GDO GERE Prof Dr Rengin ERDAL Bugn ANT
GDO GERÇEĞİ Prof. Dr. Rengin ERDAL
Bugün ANTİ GDO’cular sağlık alanında güvenle kullandığımız, yaşam kurtaran, ömrü uzatan birçok temel ilacın GD ürün olduğunu saklamakta çok başarılılar.
l l l l İnsulin, İnterferonlar İnterleukinler Hibrid antibiyotikler Büyüme hormonları Vitaminler Kök hücreler vb… GD ürünlerdir.
l Gen teknolojisi kullanılarak elde edilen Transgenik ürünlerin insan sağlığı ve çevre üzerindeki olası olumsuz etkileri uzun süredir tartışılmaktadır. Tartışmaların uzama nedeni “bilgi boşluğu “ denilen kavrama dayanmaktadır.
Toplumlar GDO ‘lar konusunda olumsuz haber bombardımanı altındadır. Anti GDO kampanyaları o kadar etkindir ki, bu kampanyalara bilimsel gerçeklerle karşı çıkanlar üzerinde yoğun şekilde bir mahalle baskısı oluşturulmaktadır.
Nedir GDO? Gen teknolojisi kullanılarak izole edilen genler üzerinde değişiklikler yapıldıktan sonra , l l İzole edildikleri canlıya Yada farklı bir canlıya aktarıldıktan sonra ortaya çıkan yeni canlıya verilen isimdir. GDO: Genetiği değiştirilmiş organizma GD : Transgenik organizma, genetiği değiştirilmiş ürünler
l Bu ürünler biyomühendislik organizmaları olarak adlandırılır. l Bu organizmalara aktarılan genler transgen olarak tanımlanır.
GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALARIN POTANSİYEL FAYDALARI 1. Besin kalitesinin arttırılması 2. Sağlığa yönelik yararlarının arttırılması 3. Meyve ve sebzelerin raf ömürlerinin uzatılması ve organoleptik kalitelerinin arttırılması 4. Bitkisel ve hayvansal ürün veriminin arttırılması 5. Yenilebilir aşı ve ilaç üretimi 6. Bio –fabrikalar ve endüstriel üretim için ham madde materyali olarak kullanımı 7. Çevresel faydaları
1. Besin kalitesinin arttırılması a. Protein kalitesi artar. b. Karbonhidrat içerikleri artar c. Nişasta içerikleri artar
a. Protein kalitesi artar. l Proteinin metiyonin ve lisin içeriği arttırılarak ürünlerin esansiyel amino asit içeriklerinde artış sağlanır. Örneğin: Çiftlik hayvanlarının besinlerindeki amino asit miktarının artışı da et , süt ve yün üretimlerini arttırır.
b. Karbonhidrat içerikleri artar Örneğin: Ketçap, domates sosu yapmak için gıda işlemede domateslere yoğun içerik kazandırılır.
c. Nişasta içerikleri artar l Örneğin: Kızartma işlemi sırasında daha az yağ çeken pişirme süresi ve maliyeti azaltılmış patates üretilir.
2. Sağlığa yönelik yararların arttırılması a. Anti-oksidant ve vitamin içeriklerinin arttırılması b. Doymamış yağ asidi düzeylerinin arttılması
a. Antioksidant ve vitamin içerikleri arttırılır l Örneğin: Karatenoidler, Flavanoidler, Vit A, C ve E miktarları arttırılarak kanser ve diğer kronik hastalık oranlarında azalma sağlanır.
b. Doymamış yağ asidi düzeyleri arttırılır Örneğin: Kanola, Soya, Ayçiçeği ve yer fıstığı bitkilerinde doymamış yağ asidi düzeyini arttırmak için bu teknoloji kulanılmaktadır Besin değeri artırılmış ürünler yetersiz beslenmeyi azaltmaya yardım edecektir ve gelişmekte olan ülkelerin temel besin ihtiyaçlarını karşılamayı sağlayacaktır.
3. Meyve ve Sebzelerin Raf Ömrü ve Organoleptik Kalitelerinin Artırılması Ürünlerin raf ömürlerinin uzatılması: Üretici ve satıcı için taşıma depolama işlenmeyi kolaylaştırır.
Tüketici içinde , ürünü uzun süre bozulmadan kullanmayı sağlar. l Ürünlere koku, lezzet, yumuşaklık/sertlik derecesi gibi yüksek kalitede organoleptik özellikler kazandırılarak tüketici memnuniyetini arttırır.
4. Bitkisel ve Hayvansal Ürün Veriminin Artırılması l Hızla artmakta olan dünya nüfusunun 2025 yılı itibarıyla 8 milyarı geçmesi ve bu artışın %95 inin gelişmekte olan ülkelerde oluşması beklenmektedir Türkiye için öngörülen nüfus 87 milyondur.
Artan nüfusu beslemek için tarım alanı açılması amacıyla l 1. Tropik yağmur ormanlarının yok edilmesi l 2. Suların kirletilmesi l 3. Toprakların çoraklaştırılması ve ekilebilir alanların artırılması çözüm değildir.
Geleneksel yöntemlerle birim alandan biyolojik verim artışında sınırlara gelindiği düşünüldüğünde yeni teknolojilerin kullanılması kaçınılmaz görünmektedir.
NOBEL ÖDÜLLÜ bitki islahçısı Norman Borlaug (Borlaug 2003) buğday, mısır gibi tahıl ürünlerinin %80 arttırılması gerektiğini söylemektedir.
