Kadnlarda Cinsel lev Bozukluklar Cinsel lgi Uyarlma Bozukluu
Kadınlarda Cinsel İşlev Bozuklukları Cinsel İlgi / Uyarılma Bozukluğu
Kadında Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu • En sık rastlanan cinsel şikayet, her yaştan kadının, cinsel isteğinin olmaması ya da az olmasıdır. • Kadınların yaklaşık %30 -40’ında düşük cinsel istek sorunu bulunabilmektedir. • Son yıllarda, bu bozukluk medyadan, ilaç firmalarından ve bizzat kadınlardan büyük ilgi görmektedir- hepsi de cinsel isteği arttıracak sihirli bir iksir peşindedir. • «Bana göre, bir daha seks yapmasam da hiç sorun değil. » bu kadınlardan en sık duyulan cümledir.
Kadında Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu • Kadınlardaki cinsel istek kaynağı erkeklerden oldukça farklıdır, hormonal ya da genital heyecanlardan ziyade belirgin bir şekilde cinsel olmayan duygularla ortaya çıkar. • Daha fazla duygusal yakınlık kurma isteğinden, partneri mutsuz etmekten kaçınma girişimine kadar cinselliği güdüleyen farklı dürtüler vardır. • Gözlenebilir genital uyarılma ya da cinsel isteğe ilişkin içsel duygulardan ziyade kadının öznel cinsel uyarılma düzeyi daha önemli rol oynar.
Kadında Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu DSM-V Tanı Kriterleri • Aşağıdakilerden en az üçü ile kendini gösteren, cinsel ilgi/uyarılmanın yokluğu ya da belirgin olarak az olması: 1. 2. 3. 4. Cinsel etkinliğe karşı ilgisizlik ya da çok az ilgi gösterme 5. İçten ya da dıştan gelen hiçbir cinsel simgeye (yazılı-sözel-görsel) karşı cinsel ilgi/uyarılmanın olmaması ya da çok az olması 6. Her cinsel karşılaşmada ya da neredeyse her cinsel karşılaşmada (yaklaşık %75 -100’ünde) cinsel etkinlik sırasında, cinsel organlarda ya da cinsel organların dışında bir duyum olmaması ya da çok az olması. Cinsel içerikli düşüncelerin ya da düşlemlerin olmaması ya da çok az olması Cinsel etkinliği başlatmama ya da çok az başlatma, eşinin başlatma girişimlerine karşılık vermeme Her cinsel karşılaşmada ya da neredeyse her cinsel karşılaşmada (yaklaşık %75 -100’ünde) cinsel etkinlik sırasında, cinsel coşku/hoşlanma olmaması ya da çok az olması • En az, yaklaşık 6 ay ve belirgin sıkıntı (APA, 2013)
Kadında Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu DSM-IV-TR Tanı Kriterleri 1. Cinsel İstek Bozuklukları • Cinsel İsteksizlik Bozukluğu 2. Cinsel Uyarılma Bozuklukları • Kadında Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu
Kadında Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu • DSM-IV-TR’de kadınlarda cinsel istek bozukluğu ile cinsel uyarılma bozukluğu ayırılmaktadır. • DSM-V’te tek tanı altında birleştirilme nedeni, pek çok kadında istek ve uyarılmayı ayırmanın zor olmasından kaynaklanmaktadır. • DSM-IV-Tr’de kadın cinsel uyarılma bozukluğu, yetersiz genital uyarılmaya dayandırılmaktadır. • Ancak kadınlar biyolojik ve öznel uyarılmaya her zaman uyum sağlamamakta ve genelde tedavi arayan kadınlar öznel uyarılma yoksunluğundan endişe etmektedirler. • Biyolojik olarak uyarılsalar dahi öznel olarak uyarılmadıkları bilimsel çalışmalar tarafından gösterilmiştir. • Bu bilgilere dayanarak DSM-V’te kriter, kadınlarda biyolojik veya öznel düşük düzey uyarılmayı içerecek şekilde genişletilmiştir.
