DENETLEYEN VE HAZIRLAYAN ATA BAYOLU Trk Dili ve
DENETLEYEN VE HAZIRLAYAN ATA BAYOĞLU Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede korkut ağır basar” Prof. Fuat KÖPRÜLÜ
DEDE KORKUT HİKAYELERİ (Kitabı Dede Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan ) l 12. , 13. , 14. yüzyıllarda Anadolu’nun doğusunda; bütün bu yüzyıllar boyunca buraya gelip yerleşmiş, buralarda vatan tutmuş Oğuz Türkleri arasında yaşamış, işlenmiş ve yayılmış hikâyelerdir.
KONU l Müslüman Oğuzların Rum, Ermeni, Gürcü beyleriyle yaptıkları savaşlar, Oğuz Boylarının iç çekişmeleri ve tabiat üstü varlıklarla yaptıkları çekişmeler anlatılır.
l. Kim tarafından ve ne zaman yazıya geçirildiği tam olarak bilinmemekle beraber dil özelliklerinden 15. yüzyılda yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. l Destanın yazma nüshasında mukaddimeden sonra 12 hikâye sıralanmıştır. Destandan hikâyeye geçiş dönemi eseridir. Bu yüzden destan ve masalın bazı unsurlarını da bünyesinde taşır.
DEDE KORKUT HİK YELERİNDE DİL VE ANLATIM -Bu hikayede kullanılan dil 14. yüzyıl Anadolu Türkçesidir. Dede Korkut Hikâyeleri ortak İslâm medeniyeti kelimeleriyle de zenginleşen , her bakımdan işlenmiş bir halk diliyle anlatılmıştır. Hikâyelerde yalnız nazım cümleleri değil nesir cümleleri de sözü sazla söyleyen şifahi edebiyat geleneğine uygun bir ses güzelliği içinde musikileştirilmiş söyleyişlerdir. Eserde nazım ve nesir karışık olarak kullanılmıştır. Hikayecinin ağzından söylenilen yerleri nesirle, heyecanlı olaylar sırasında kahramanların duygularını bildiren yerler nazımla anlatılmıştır.
Bu üç canavar, kara yeleli, aslan kara buğra ve kara boğa imiş. otuz ikiden de fazla kafir eri , daha boğa ile dövüşürlerken can vermişlerdi. NESİR Gümbür gümbür nakaralar döğüldü, bir kıyamet savaş oldu, maydan dolu baş oldu. ( Bamsı Beyrek Hikâyesi)
…………. . Kalkarak yerimden ben doğrulayım Yağız al atın beline ben bineyim Gelen kafir benimdir ben varayım Kara çelik öz kılıcımı çalayım Azgın dinli kafirdir başlarını keseyim Döne döne savaşayım döne çekişeyim Kılıç çalıp baş kestiğimi gör de öğren Kara başına düşünce lazım olur ( Kazan Bey)
Dede Korkut Hikâyeleri’ne hakim nesir cümlesi, Türkçenin özne+tümleç+yüklem sıralanışındaki millî ve mantıki cümle mimarisine tamamen uygundur. Hikayelerde konuşma dilinin dinamizmi ve estetiği içinde kısa ve yalın tümceler bulunmaktadır. Üslubu yalın açık, dile uygun, kesin fakat ihtişamlı destan üslubudur. Sözlerin çeşitli edebi sanatlarla ve en küçük bir yapmacığa düşmeksizin, milletçe alışılmış sanatlı bir söyleyişle kaynaşmış bulunması eserin üslûbundaki güzelliği artıran değerlerdendir. Manzum parçalarda çoğunlukla on iki(4+4+4) ya da sekizli(4+4)(3+5)daha az olarak da yedili(4+3)ve on birli(4+4+3)hece kalıpları kullanılmıştır.
