HUKUK UYUMAZLIKLARIN ZMNDE BAVURULABLECEK BR ALTERNATF OLARAK MZAKERE
HUKUKÎ UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜNDE BAŞVURULABİLECEK BİR ALTERNATİF OLARAK MÜZAKERE YOLU CEREN DEMİREL ANKARA 2017
• • • Günlük hayatta karşılan – hukuki ilişkiden kaynaklanan İki taraflı – çok taraflı Bireyler – topluluklar – kurumlar arasında Doğrudan giderilen – temsilciler aracılığı ile giderilen Açık - örtülü
UYUŞMAZLIK ÇÖZÜMÜ I. DAVA YOLU (YARGISAL USULLER) II. ALTERNATİF (GÖNÜLLÜ) ÇÖZÜM YOLLARI Asıl/geleneksel uyuşmazlık çözüm yolu olan mahkemeler önündeki çözüm yoludur. Geleneksel uyuşmazlık çözüm yollarına alternatif sunan / yargı dışı (mahkemelere gidilmeksizin geliştirilen) uyuşmazlık çözüm yollarının tamamını kapsar. ü ü ü ü MÜZAKERE Arabuluculuk Tahkim Tavsiye edici tahkim Mahkeme katılımlı tahkim Kısa yargılama Kısa jüri yargılaması Vakıa saptamasıyla görevli tarafsız bilirkişi Arabulucu-hakem Üç kişilik tahkim heyeti Yargısal arabuluculuk Ilımlı çözüm konferansı Ombudsman Tarafsız ön değerlendirme Maliyeti daha yüksektir. Uyuşmazlığı yöneterek tarafların maliyetlerini en aza indirir. Zaman alır. Taraflar zamandan tasarruf eder. Tarafların uyuşmazlık sonucu üzerindeki kontrollerinin en zayıf olduğu çözüm yoludur. Dava yolundan müzakere yoluna gidildikçe tarafların uyuşmazlık sonucu üzerindeki kontrolleri artar. Alınacak nihaî karar, genellikle taraflardan biri kazanırken, diğer tarafın ise kaybettiği bir kazan-kaybet sonucunu içerir. Her iki tarafın da mümkün olduğu kadar kazançlı çıkarken aynı zamanda en az kayba uğramasının sağlanmasını; başka bir ifadeyle kazan-kazan sonucuna ulaşılmasını hedefler.
“MÜZAKERE” KAVRAMI Anlaşmaya dayalı diğer tüm alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının temelini oluşturur. “Tarafların ihtiyaçlarını karşılayacak müşterek bir karar verme amacına yönelmiş, taraflar arasındaki iletişim”dir. İletişim görüşme + sözlü olmayan iletişim Müşterek karar verme müzakereye katılan herkesin şahsi tercihleri dikkate alınır. Bir sonuç değil, müzakerecilerin birbirlerine teklif ve karşı teklif sunmasının yanında, karşılıklı olarak bilgi verdikleri, paylaştıkları bilgileri değerlendirdikleri ve müzakere konusunu karara bağladıkları dinamik bir süreçtir. Hazırlık ve planlama yapılması, mevcut bilgilerin dikkate alınması, strateji ve taktiklerin kullanılması, objektif kıstaslara dayalı değerlendirmeler yapılması esasına dayanır. Temelini, “taviz vermek suretiyle uzlaşmak” oluşturur. Ilımlı, esnek, resmî olmayan, taraflarca yönetilen, tarafların durumlarına en yakın olan, tarafların kontrolüne imkân tanıyan ve her bir tarafın kendisiyle ilgili olan meselelerine uyum sağlayabilen bir yöntemdir. Tarafların hem zaman, hem de masraflardan tasarruf etmesini sağlar. Avukat ve temsilci bulundurma zorunluluğu yoktur. Taraflar, aralarındaki uyuşmazlığı bizzat çözebilirler. Tarafsız bir üçüncü kişinin katılımını gerektirmediği için aynı zamanda “özel bir anlaşmazlığın gerçek bir uyuşmazlığa dönüşmesini engelleyen” de bir yoldur. ADR yolları içinde en az şeklî olanıdır. Çeşitli hukukî sonuçlar doğurabilmesine rağmen çok az usul kuralına sahiptir. Taraflara ortaya çıkacak karar üzerinde en çok kontrol imkânını sağlar. Diğer ADR yollarından daha fazla kullanılan bir yoldur.