Değerlendirme • Bu vakaların değerlendirme süreci nispeten karmaşıktır. • Kadının ruhsal sağlığı (özsaygısı, beden imgesi, çekiciliğe dair duygu ve düşünceleri, stres düzeyi vb. )- psikolojik faktörler • • Fiziksel sağlığı ve ilaç kullanımı- biyolojik faktörler Duygusal yakınlığı- kişilerarası faktörler Mevcut cinsel ortam – bağlamsal / sosyal faktörler dikkate alınmalıdır. Cinsellik sırasındaki duygu ve düşünceler • Klinik değerlendirmede cinsel ilgi ele alınırken daha çok danışanın öznel motivasyonuna odaklanılır.
Duygusal Yakınlık • Çiftin duygusal yakınlığını değerlendirmek, • • güven duygularının, yatkınlıklarının, eleştirel olup olmadıklarının, ilişkide kadına çekici gelen unsurların değerlendirilmesini kapsar. • Eğer ilişki terapisine ihtiyaç varsa, bunun cinsel etkileşimden önce ele alınması gereklidir.
Ruhsal Sağlık • Kadının özsaygısı, çekicilik algısı, beden imgesinin yanı sıra dikkatini dağıtan stresli durumların ve endişelerinin olup olmadığının değerlendirilmesini de kapsar. • Cinsel ilgisi az olan kadınların, belli bir duygu durum bozukluğu tanıları olmasa da, daha düşük özsaygıya, değişken bir duygu durumuna sahip ve daha fazla kaygılı olma eğiliminde olduklarını gösteren bir çok araştırma bulunmaktadır. • Depresyonla düşük cinsel istek ve uyarılma arasında güçlü bir ilişki vardır. • Antidepresan kullanımı bu durumu daha olumsuz etkileyebilir. • Duygudurum bozukluğunun ele alınması ya da yapılan medikal müdahalelerin değiştirilmesi cinsellikle ilgili yapılacak müdahalelerden
Fiziksel Sağlık • Bazı biyolojik ve fizyolojik faktörler de uyarılmayı etkileyebilir. • Antidepresan kullanımı • Kronik böbrek yetmezliği • Diyabet nedeniyle kan şekerinde meydana gelen iniş çıkışlar • Hipotroid ya da hipertroid • Kemoterapi • Yumurtalıkların alınması • Hipotalamus ya da hipofiz hastalığı • Cinsellikle ilgili müdahalelerden önce bu vb. durumların değerlendirilmesi ve tıbbı müdahalelerin de planlanması gereklidir.
Cinsel Ortam • Çiftin olağan cinsel ortamının detaylı bir şekilde değerlendirilmesi, önerilecek olan değişimler için yol gösterici olabilir. • Gün içindeki zamanları, son cinsel birlikten sonra geçen zaman, cinsellikten önceki ve sonraki saatlerde nasıl zaman geçirildiği değerlendirilir. • Kadının motivasyonunu ve uyarılabilirliğini etkileyebilecek aktivitelere ne kadar yer verildiğine de özellikle dikkat edilmelidir.
Cinsel İlişki Sırasındaki Düşünce ve Duygular • Kadının cinsellik sırasındaki düşünceleri de ayrıca değerlendirilmelidir. • Bu düşünceler bu sorunları yaşayan kadınlarda genellikle dikkat dağıtıcı etkiye sahiptir. • Olumsuz etkileyebilecek düşünceler ve duygular; • • • Günlük stresli yaşam olayları Empoze edilen cinsel sıklıkla ilişkili kızgınlık ya da zorunluluk İstenmeyen gebelik gibi bir olumsuz sonuca ilişkin endişe Cinsel doyumun olmayacağına dair endişe Partnere karşı duyulan suçluluk
Cinsel İlişki Sırasındaki Düşünce ve Duygular • Bu kadınlar başlangıçta az olan isteklerine karşın, yine de duygusal yakınlığı arttırmak için suçluluk ya da zorunluluk hissetmeden cinsel ilişkiyi başlatabilir ya da kabul edebilirler. • Ancak aynı zamanda sözlü ya da sözel olmayan bir şekilde «bunu isteyerek yapmadıklarını» aktarır, ama yaşananlara «razı olurlar» . • Ama ilk başlardaki kaygılara rağmen bir miktar haz alınır ya da biraz uyarılma olur. • Ama böyle bir kadın ilk baştaki gerçekten istekli olmadığı düşüncesi ile tutarlı bir şekilde haz aldığı anlar da bile partnerini yönlendirmez. • Bu yüzden cinsel ilişki sonlanır ya da sadece partner doyuma ulaşır. • Dolayısıyla cinsel doyumun olmaması kurallaşır. • Zaman içinde bu cinsel doyum olmayacağı beklentisinin uyarılmayı tamamen engellediğini görürüz.