l Anlatımın etkisini arttırmak için kimi parçalar değişik hece kalıplarıyla da yazılmıştır Öyküler halk ağzından söylendiği için doğal olarak konuşma diline dayanmaktadır. l Öyküler masallarda ve meddah öykülerde görüldüğü gibi kalıplaşmış sözlerle başlar ve genelde kalıplaşmış dualarla biter. l Kurguda dramatik öğe her zaman göz önüne alınmıştır. Doğa betimlemelerine özel bir yer verilmiştir. l
Dede Korkut söylentilere göre Oğuz’ların Bayat boyundan Kara Hasan’ın oğludur. Onun 9 ile 11 yüzyıllar arasında Türkistan’da Sir-Derya nehrinin Aral gölüne döküldüğü yerde doğduğu söylenmektedir. Ürgeç Dede adında bir oğlu olduğu, 295 yıl yaşadığı, Hz Peygambere elçi olarak gönderildiği, Oğuzlar arasında İslamiyet’i yaydığı, şair, hakim, ermiş ünvanlarını taşıdığı, Oğuz Hana vezirlik yaptığı hakkındaki rivayetlerden birkaçıdır.
Sözlü halk geleneğinde Dede Korkut ile ilgili bazı masallaştırılmış rivayetler arasında şunlar bulunur: v. Kırgızistan’da Sır-Derya boyundaki bazı mezarların ona ait olduğu bildirilir ermiş sayılır v. Bir menkıbeye göre Hızır Aleyhisselam’a benzetilir ve 40 yıl olan ömrü bazı faydalı işlerinden dolayı kendisi istemeden sona ermeyecek bir zamana uzatılmıştır. v. Yalnız kişilere değil nesnelere de isim koyar. v. Hikmet sahibi bir Pir’dir. v. Ak sakallıdır. v. Dede Korkut’un 100 yıl yaşadığına bazı bilgilere göre de ölmediğine inanılır.
DEDE KORKUT’UN DESTANLARDAKİ KİŞİLİĞİ Dede Korkut’un destanlardaki kişiliği iki başlıkta incelenebilir. l 1 - Kutsal kişiliği l 2 -Bilge kişiliği l
v. Gelecekten haber verme v. Halkın onun sözünü dinlemesi v. Duasının Allah tarafından kabul olması. v. Keramet göstermesi. Dede Korkut’a kılıç çalmak isteyen Deli Karçar’ın eli yukarıda asılır. Fakat Dede Korkut keramet gösterip dua eder ve eli Hakk’ın emriyle sapa sağlam olur. Dede Korkut’taki bu kerametlerin iki kaynaktan gelmiş olabileceği düşünülmektedir. İslam Tasavvufu Şamanizm Tasavvufu
Dede Korkut sıradan insanlardan, devlet adamlarına kadar herkesin saydığı ve danıştığı bilgedir. Öğüt vericidir. Bilgeliği eğitici, öğretici ve tenkit edicidir. Onun bu kişiliği tarih ve toplum yaşantısından gelmektedir. Hani dediğim bey erenler! Dünya benim diyenler! Ecel aldı, yer gizledi, Fani dünya kime kaldı? Gelimli gidimli dünya, İki ucu ölümlü dünya
ÇOCUKLARA AD VERİR Azgın bir boğayı yenen çocuğa “Boğaç” adını, bir başka kişiye “Boz Aygırlı Bamsı Beyrek “adını, bir dişi aslan tarafından emzirilip büyütülen bir gence de ”Basat” adını verir. Her üçünde de “adını ben verdim yaşını Allah versin” der.
