DVAN RNDE NAZIM A BMLER a Beyitlerle b
DİVAN ŞİİRİNDE NAZIM A. BİÇİMLERİ a. Beyitlerle b. Tek Dörtlük B. TÜRLERİ c. Bentlerle 1. MÜNACAT 1. GAZEL 1. RÜBAÎ 3. MURABBA 2. TEVHİT 2. MÜSTEZAD 2. TUYUG 4. ŞARKI 3. NAAT 3. KASİDE 5. TERKİB-İ BENT 4. MEDHİYE 4. MESNEVİ 6. TERCİ-İ BENT 5. HİCVİYE 5. KIT’A 7. Diğerleri 6. MERSİYE MUHAMMES (5) TARDİYE (5) MÜSEBBA (7) MÜSEDDES (6) TAHMİS (5) MÜSEMMEN (8) TESDİS TAŞTİR (5) (6) MÜTESSA (9) MUAŞŞER (10) 7. FAHRİYE
1. Açıl bâgun gülyaban ü nesrîni görsünler Bağın gülü ve gülü, ol açılruhsârı da o yanağını görsünler Salınservi ü vesanavber, şîve-i o yürüyüşündeki edayı görsünler. Salın retfârı görsünler 2. Kapunda hâsıl itdi derdi bu devâsuz derdi hepedindi gönlüm Gönlüm bu devasız hep senin kapında Nasıl bir derde düştü, hasta gönlümü Ne derde mübtelâ oldı dil-i bîmârıgörsünler Göğsümde yaralar açıldı, çâk yakamı parçaladım 3. Açıldı dâglar sînemde itdüm girîbânum Sevginin gülgül-şeninde bahçesinde açılan Mahabbet açılannarçiçeğini gül-nârı görsünler Zayıf zârumda bedenimdeki kaburga kemiklerisayılur bir sayılıyor 4. Ten-i pehlûm üstühânı bir Beni görmemiş olanlar mûsikârı görsünler. Beni seyr itmeyen ahbâb mûsîkârı görsünler 5. Güzeller olmaz dimek yanlışdur Güzeller mihri-bân şefkatli olmaz, demek yanlıştır Ey Bakîey Bâkî Vallahi billahibi’llâhi olur, hemen yalvarsınlar da görsünler. Olur va’llâhi hemân yalvarı görsünler
GAZEL • Divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir.
• Mesnevilerde genellikle mesnevinin bir kahramanının ağzından gazeller söylenmesi bilinen bir uygulamadır. Leylâ’nın babası tarafından reddedilen Mecnun, tavsiye üzerine babasının ısrarıyla Kâbe’ye götürülür. Ancak Mecnun burada dertlerinin artması için dua eder. Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşîna beni Bir dem belâ-yı aşktan kılma cüdâ beni Az eyleme inâyetini ehl-i dertten Yani ki çoh belâlara kıl mübtelâ beni Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigârımın Geldikçe derdine beter et mübtelâ beni Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni Nahvet kılıp nasîb Fuzûlî gibi bana Yâ Rab mukayyed eyleme mutlak bana beni
• Kasidenin tegazzül doğduğu da söylenir. bölümünden
GAZEL • Nazım birimi beyittir ve beyit sayısı 5 ile 15 arasında değişir. Fermân-ı aşka cân iledir inkıyâdımız Hükm-î kazâye zerre kadar yok inâdımız Bâş eğmeziz edâniye dünyâ-yı dûn içün Allaha'dır tevekkülümüz i'timâdımız. Biz müttekâ-yı zerkeş-i câhe dayanmazız Hakk'ın kemâl-i lûtfunadır istinâdımız Zühd ü salâha eylemeziz ilticâ hele Tuttu eğerçi âlem-i kevn-ı fesâdımız. Meyden safâ-yı bâtın-ı humdur garaz heman Erbâb-ı zâhir anlayamazlar murâdımız. Minnet Hudâ'ye devlet-i dünyâ fenâ bulur Bâkî kalur sahîfe-i âlemde âdımız.