Tedavi Yaklaşımı • Cinsel terapi çerçevesinde cinsel istek ele alınırken danışanın motivasyonun öncelikli olarak değerlendirilir. • Partnerin veya başkalarının zorlamasıyla terapiye gelen danışanlar terapiyi terk etme eğilimi gösterirler. • Dolayısıyla terapi sürecinin başarısız olma olasılığı yüksektir. • Terapinin başlangıcında cinsel istek bozukluğunun zor bir konu olduğu, tedavisinin zaman alacağı ve danışanın terapinin sonuna kadar gelmesi gerektiği söylenir. • Terapi sürecinin başarısı danışana ve ortaya koyduğu motivasyona bağlıdır. • Cinsel ilişki yasağı konur. • Danışanın cinsellikten kaçınma davranışları ortaya koyma olasılığı yüksektir ve bu nedenle cinsel ilişki baskısının ortadan kaldırılması gereklidir. • Partner danışan talep edene kadar cinsel ilişki talebinde bulunmaz. • Duygusal etkileşimler ön plana çıkartılır.
Tedavi Yaklaşımı • Bir veya iki seans danışan ile yalnız görüşülür. • Özel konular ele alınır. • Bunlara daha önceki ilişkileri, uyku düzeni ve madde bağımlılığı olup olmadığı vb. konular da dahil edilmelidlir. • Terapi sürecinde direkt cinsellik çalışılmaz. • Genel olarak kişinin haz yelpazesi dikkate alınır. • Cinsel istek uyarıcıya bağlıdır. • Uyarıcı ise çevre, partner, kişinin kendisi olmak üzere üç alandan oluşur.
Tedavi Yaklaşımı • En önemli uyarıcı kişinin kendisidir. • Kişinin kendini kabul etmesi, iyi hissetmesi, vücudunda olup bitenleri duyumlaması ve biyolojik yapının bütün ve işler olması cinsel isteğin temelidir. • Kişinin iş, aile vb. konularda stres yaşamaması gerekir. • Terapi süreci bu temel çerçeve dikkate alınarak planlanır. • Öncelikle kişinin yaşamı, içinde yaşadığı ortam, sosyal çevresi, aktiviteleri, kendi benlik ve vücut algısı, vücudunu duyumlaması, partnerin uyarıcı olarak kodlanması ele alınır. • Danışanın kendine zaman ayırması, ilk aşamada yalnız aktivitelere de katılması, kendine bakım yapması, uyarıcı davranması ve diğerlerinden gelen uyarıcı ve çekici davranışları algılaması üzerine çalışılır.
Tedavi Yaklaşımı • Karşı cinsle ilgili düşünceler ve fanteziler üzerine çalışmak önemlidir. • Kişi karı cinste neyden uyarılır değerlendirilir. • Sonrasında çift olarak zaman geçirme, farklı ortamlara girme, iletişim teknikleri, pozitif ve negatif duyguları dile getirme gibi konular ele alınır. • Son aşamada, cinsel konular terapiye entegre edilir. • Cinsel konuları ve fantezileri konuşabilme, cinsle organlara dokunmadan ve cinsel organlara dokunarak iki aşamalı sensate focus (duyarılı odak) uygulama gibi tekniklere başvurulur.