MÜZAKERE TÜRLERİ A. Uyuşmazlık Müzakeresi Alternatif uyuşmazlık çözümünün konusunu ve diğer alternatif çözüm yollarının temelini oluşturur. Günlük hayatta karşılan herhangi bir uyuşmazlığın çözümünde başvurulan müzakere türüdür. Genellikle pozisyon temelli (rekabetçi)dir Uyuşmazlığın tarafları, kendi lehine olan anlaşma koşullarını hedeflerken, aralarındaki ilişkiyi müzakerenin ardından da sürdürme beklentisi ve isteğini çoğunlukla taşımadıklarından, geleneksel müzakere modeli ile sürdürülmeye daha yatkındır. Avukatların müzakereye katılımına genellikle rastlanmaz; taraflar, aralarındaki uyuşmazlığı bizzat çözme eğilimindedir. Her ne kadar müzakerede avukat bulundurma mecburiyeti olmasa da, müzakere sürecinde bir avukatın görev alması, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava aşamasına gelmeden çözülmesinin sağlanabilmesi açısından faydalı görünmektedir. B. Sözleşme (Hukukî İşlem) Müzakeresi Günlük hayatta karşılan bir uyuşmazlıkla ilgili olmayan; satım, eser, hizmet, kira gibi sözleşmelerin öncesinde yapılan müzakere türüdür. Müzakere süreci ilkeli (sorun çözücü) müzakere modeli ile gerçekleştirilmeye müsaittir; çünkü taraflar, aralarındaki ilişkiyi sürdürme yönünde bir beklenti ve istek içindedir. C. Uzlaşma Müzakeresi Avukatların aslî faaliyet alanını oluşturan, dava veya tahkim sürecindeki ya da müzakereler sonucunda uzlaşma sağlanamadığı takdirde dava veya tahkime gidecek olan uyuşmazlıkların müzakeresidir. Diğer müzakerelerin aksine, her zaman için avukatla temsil söz konusudur. Vekil sıfatıyla hareket eden müzakereci, kendisine temsil yetkisini veren tarafın talimatları ile, yanlış olduğunu düşünse dahi, bağlıdır. Diğer müzakere türlerinden farklı olarak, hukukun gölgesinde pazarlık söz konusudur. Davacının davalıya karşı ileri sürdüğü talep üzerinde görüşülürken, müzakerecilerin bu davanın sonucuna yönelik beklenti ve tahminleri, aynı zamanda uzlaşma seçeneklerini de etkiler. Müzakereciler, birbirleri için iki taraflı tekel oluştururlar. Taraflar, aralarındaki uyuşmazlık konusu talebin ifasını sadece birbirlerinden isteyebilirler. Dolayısıyla, burada üçüncü bir kişi değil, ancak derdest davalının davalısı davacının talebini karşılayarak bu davayı sona erdirebilir.
İLGİLİ KAVRAMLAR Pazarlık Müzakere sürecinin “müzakerelerin yapılması ve yürütülmesi” aşamasında yoğun olarak kullanılan bir yöntemdir. Pazarlık Sepeti Müzakere edilmesi gereken konular bütünüdür. Direnç Noktası Müzakerecinin kabul edebileceği en son noktadır (ör. satın alınabilecek en yüksek fiyat veya kabul edilebilecek en düşük ödeme gibi). Anlaşma Bölgeleri Tarafların direnç noktaları arasında kalan ve dolayısıyla uyuşmazlığın her iki tarafını da tatmin edebilecek bir anlaşmanın yapılmasının mümkün olduğu alandır. Taban Değeri Müzakerecilerin kabul edebilecekleri en kötü sonuçtur. Taban değerin belirlenmesi, kişileri çok kötü bir anlaşmayı kabul etmekten korur; ama aynı zamanda bu değer, değiştirilmemesi gereken bir pozisyonu ifade ettiği için esnek değildir. Bu sebeple de kişileri diğer tarafın ortaya koyduğu ve kabulü akla yatkın olacak alternatifleri göz önüne almaktan alıkoyabilir. Akla Uygun Anlaşma Her iki tarafın meşru menfaatlerini mümkün olduğunca karşılayan, çatışan menfaatleri adil biçimde