• Gazelde; başta aşk, sevgi, güzellik gibi lirik konular olmak üzere felsefî, dinî ve öğretici konular işlenebilir. Nedür bu handeler bu işveler bu nâz u istiğna Nedür bu cilveler bu şîveler bu kâmet-i bâlâ Nedür bu ârız u hatt u nedür bu çeşm ü ebrûlar Nedür bu hâl-ı hindûlar nedür bu habbe-i sevdâ Bu gülüşler, bu işveler, bu naz ve umursamazlık nedir? Bu kırıtmalar, bu edalar, bu uzun boy nedir? Bu yanak ve üzerindeki tüyler, bu gözler, bu kaşlar nedir? Bu Hindli benler, bu kara tane nedir? Bu kıvrım, büklüm, bu Nedür bu pîç ü çîn ü ham be-ham kâkül kıvır kâkül nedir? Bu turralar, bu Nedür bu turralar bu halka zülf-i müşk-âsâ misk kokulu halka zülüfler nedir? Miyânun rişte-i cân mı gümüş âyine mi sînen Belin can ipliği mi, göğsün gümüşten ayna mı? Sanki benâgûşun gül, küpen Benâgûşunla mengûşun gül ile jâledür gûyâ de gülün üzerindeki çiğ tanesidir Ey sevgili! Bâkî âşıktır; senden vefa Vefâ ummaz cefâdan yüz çevirmez Bâkî âşıkdır ummaz, cefadan da yüz çevirmez. Niyâz etmek ana cânâ yaraşur sana istiğnâ Yalvarıp yakarmak ona, sana da umursamazlık yaraşır.
• Konularına göre şu adları alır: âşık-âne, rind-âne, şûh-âne, hikemî. . . • Gazellerin özel bir adı yoktur; genelde rediflerine göre adlandırılır.
• Kafiye düzeni: aa ba ca ça da ea. . . Ezelden şâh-ı aşkın bende-i fermânıyüz cânâ Mahabbet mülkünün sultân-ı âli-şânıyüz cânâ Sehâb-i lûtfun âbın teşne dillerden dirîğ etme Be deştin bağrı yanmış lâle-i Nu’manıyüz cânâ Zamâne bizde gevher sezdiğiyçün dil-hırâş eyler Anınçün bağrımız hundur maârif kânıyüz cânâ Mükedder kılmasun gerd-i küdûret çeşme-i cânı Bilirsin âb-i rû-yi mülket-i Osmâniyüz cânâ Cihânı câm-ı nazmın şi’r-i Bâkî gibi devreyler Bu bezmin şimi biz de Câmi-i devrânıyüz cânâ
• İç uyakların bulunduğu gazellere musammat gazel denir; bu gazelleri oluşturan beyitler ortadan ikiye bölündüğünde abab, cccb, dddb(xaxa, bbba…) şeklinde dörtlükler oluşur. ---------- (x) / ---------- a Tutalım ki ey semen-rû gül-i nev-edâ imişsin ---------- (x) / ---------- a Hele anlaşıldı kim bû katı bî-vefâ imişsin ---------- (b) / ---------- b Nedir ey dil âh u zârın neye müntec oldu kârın ---------- (b) / ---------- a Acabâ bilir mi yârin kime mübtelâ imişsin ---------- (c) / ---------- c Dili bend edip o perçem eder âşıkâne derhem ---------- (c) / ---------- a Behey âfitâb bilmem ne kara belâ imişsin ---------- (ç) / ---------- ç Varıp âşiyân-ı yâra diyelim ol gül-izâra ---------- (ç) / ---------- a Bu çemende sen hezâra meğer âşinâ imişsin ---------- (d) / ---------- d Dili eyleyip nişâne eğer ursa zahm-ı câne ---------- (d) / ---------- a Sakın ol kaşı kemâne deme keç-atâ imişsin ---------- (e) / ---------- e Revişinden aldanırdım bilemez de hoşlanırdım ---------- (e) / ---------- a Kerem ü vefâ sanırdım sîtem ü cefâ imişsin ---------- (f) / ---------- f Demiş idi Gâlib-i zâr sakın olma bend-i dil-dâr ---------- (f) / ---------- a Yine oldu dil giriftâr sen o dil-rübâ imişsin
• Genellikle gazelin beyitleri arasında konu bütünlüğü yoktur; her beyitte farklı bir konu işlenebilir. • Fakat bu durum beyitlerin hiç alakasız olduğu anlamına gelmez. Aynı konu da olsa, konunun farklı yönleri üzerinde durulabilir. “Bir gazel, bütünüyle makbûl olmak için yek-âheng olmalı, yâhud beyitlerinin muhtevî olduğu fikirler, birbirlerine yek-âheng denilecek derecede mütekârib bulunmalıdır. ” Muallim Naci