Sensate Focus (duyarlı odak) Uygulaması • Cinsel terapilerde kullanılan masaj ve dokunma egzersizleri “sensate focus” veya “sensitif fokus” olarak bilinmektedir. • Çiftlerin yakınlıklarını ve bağlantılarını geliştirmek için birlikte yaptıkları bir dizi davranışsal egzersizleri içerir. • Vücudumuzda “erojen bölgeler” adı verilen pek çok haz bölgesi vardır. • Erojen bölgeler kişiden kişiye değişik yerlerde yoğunlaşabilmektedir. • Kulak arkası, boyun, sırt, memeler, bacak arası, kalça, klitoris, iç ve dış dudakların olduğu bölgeler, makat çevresi, bacaklar ve hatta ayak parmakları bile erojen bölgeler arasındadır. • Cinsel partner tarafından tüm vücuda yapılan masaj uygulamaları hazzı arttırmakta ve kişilerin rahatlamasına neden olmaktadır. • Önce kadın kendisine değişik haz noktalarına masaj yaparken, daha sonra eşi tarafından aynı masaj uygulanır ve kadının hangi bölgelerden haz aldığını keşfetmesi sağlanır.
Bir Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu Vakası Serap 35 yaşında, evli ve iki çocuk annesidir. 4 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğudur. Annesinin sürekli hasta olduğundan yakındığını ve çocukluğunda ondan sürekli ev işlerini yapmasını istediğini anlatmıştır. Çocukluğundan beri kendini hep yorgun hissettiğini belirtmiştir. 18 yaşında liseyi bitirdikten sonra evlenmiştir. Evliliğinin ilk 5 yılı boyunca eşinin ailesi ile birlikte yaşamış ve bu sırada ilk çocuğunu dünyaya getirmiştir. Bir süre sonra maddi sıkıntılar nedeni ile bir temizlik firmasında çalışmaya başlamıştır. 30 yaşında ikinci çocuğunu dünyaya getirmiştir. Serap genç kızlık döneminde ve evliliği boyunca cinselliğe karşı hep ilgisiz kaldığını dile getirmiştir. Son 2 yıldır da cinselliğe hiçbir şekilde ilgi duymadığını ifade etmektedir. Kocası yanına yaklaşınca işi olduğunu söyleyerek kaçımaktadır.
Bir Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu Vakası Kocası duruma kızmakta ve «yoksa başka birisi mi var? » diyerek Serap’a baskı uygulamaktadır. Serap da eşinin bu suçlamalarından ve kızgınlığında korktuğu için kendini mecbur hissederek cinsel ilişkiye girdiğini dile getirmiştir. Çift olarak cinsel terapiste başvurmuş ve yardım istemişlerdir. Serap durumdan rahatsız olduğunu ve kocasının kendisini boşamasından korktuğunu, tedavi olmak için elinden geleni yapmak istediğini ifade etmiştir. Serap cinsel istek duymamakta ve hem öznel uyarılma hem de fizyolojik uyarılma yaşamamaktadır. Dolayısıyla cinsel ilişkiye hazır olamamakta ve ilişki sırasında ağrı ve acı hissetmektedir.
Bir Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu Vakası • Serap’ın kendine ayırdığı zamanın arttırılması hedeflenmiş, çocukluğundan beri ilgisi olduğu için resim kursuna gitmeye başlamıştır. Kendine olan öz bakımı artmış ve bunun iş arkadaşlarının dikkatini ve ilgisini çektiğini fark etmiştir. Çifte cinsle ilişki yasağı konmuş, eşi Serap ile birlikte vakit geçirmeye çalışmış, iletişimlerinde ilerleme olduğu gözlemlenmiştir. • Sensitif fokus teknikleri sayesinde cinsel uyarılma ve fizyolojik uyarılmayı yakalayan Serap’ın talebi üzerine cinsel ilişki yaşanmaya başlamışlardır.
- Slides: 21