çözen, dayanıklı ve toplumsal menfaatleri dikkate alan anlaşmadır. Müzakere Edilen Anlaşmaya En İyi Alternatif (BATNA) Teklif edilen bir anlaşmayı ölçmek için alınacak, hem kişiyi aleyhine olan koşulları kabul etmekten koruyan hem de lehine olan koşulları reddetmesini önleyen tek standarttır. Dolayısıyla, taban değerini karşılamayan bir anlaşmayı reddetmek yerine, bu teklifi BATNA ile kıyaslayarak menfaatleri karşılayıp karşılamadığını tespit etmek tercih edilmelidir. BATNA ne kadar iyiyse, müzakere gücü de (müzakere edilen bir anlaşmanın şartlarını iyileştirme imkânı) o kadar artar. Bu sebeple tarafların, kendi BATNA’sı kadar karşı tarafın BATNA’sını da bilmesi öenemlidir. Müzakere Edilen Anlaşmaya En Kötü Alternatif (WATNA)
BATNA & WATNA ÖRNEĞİ Yüklenici – İşsahibi (eser söz. ) Gereği gibi ifa etmeme sebebi ile sözleşmenin işsahibi tarafından feshi Yüklenicinin ilk talebi: 60. 000 TL tazminat + masraflar Yüklenicinin uzlaşma müzakerelerindeki talebi: 50. 000 TL tazminat + masraflar İşsahibinin teklifi: 25. 000 TL Sonuç: müzakereler ertelenir. Yüklenicinin BATNA’sı: dava açıp 60. 000 TL tazminat + 10. 000 TL masraf = 70. 000 TL’nin tamamının almak. ANCAK Yüklenicinin gereği gibi ifa etmeme sebebi ile işsahibine ödemesi gerekebilecek tazminat miktarı: 20. 000 TL Bu durumda yüklenicinin net alacağı: 70. 000 TL – 10. 000 TL masraf – 20. 000 TL tazminat = 40. 000 TL’ye düşebilir. Ayrıca yüklenici davayı kazansa bile, diğer işsahipleri ile yaptığı sözleşmeler ve müşteri çevresiyle olan iş ilişkileri, aleni bir yargılamadan zarar görebilir. Yüklenicinin WATNA’sı: davayı kazanamamak; dolayısıyla hiçbir tazminat alamayınca 10. 000 TL masraf da dahil olmak üzere toplam 70. 000 TL kaybetmek. Ayrıca diğer ticari ilişkilerinin aleni yargılama sonucunda zarar görmesi. Bu bilgiler ve başarı olasılığı karşısında yüklenici makul bir uzlaşma stratejisi oluşturabilir ve 35. 000 TL üzerinde bir tazminatla masraflar toplamını karşılayacak miktarda bir uzlaşma teklifini kabul edebilir.
Geleneksel müzakere teorisidir; irade esaslı karar verilir. Taraflar, karşı tarafı ikna etmeye, zorlamaya veya kandırmaya çalışarak onlara kendi başlangıç pozisyonlarını kabul ettirmeyi amaçlarlar. Mevcut sınırlı kaynakları uyuşmazlığın tarafları arasında paylaştırırken taraflardan biri diğer tarafa göre daha kazançlı çıkar (kazan-kaybet sonucu). Tarafların pozisyonunu temel alır. Müzakereciler arasındaki uzun vadeli ilişkilere zarar verme tehlikesini taşır (Bu yüzden ancak sınırlı kaynakların müzakere tamamlandıktan sonra gelecekte ilişkilerini sürdürmeyecek taraflar arasında bölünmesi için uygun bir yol olabilir). Anlaşmaya varılabilmesi için gereken zaman ve maliyeti arttırmasının yanında hiçbir anlaşmaya varılamaması riskini de taşır. Akla uygun bir anlaşmaya verimli ve barışçıl bir şekilde varılması zordur ve hatta akla uygun olmayan anlaşmalar doğurabilir. Nitekim, yumuşak müzakereci ile sert müzakereci karşıya geldiğinde, avantaj sert müzakerecidedir ve büyük ihtimalle müzakere, sert müzakerecinin lehine ve çoğunlukla akla uygun olmayan bir anlaşmayla sonuçlanır. Adil olmayan bir anlaşmaya varılması durumunda bu anlaşmanın kalıcı olma ihtimali zayıftır. Tarafların iradesinden bağımsız, müştereken belirlenecek bazı objektif kriterler