk, * kuru madde verimi, * sürgün dayanıklılığı, * biçim sonrası büyüme hızı ve * botanik kompozisyon gibi özelliklerdir.
Özellikle renk yeşil alanların kalitesini ortaya koymak açısından en çok dikkati çeken niteliktir. Ne var ki, yeşil rengin ton tercihleri bireylere göre değişmekte, bazı bireyler açık-filizi yeşili, bazı bireyler koyu yeşili, pek çokları da onların arasındaki yeşil tonlarını tercih etmektedir. Bu nedenle değişik çim türleri veya karışımlarının hangisinin daha kaliteli renk oluşturduğunu somut olarak ölçülendirmek veya sınıflandırmak sağlıklı bir yaklaşım olmamakta, genellikle içerdikleri yeşilin tonunu belirtmekle yetinilmektedir.
Bilindiği gibi insan gözü çim bitkilerinin yansıttığı 380 -760 nanometre (nm) dalga boylu ışınları alabilmekte ve yeşil olarak izlemektedir. Yeşil alandaki bitkilerin sağlığını, hastalık ve zararlı durumunu ve çevresel streslerin etkisini göstermek açısından önem taşıyan yeşil rengin belirlenmesinde klorofil indeksi (1 dm 2 alanda miligram olarak bulunan klorofil miktarı) değişik fotoseller ve spektrofotometreler yanında renk ıskalası da kullanılmaktadır.
- Slides: 45