• Gazelde bütün beyitlerde aynı konu işleniyorsa gazel “yek-ahenk gazel” olarak tanımlanır. Nâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdan Düşdi çemende berk-i dıraht i‘tibârdan Eşcâr-ı bâğ hırka-i tecrîde girdiler Bâd-ı hazân çemende el aldı çenârdan Her yâneden ayağına altun akup gelür Eşcâr-ı bâğ himmet umar cûybârdan Sahn-ı çemende durma salınsun sabâ ile zâdedür nihâl bugün berk ü bârdan Bâkî çemende haylî perîşân imiş varak Benzer ki bir şikâyeti var rûzgârdan
• Bütün beyitler aynı söyleyiş güzelliğindeyse “yek-avaz gazel” olarak tanımlanır. Bir tek gazel bıraksa yeter bir gazel-serâ Her beyti olmalı ancak beytü'l-gazel gibi Yahya Kemal Süzme çeşmin gelmesin müjgân üstüne Urma zahm-ı sîneme peykân üstüne Rîze-i elmas eker açtığı her zahme o şûh Lütfü var olsun ki eder ihsân üstüne Dilde gam var şimdilik lütf eyle gelme ey sürûr Olamaz bir hânede mihmân üstüne Yârdan mehcûr iken düştük diyârı gurbete Dehr yine gösterdi hicrân üstüne Hem mey içmez hem güzel sevmez demişler hakkına Eylemişler Râsih’e bühtân üstüne
• Gazelin ilk beytine “matla” (doğuş yeri); son beytine “makta” (kesme yeri) denir. • Şair, mahlasını maktada söyler. • İlk beyitten sonraki beyte "hüsn-i matla" (güzel başlangıç) denir. • Son beyitten öncekine "hüsn-i makta" (güzel bitiriş) denir. • Gazelin en güzel beyti ise "beytü'l-gazel" ya da "şah beyit" adıyla anılır.
Birlikte bulalım. Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı MATLA HÜSN-İ MATLA Yetti bîkesliğim ol gaayete kim çevremde Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrı HÜSN-İ MAKTA Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyen Ne temettu bulunur bende sadâdan gayrı MAKTA
Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz Bir neşâtın da gamın da rüz-gârın görmüşüz Çok da mağrûr olma kim meyâne-i ikbâlde Biz hezâran mest-i mağrûrun humârın görmüşüz Kop-ı âh-ı inkisâra pây-dâr olmaz yine Kişver-i câhın nice sengin hisârın görmüşüz Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz Bir hadeng-i can-güdâz-ı âhdır sermâyesi Biz bu meydânın nice çâbük-süvârın görmüşüz Bir gün eyler dest-beste pây-gâhı cây-gâh Bi-aded mağrûr-ı sadr-ı i’tibârın görmüşüz Kâse-i deryûzeye tebdil olur câm-ı murâd Biz bu bezmin Nâbiyâ çok bâde-hârın görmüşüz
• Sade bir Türkçe ile yazılmış gazel geleneği de Türkî-i Basit Gazel olarak adlandırılır. 1 Döktü omuzdan poşu saçağını Açtı gönüller deli bayrağını 2 6 Ay yenisi gökte ne ülker satar İçip içip kendi elinden anın Değmeyicek kestiği tırnağını Duramayıp öpmüşüm ayağını 3 7 Gözceğizim boyamak ister benim Çok sürünüp gözlemişim özleyip Al boyanıp kan ile dudağını Ayağının izini toprağını 4 Saldı gönül illerine âfeti 8 Vermesi bir kimseye Gâlib geçit Kurdu göz ırmağına otağını Kanda çevirdiyse söz ırmağını 5 9 Nice tabur dağıtır ol yosmanın Hazret-i Monlâ’yı bilenler bilir Saç dağıtıp eğmesi kalpağını Bilmeyenin kim çeke kulağını
• Divan şairlerinin tamamı gazel yazmıştır. Fuzuli, Baki, Nedim, Necati, Şeyhülislam Yahya, Naili ve Şeyh Galip… önemli gazel şairlerimizdir.
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhımdan muradım şem’i yanmaz mı a a Matla beyti Kamu bîmarına cânân devâ-yı derd eder ihsan Niçin kılmaz mana dermân meni bîmâr sanmaz mı b a Hüsn-i matla Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-ı giryânım Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı c a İç kafiye var; musammat gazel Gül-i ruhsârına karşû gözümden kanlı akar su Habîbim fasl-ı güldür bû akar sular bulanmaz mı ç a Gamım pinhân dutardım men�dediler yâre kıl rûşen Desem ol bî-vefâ bilmen�inanır mı inanmaz mı d a Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil Bana ta’n eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı e a Hüsn-i makta Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı f a Makta beyti
- Slides: 19