ışığında karar verilir. İnsan ilişkilerini sorunlardan ayırır. Karşı tarafın bakış açısını anlamaya, karşı tarafın olumsuz algısını değiştirecek davranışlarda bulunmaya, hedeflenen sonucun alınması sürecine karşı tarafı da dahil etmeye, hem karşı tarafın hem de kendi duygularını tanımaya ve anlamaya, karşı tarafı aktif şekilde dinlemeye ve dinlediğini belli etmeye, karşı tarafı tanımaya çalışmaya, karşı tarafla çatışmak yerine karşı tarafa müzakereyi yana sürdürülen bir süreç olarak hissettirmeye, sorunların üzerine karşı tarafı suçlamadan gitmeye önem verir. Aralarında uyuşmazlık olan tarafların tamamının ortak menfaatlerini korumayı amaçlar (kazan-kazan sonucu). Sorunların esasını / tarafların menfaatlerini temel alır. Kişileri sorunlardan ayırarak tarafların esas menfaatlerine yoğunlaşan ve adil kriterlere dayanan bir yöntem olması sebebiyle taraflar arasındaki ilişkiyi koruyucu bir özellik taşır. Her iki tarafı da tatmin edecek seçenekler ortaya koymasından dolayı anlaşma sağlanması daha muhtemeldir. Müzakerenin verimli ve barışçıl bir şekilde, adil ve akla uygun bir anlaşma ile sonuçlanmasını vaat eder. Varılan adil anlaşmanın kalıcı olması muhtemeldir.
1. İnsanlar 2. Menfaatler 3. Seçenekler 4. Kriterler İlişkiyi geliştirmek Ödün talep edilir. Kişiler sorunlardan ayrı için ödün verilir tutulur. (istismara açıktır). Kolayca pozisyon Pozisyon sağlama Pozisyonlara değil, değiştirilir. alınır. menfaatlere odaklanılır. Anlaşmaya Anlaşmanın bedeli Her iki tarafın da kazançlı varılabilmesi için olarak tek taraflı çıkması için çeşitli seçenekler tek taraflı kayıtlar kazanç talep edilir. ortaya konulur. kabul edilir. Anlaşma Pozisyonda ısrar Sonucun objektif kriterlere sağlanabilmesi için edilir. dayandırılması konusunda ısrar edilir.
SORUN ÇÖZÜCÜ YAKLAŞIMIN DAYANDIĞI TEMEL PRENSİPLER: I. İNSANLARIN SORUNLARDAN AYRI TUTULMASI Uyuşmazlığın karşı tarafı bir gerçek kişi olmasa bile, müzakere sürecinde karşı tarafın soyut temsilcileri ile değil, insanlarla muhatap olunmaktadır. Örneğin, müzakerede sarf edilecek çabanın «X Şirketi» veya «X Üniversitesi» değil, bu şirket veya üniversitenin temsilcisi üzerine yoğunlaştırılması daha iyi sonuç alınmasını sağlayacaktır. Her müzakerecinin kendi menfaatlerini karşılayan bir anlaşmaya varmak ve iyi bir iş ilişkisi sürdürmek; yani esasa ve ilişkiye dair olmak üzere iki menfaati mevcuttur. İnsanların, esasa ilişkin tartışma ile insan ilişkisini birbirine karıştırma eğiliminde olması, müzakereden elde edilecek menfaati de tehlikeye atmaktadır. Dolayısıyla, uyuşmazlığın esasının özel ilişkilerden ayrı tutulması büyük önem taşımaktadır. İnsan sorunlarının kaynağını teşkil eden üç temel unsur (algılama, duygu ve iletişim) üzerinde durulmalıdır: • karşı tarafın bakış açısını anlamak • karşı tarafın olumsuz algısını değiştirecek davranışlarda bulunmak • hedeflenen sonucun alınması sürecine karşı tarafı da dahil etmek • hem karşı tarafın hem de kendi duygularını tanımak ve anlamak • karşı tarafı aktif şekilde dinlemek ve dinlediğini belli etmek • dış etkenlerin olumsuzluklarından kaçınmak için karşı tarafla özel ve gizlilikle yürütülecek bir iletişim kurmak • karşı tarafı tanımaya çalışmak • karşı tarafla çatışmak yerine karşı tarafa müzakereyi yana sürdürülen bir süreç olarak hissettirmek • sorunların üzerine karşı tarafı suçlamadan gitmek