5. Yenilebilir Aşı ve İlaç Üretimi Olgunlaştığı zaman çiğ olarak tüketilen muz gibi bazı tropikal ürünler; hepatit, kuduz, dizanteri, kolera ve ishal ile gelişmekte olan ülkelerde yaygın olan diğer bağırsak enfeksiyonlarına karşı kullanılabilen proteinleri üretmek için genetik olarak değiştirilebilmektedir
6. Bio-fabrikalar ve Endüstriyel Kullanım İçin Ürün Ham Materyali Olarak Kullanımı l Genetiği değiştirilmiş organizmalar , ilaç endüstrisinde kullanılan vitaminler, monoklonal antikorlar, aşılar, antikanserojen bileşikler, antioksidantlar, plastikler, fiberler, polyesterler, afyonlu ilaçlar/uyku ilaçları, interferon, insan kan proteinleri ve karotenoid üretmek için kullanılmaktadır.
l Bu gün ANTİ GDO’cular sağlık alanında güvenle kullandığımız, yaşam kurtaran, ömrü uzatan birçok temel ilacın GD ürün olduğunu saklamakta çok başarılılar.
l GDO’lar aynı zamanda gıda endüstrisinde kullanılan protein, enzim, stabilizatör, kıvam artırıcı, emülgatör, tatlandırıcı, koruyucu, renklendirici ve tat verici gibi gıda karışımları üretmek için de kullanılmaktadır. Örneğin bu gün ülkemizde üretilen yoğurtların %100, peynirlerin %80 i inde mayalamada kullanılan çimosin, rennin gibi gıda enzimleri GD ürünlerdir.
l Gen aktarım teknolojisi ile gıda, ilaç ve biyoteknoloji endüstrisinde kullanılan maddelerin üretimi geleneksel işlemlere göre çok daha avantajlıdır. Çünkü yeni teknoloji ile arzu edilen bir ürün, fazla miktarda, çok daha ucuz, nakil ve depolama işlemleri daha uygun olarak üretilebilir
7. Çevresel Faydaları GDO bitki üretiminin artması sonucu kimyasal gübre kullanımı çok azalmaktadır.
l Transgenik bitkilerin insan sağlığı ve çevre üzerindeki olası olumsuz etkileri uzun süredir tartışılmaktadır. Bir transgenetik bitkinin ticari üretimine ancak bilimsel çalışmalar tamamlandıktan ve bu bitkinin geleneksel eşdeğerinden daha fazla bir risk taşımadığına karar verildikten sonra izin verilmektedir.
GDO’lu ürünlerin tamamı l 1. Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), l 2. Amerikan Tarım Bakanlığı (USDA/APHIS) l 3. Çevre Koruma Dairesi (EPA) tarafından çok kapsamlı bilimsel olarak incelemektedir. .
l 13 AB üyesi ülkeden gelen 65 bilim insanının katılımıyla 3. 5 yıl süren ve 11. 5 milyon Euro harcanarak yürütülen ENTRANSFOOD Projesi, halen üretilip tüketilmekte olan genetiği değiştirilmiş ürünlerin, insan sağlığı açısından klasik yöntemlerle elde edilen ürünlerden daha tehlikeli olmadığını ortaya koymuştur. (Kuiper ve ark. 2004)
ENTRANSFOOD Projesi hakkındaki bilgilerin tamamı; Gıda ve Kimyasal Toksikoloji dergisinin Temmuz 2004’te yayınlanan özel sayısında (Food and Chemical Toxicology Journal 42(7) ve Avrupa Komisyonu tarafından yine 2004 yılında yayınlanan “AB’de GD ürünler: gıda güvenliği, değerlendirme, yönetmelikler ve kamuoyunun endişeleri” l (“Genetically modified crpos in the EU: food safety assessment, regulation, and public concerns” ) başlıklı raporda bulunabilir. l
Halen biyoteknolojik yöntemlerle üretilen transgenik ürünlerin : %99’u ABD, Arjantin, Kanada, Brezilya ve Çin’de yetiştirilmektedir. Ekim alanı 1996’da 1. 7 milyon hektar 2003’de 67. 7 milyon hektar 2007’de 114 milyon hektara, ulaşmıştır
AB’deki sert tutum nedeniyle 2004’de İspanya ve Romanya’da 50 bin hektar olan ekim alanına Almanya’da 50 bin hektar üretimle katılmıştır.
l ABD’de üretilen transgenik ürünler yine bu ülkede insan gıdası ve/veya hayvan yemi olarak tüketilmektedir.
l 1994 -1997 yılları arasında mısır ve soya olarak tüketilmeye başlanan GDO lar daha sonra kanola ve pamuk olarak piyasaya sürüldü.
l Avrupa pazarı 10 -12 yıldır bu ürünlerle tanışık olup 23 ülkede izinli olarak GDO tarımı yapılıyor.
l Toplumdaki bilgi eksikliğine örnek olarak Avrupa Birliği ülkelerinde 2005 yılında yapılan”Eurobarometer” çalışması sonuçlar gösterilebilir l Anketi cevaplıyanların%41 i geleneksel ürünün DNA içermediğini, buna karşın GDO’nun DNA içerdiğini, %54 ünün ise GDO’lu gıda yiyenlerde genlerinin değişebileceğine inanmaktadır.
l Bu gün ne yazık ki ANTİ GDO’cular sağlık alanında güvenle kullandığımız, yaşam kurtaran, ömrü uzatan birçok temel ilacın (örneğin: insulin, interferonlar, interleuki nler, hibrit antibiyotikler, büyüme hormonları, kök hücreler vb…. ) GD ürün olduğu gerçeğini saklamakta çok başarılılar.
TEŞEKKÜRLER Prof. Dr. Rengin ERDAL
- Slides: 39