Dedem Korkut geldi, oğlana ad koydu. Dedi: -Ünümü anla, sözümü dinle Pay Püre Bey, Allah Teala sana bir oğul vermiş, tutuversin. Ak sancak kaldırınca, Müslümanlar arkası olsun Karşı yatan dağlardan aşar oysa, Allah Teala senin oğluna geçit versin. Kanlı bulanık akan sulardan geçit versin. Kalabalık kafir gelince, Allah Teala senin oğluna yardım eylesin. Seni, oğlunu Bamsam diye okşarsın, Bunun adı Boz Aygırlı Bamsi Beyrek olsun Adını ben verdim, ömrünü Allah versin
ØKız kardeşini isteyenleri öldüren Deli Karçar ‘a gidip işleri yoluna koyarak Banu Çiçek ile Bamsi Beyrek’in evlenmesini sağlar. Ø Gürcistan’dan haraç olarak; altın akçe, bir at, bir kılıç, bir çomak gelince bunu beyler arsında nasıl bölüştüreceğini kestiremeyen Bayındır Han’ın müşkülünü çözer. Gelen haracın her üçünü de Begil’e verir.
Her hikayenin sonunda saz eşliğinde deyiş söyler ve dua eder. Dua edeyim hanım: Yerli kara dağların yıkılmasın. Gölgeli koca ağacın kesilmesin. Taşkın akan güzel suyun kurumasın. Kadir tanrı seni namerde muhtaç etmesin. Ak alnında beş kelime dua kıldık. Olsun kabul. Derlesin toplasın günahımızı adı güzel Muhammed’e bağışlasın hanım hey!. . .
Dede Korkut öykülerinde kahramanların bazısı olağan üstü güce sahiptir. -Kan turalı ve Selcen Hatun, sayıları 600’e varan düşmanı birlikte bozguna uğrattılar. -Karamuk çoban sapanıyla her defasında 12 batman ağırlığındaki taşlar atar. -Uşun Koca oğlu Segrek ilk defasında 62 demir-donlu kafiri 2. defasında 100 kafiri kırıp geçti. -Kazılıg Koca oğlu Yigenek öyküsünde Karadeniz kıyısında Düzmünd kalesinin beyi kafir Direk Tekür’ün boyu 60 arşındır. -Direk Tekür 60 batman ağırlığında bir gürz sallar. -Duha Koca oğlu Deli Dumrul Azrail’i kılıcıyla öldürmeye çalışır.
-Bir çobanın bir periyle çiftleşmesinden doğan Tepegöz, Oğuz ‘un başına bela olan bir devdir. Yalnızca gözü ettendir. Anasının parmağına geçirdiği bir yüzük sayesinde vücuduna ok, kılıç istemez
l Dirse Han oğlu Boğaç Han 15 yaşındayken azgın bir boğayı yenip başını keser.
Dede korkut öykülerinde gerek eski Türk yaşamından gerek İslam din ve kültüründen gelen motiflere rastlanmaktadır. Eski Türk dini Şamanlıktan kalma motifler arasında su dağ ve ağaç kültleri uğurlu uğursuz olduğuna inanılan 3, 7, 9, 40 gibi sayılar belirtilir. Örneğin: Dirse Han’ın oğlunun yarasını tedavi etmek için anası, Hızır’ın verdiği öğüde dayanarak 7 dağ çiçeği toplar ve onu sütüyle karıştırarak merhem yapar. İslami motifler arasında da Kur’-an dan alınan dualar, Allah’ın isimlerinin sık geçmesi (Aziz, Cebbar, Kadir, Kakhar, Gani) Kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, ezan okumak, hac, sadaka, bazı kıssalar, İslam uluları özellikle anlatılabilir.