SORUN ÇÖZÜCÜ YAKLAŞIMIN DAYANDIĞI TEMEL PRENSİPLER: II. POZİSYONLARA DEĞİL, MENFAATLERE ODAKLANILMASI Tarafların Pozisyonu verdikleri kararlar Tarafların Menfaatleri kararları vermelerinin altında yatan sebepler Pozisyonlara değil de menfaatlere odaklanılmasının önem taşımasının sebepleri: 1. Her bir menfaati karşılayacak birden çok pozisyonun olabilir 2. Tarafların çatışan pozisyonlarının arkasında sadece çatışan değil, aynı zamanda örtüşen veya birbirini tamamlayan menfaatleri de bulunabilir. Örneğin Bir satım sözleşmesindeki taraflardan biri (alıcı) bugün için daha çok kaygı duyarken, diğer taraf (satıcı) ise gelecek için kaygılı olabilir. Bu durumda alıcı, daha sonra ödeme yapacaksa satın alacağı arabaya daha fazla para ödeme; satıcı ise, daha yüksek fiyata satacak olursa ödemeyi daha sonra alma konusunda karşılıklı anlaşmaya varabilir. Dolayısıyla, karşı tarafın menfaatlerinin ne olduğunun araştırılması, müzakerenin sonucunu büyük ölçüde etkileyecektir. Örneğin Tarafların zamana verdikleri değer, risk almak isteme veya istememe, şekle veya içeriğe daha fazla önem atfetme, ekonomik veya siyasi durumu ya da iç veya dış etkenleri göz önüne alma, yakın veya uzak geleceği düşünme gibi hususlardaki birbirinden farklı yaklaşımlarının ortaya çıkarılması suretiyle tarafların menfaatlerinin birbiri ile uyumun tespiti de mümkün olabilir. Tek menfaatin para olduğunun peşinen kabulü, karşı tarafın asıl menfaatinin güvenlik, aidiyet duygusu, kabul görme, yaşamının kendi kontrolünde olması, ekonomik açıdan iyi durumda olmak gibi temel ihtiyaçlarının olabileceğinin gözden kaçırılmasına da sebep olabilir. Kişinin kendi menfaatlerinin ne olduğunu karşı tarafa açıklaması da müzakere sonucuna etki edecektir. Bu sebeple kişilerin kendi pozisyonları değil; ama menfaatleri için sert ve kararlı şekilde mücadele etmeleri önerilmektedir.
SORUN ÇÖZÜCÜ YAKLAŞIMIN DAYANDIĞI TEMEL PRENSİPLER: III. KARŞILIKLI KAZANÇ İÇİN SEÇENEKLER YARATILMASI Müzakere sürecinde çeşitli seçenekler yaratılmasının ve dolayısıyla da akla uygun bir anlaşmaya varılmasının belli başlı engelleri Müzakerenin akıbeti için büyük önem taşıyan yaratıcı seçenekler ortaya konulabilmesi için benimsenmesi gereken davranış biçimleri yeni fikirlere eleştirel düşünce ile yaklaşarak erken yargıya varmak seçenek yaratma işini, gerekirse yaratıcı düşünce tekniklerinden de faydalanarak, bu seçenekleri yargılayarak arasından seçim yapma ve karar verme sürecinden ayırmak başlangıçtan itibaren tek bir en iyi ve doğru cevap arayışı tek bir doğru cevabı bulmaya çalışmak yerine bu aşamada sadece seçenekleri genişletmeye odaklanmak müzakere konusunun sabit olduğu ve taraflardan yalnızca birinin kazanacağı varsayımı uyuşmazlığın iki tarafını da kazançlı çıkaracak bir çözüm arayışı içinde olmak yalnızca kendi menfaatlerine odaklanılması sebebiyle diğer tarafın menfaatlerine de cevap verecek bir çözümün geliştirilmesine katkıda bulunulmaması karşı tarafın kararlarını kolaylaştıracak yollar aramak
FİKİR GELİŞTİRME TEKNİKLERİ BEYİN FIRTINASI Ø Birçok farklı türdeki açık uçlu problemin çözümünü bulmaya yardımcı olması için kullanılabilecek geleneksel bir yaratıcı fikir geliştirme tekniğidir. Ø Teknikten beklenen üretkenliğin maksimize edilebilmesi için beyin fırtınası sürecinde uyulmasında fayda bulunan kurallar: Öncelikle eleştiriye izin verilmemeli; ortaya çıkan fikirler hakkındaki olumsuz yargılar ve değerlendirmeler daha sonraya bırakılmalıdır. Aksi hâlde, kişilerin fikirleri açıklanmak durumunda bırakılması, süreci sekteye uğratacaktır. 1. 2. İfade serbestisi ve uç fikirler, daha iyi fikirlerin doğmasını sağlayacağından dolayı teşvik edilmelidir. 3. Ne kadar çok fikir üretilirse başarıya ulaşma ihtimali o kadar artacağı için niceliğe önem verilmelidir. Diğer fikirlerin de üzerine bir şeyler konulmalı; kişiler kendi fikirleri ile sürece katkıda bulunurken başkalarının fikirlerinin nasıl geliştirilebileceği veya iki ya da daha fazla fikrin daha iyi bir fikir elde edilebilmesi için nasıl bir araya getirilebileceği (kombine edilebileceği) üzerinde durmalıdır. 4. Ø Beyin fırtınası, bireysel veya grup olarak uygulanabilmekle beraber, yazılı, sözlü, tersine ve rol fırtınası gibi çok çeşitli türleri de haizdir. Örneğin yazılı beyin fırtınası (brainwriting), gruptaki kişilerin kendilerine ait fikirleri yazıya dökerek bunları diğerleriyle daha sonra paylaştıkları bir beyin fırtınası çalışmasıdır. Elektronik beyin fırtınası (electronic brainstorming / brain-netting / brainlining) ise, katılımcılara ağ üzerinden eşzamanlı olarak fikirlerini girebilme, bütün fikirleri görebilme ve kaydetme imkânı sunduğundan dolayı oldukça etkili bir yöntemdir. Ø Grup beyin fırtınasının başarısının, grup liderinin deneyimine ve becerilerine bağlı olması, karmaşık problemlerin çözümüne uygun olmaması, rastgele yapılan çağrışımlara dayandığından her zaman orijinal çözümler getirmemesi, özellikle teknik içerikli veya yazılı materyallerin göz önünde tutulmasını gerektiren durumlar için uygulanmaya elverişli olmaması gibi tekniğe ilişkin sınırlar, bu tekniğin sorunlu yönlerini oluşturmaktadır.
TESADÜFİ GİRDİ: YARATICI PROBLEM ÇÖZME İŞLEVİ Tesadüfi Girdiye ( «Cam» a) İlişkin Özellikler ve/veya Çağrışımlar Gerçek Problem (Halkın, Polis Mekanizmasına Yönelik Algısını İyileştirmek) ile İlişkilendirilen Çözüm Fikirleri Saydamdır Hataların üstesinden gelebilmek için halkın kolaylıkla erişebileceği şeffaf bir prosesin yaratılması Keskindir Halkın zayıf algısının polise en çok zarar verdiği alanın bulunup oraya konsantre olunması Görüntüyü yansıtma özelliğini haizdir Ne durumda olunduğunun yansıtılması bakımından düzenli iç denetimlerin planlanması Işığı dağıtmak için kullanılabilir Flash haberleri iletmesi ve polis güncellemeleri sağlaması için görevlendirilmiş polis harici personellerin kullanılması
METAFORİK DÜŞÜNME: YARATICI PROBLEM ÇÖZME İŞLEVİ Metaforik Problem (Kilo Verme) için Çözüm Fikirleri Gerçek Problem (Üretim Maliyetlerini Düşürme) ile İlişkilendirilen Çözüm Fikirleri Alınan kalorileri hesapla Girdi masraflarını denetle Kalori kaybetmek için egzersiz yap Bütün girdileri tüket (geri dönüşüm, yeniden üretim, vs. ) Gıda alım miktarını izle Girdileri denetle Belli kategorilerdeki gıda alımını kısıtla Belli tedarikçileri dikkatle seçerek masraflardan tasarruf et Düşük kalorili gıdalarla beslen Düşük masraflı ikameler bul Fazla miktarda su iç Mükerrer prosesleri temizle Zayıflama kulübüne katıl Diğer benzer departmanlarla fikir ve destek paylaşımında bulun