l Dede korkut öykülerinde eski Türk devlet anlayışı(hanlık düzeni, 4’lü ve 24’lü örgütlenme)insan tipi, töresel olguları, yarı göçebe yaşama biçimi, sevgi -saygı ve bağlılığa dayanan aile kurumları öykülerin dokularına sindirilmiş olarak görülür. l Öykülerde ayrıca eski Türklerin kullandıkları halk çalgıları(kopuz)gündelik giyecekler (börk, cüppe, kaftan, yaşmak) yiyecek ve içecekler, (at, deve, koyun eti, yahni, kaymak, süt, ayran, kırmızı şarap)konusunda ilginç bilgiler vardır
Dede Korkut Hikâyeleri’nde inanmış bir milletin, bundan büyük güç kazanmış ruhu hikâyeleşir. Kahramanları, Allah’ın müminlerin gönlünde olduğuna inanırlar. Tasavvuf anlayışından gelen bu Allah anlayışı kahramanlar tarafından sık dile getirilir. Yücelerden yücesin Kimse bilmez niçesin Görklü Tanrı Niçe câhiller seni gökte arar, yerde ister Sen hod müminlerin könlündesin Dâyim duran Cebbar Tanrı Bâkî kalan Settar Tanrı
AD KOYMA: Oğuz Türklerinde bir gencin ad alabilmesi için bir yiğitlik göstermesi gerekirdi. bu yiğitliği gösterdikten sonra Dede Korkut’u çağırırlardı. Dede Korkut’ta gelir dua eder ve ona yiğitliğiyle ilgili bir ad koyardı. TOY ETME: Oğuzlar mühim konularda karara ermek için toplantı yaparlardı. DÜĞÜN: Halen devam eden bir geleneğimiz olan düğünlerde ziyafet verilir şölenler yapılırdı. KIZ İSTEME: Kız babasından veya abisinden istenirdi. Kız istemeye büyük ve saygın kişiler giderlerdi. BAŞLIK ALMA: Kız vermeye karşılık kızın ailesi başlık isterlerdi. SÖVÜŞ ETME: Misafir için hayvan kesme, oğuzlar misafir geldiğinde hayvan keser ikram ederlerdi. DÜŞ YORMA: Rüyalarında gördükleri garip olayları Dede Korkut’a yorumlatıp mana çıkarırlardı.
DEVLETE VERİLEN ÖĞÜTLER Destanlarda genel bir ilke olarak Oğuz birliğini devam ettirme fikri işlenmiştir. Bu fikri devam ettirebilmek için devlete ve devlet adamlarına öğütler verilmiştir l Ekonomik güce sahip olma, hüner ve erdemlere sahip olma, buyruk almanın gereği anlatılmıştır l Ayrıca Alplere de şöyle öğütler verilir: -Ok atmada ve yay çekmede hünerli olmak -Düşman ile savaşta üstün gelmek -Ülkesine sahip çıkmak ve eli açık olmak -Soylu olmak ve soyunu küçük duruma düşürmemek l
Devlete sadık olmak Misafirperver olmak Dedikodu yapmamak Dürüst olmak Korkak olmamak Çocuğunu iyi yetiştirmek Üstüne düşen görevleri yerine getirmek Eşine sadık olmak gibi öğütler verilir Ör: Ol zamanda oğul, ata sözün iki eylemez idi. İki eylerse ol oğlanı kabul eylemezler idi.
İki tane yazma nüshası vardır Dresten yazmasında 12 hikayede bulunmaktadır Vatikan yazmasında ise sadece 6 tane hikaye vardır.
Dede Korkut hikayelerinde Oğuzların kendi arasında ki mücadeleler; • Dirse Han Oğlu Boğaç Han(1. hikaye) • İç Oğuz’da taş Oğuz asi olup Beyrek öldüğü(12. hikaye)ler de anlatılmıştır. Dış savaşı konu edinen hikayeler; • Salur Kazan’ın olup evi yağmalanması(2. hikaye) • Kazan Bey oğlu Uruz ‘un tutsak olması(4. hikaye) • Kaplık Koca Oğlu(7. hikaye) • Begin Oğlu Emran(9. hikaye) • Uşun Koca Oğlu Segrek(10. hikaye) • Salur Kazanın tutsak olup oğlu Uruz’un kurtarması(11. hikaye)
Aşkı konu edinen hikayeler; • Kam Püre Bey oğlu Bamsi Beyrek(3. hikaye) • Kanlı Koca oğlu Kanturalı(6. hikaye) Mitolojik olan hikayeler; • Duha Koca oğlu Deli Dumrul(5. hikaye) • Basat’ın tepe gözü öldürmesi(8. hikaye)
- Slides: 36