SORUN ÇÖZÜCÜ YAKLAŞIMIN DAYANDIĞI TEMEL PRENSİPLER: IV. OBJEKTİF KRİTERLERE DAYANILMASI İrade esaslı karar vermek; başka bir deyişle, taraf iradelerinin birbirini etkilemesi (pozisyonel pazarlık) ile oluşacak verimli olmayan kazan-kaybet şeklindeki bir sonuç yerine; tarafların iradesinden bağımsız, müştereken belirlenecek bazı objektif kriterler ışığında karar verilmesi, adil ve akla uygun bir anlaşmaya varma ihtimalini güçlendirir. Esasa dair uyuşmazlığın çözümünde başvurulabilecek meşru ve uygulanabilir nitelikte objektif kriterler: • piyasa değeri • yerleşik uygulama • bilimsel değerlendirme • profesyonel standartlar • randıman • maliyetler • mahkemenin vereceği karar • ahlaki standartlar • eşitlik ilkesi • gelenek • mütekabiliyet esası Örneğin, kira, satım veya eser sözleşmelerinde, iş anlaşmalarında, sulh anlaşmalarında, milletlerarası müzakerelerde müzakere edilen fiyatın, piyasa değeri veya ikame maliyeti gibi objektif kriterler esas alınarak belirlenmesi. Usule dair sorunlara ilişkin başvurulabilecek objektif yöntemler: • sırayla yapmak • kura çekmek • tarafsız uzman bir üçüncü kişinin karar vermesine izin vermek
MÜZAKERENİN SONUCU AMAÇ: MÜŞTEREK KARAR ALABİLME / SÖZLEŞME YAPABİLME A. BAŞARI İLE SONUÇLANMA B. BAŞARISIZLIK İLE SONUÇLANMA C. İKİNCİL KONUDA ANLAŞMA İLE SONUÇLANMA Ulaşılmaya çalışılan birincil anlaşmaya varılır (esaslı konularda anlaşılır). Ne esasa, ne de usule ilişkin konularda anlaşma sağlanır. Birincil konularda anlaşmaya varılamasa da, usule ilişkin (ikincil) konularda anlaşmaya varılır. Taraflar arasında anlaşmaya varılır / sözleşme yapılır. Uyuşmazlık davaya dönüşür. Uyuşmazlığın çözümüne yönelik bir adım atılmış olur. Müzakere sonucu taraflar arasında yapılan sözleşmeyi borçlunun ihlali hâlinde alacaklı taraf mahkemeye başvurarak sözleşmenin ifasını sağlayabilir. Müzakere sürecindeki beyan ve Taraflar arasındaki anlaşmaya ikrarlar, uyuşmazlığa ilişkin göre aralarındaki uyuşmazlık, davada delil olarak örneğin hakeme gider. kullanılamaz; mahkemede geçerli sayılmaz.
GENEL DEĞERLENDİRME Uyuşmazlıkların çözümü için harcanacak zaman ve masrafları dava yoluna nispetle oldukça azaltması sebebiyle, alternatif çözüm yollarının tercih edilmesi, özellikle uyuşmazlığın tarafları yönünden çok daha kârlı görünmektedir. Nitekim, yargılama harç ve giderleri yükseldikçe uyuşmazlığın taraflarının dava yolundansa uzlaşmayı tercih ettikleri doktrinde de savunulmaktadır. Topluma hâkim olan dava alışkanlığının aşılarak müzakere ve diğer alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuruların yaygınlaşması, taraflara sağlayacağı faydaların yanında, adli ve idari yargıda ilk ve üst derece mahkemelerinde aşırı iş yükünden kaynaklanan krizin önüne geçilmesine yardımcı olarak ayrıca kamu yararına da hizmet edecektir. Müzakerelerin özellikle sorun çözücü yaklaşım ile sürdürülmesi, bu yaklaşımın insanlar arasında anlayışlı olmayı geliştirmesi, her iki tarafın da menfaatlerinin tatmin edilmesine yardımcı olması, harcanacak zaman ve yapılacak masrafları en aza indirmesi, kalıcı anlaşmaların yapılmasını ve ilişkilerin devamlılığını sağlaması, uyuşmazlıkların çözülebilecek en düşük maliyetle sonuca ulaştırılmasına imkân tanımaktadır.
- Slides: 24