BEHET HASTALII Dr mit lmez Behet hastal BH
BEHÇET HASTALIĞI Dr. Ümit Ölmez
• Behçet hastalığı (BH), ilk kez 1937 yılında İstanbul Üniversitesi Dermatoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından; yineleyen oral ve genital aftöz ülserasyon ve iridosiklit gibi göz lezyonlarından oluşmuş üçlü semptom kompleksi gösteren yeni bir hastalık olarak tanımlanmıştır
• Ort başlangıç yaşı: 20 -30, çocuklarda prevalans: %2 • E/K oranı: ~ 1. 7 • Genç erkek cinsiyet daha şiddetli hastalık varlığı ile birliktelik gösterir. • Coğrafik dağılım: Kuzey yarımkürede ve tarihi ipek yolu sınırı ülkelerde oldukça sık görülmektedir. Uzak Doğu ve Orta Doğu ülkeleri( Japonya, Çin, Kore, İran, Türkiye) hastalığın en sık olduğu ülkelerdir. Güney Avrupa ve kuzey Afrika ülkelerinde (İtalya, Portekiz, Fas, Tunus, Cezayir) daha az sıklıkta görülmektedir. • Japonyada prevalans: 7 -8. 5/100. 000 • İngiltere: 0. 064/10. 000 • Kuzey Amerika: 1/30. 000 • Türkiye: 37/10. 000 (Yurdakul ve ark) Ailesel görülme sıklığı: %8 (Yazıcı ve ark)
Etyopatogenez • Genetik yatkınlık: HLA-B 51 taşıyanlarda Behçet hastalığına yakalanma yönünden görece risk Türkiyede: 13. 3 • HLA-B 51 taşıyanlarda hastalık daha seyretmektedir. • Enfeksiyon ajanları: HSV-1, mikobakterium tüberküloz HSP-65 • İmmünolojik olarak yatkın bireylerde, çeşitli infeksiyon ajanlarının, özellikle HSP moleküler benzerliği aracılığıyla oluşturulan otoimmün olay seyrinde, hücresel ve humoral düzeyde birtakım anormallikler oluşur.
• CD 4/CD 8 T hücre oranında azalma • Th 1 sitokin profilinde hakimiyet (INFγ , TNF α , β, ve IL-8 (PMNL kemotaktik) ’de artış) • Oral mukoza antikorları ve poliklonal immün globülin artışı • Dolaşan ve dokuda biriken İK varlığı • Antiendotel, antifosfolipid, lenfositotoksik ak. lar bildirilmiş
• Enfeksiyöz orijinli dış etkenlerin tetiklediği immünolojik süreçte, HSP γδ T hücrelerini uyarır, Th 1 tipi inflamatuvar sitokinler salınır. IL -6, IL-8 gibi kemokin niteliğindeki sitokinler, endotel hücresi, nötrofil ve monositlerin aktivasyonuna yol açarak inflamasyonu başlatır. Th 1 tarafından üretilen TNF β ve makrofajların ürettiği TNF α ve IL-1 poskapiller venül endotel hüc. de adezyon moleküllerinde artış ve lezyon alanına PMNL ve MNH’lerin girişini kolaylaştırarak olayı hızlandırımaktadırlar.
BEHÇET HASTALIĞI TANI KRİTERLERİ Uluslararası Tanı Kriterleri; Tekrarlayan oral ülserasyon (yılda 3’den fazla) + * aşağıdakilerden en az ikisinin varlığı Tekrarlayan genital ülserasyon Göz lezyonları (anterior, posterior üveit, yarık lamba incelemesinde vitreusta hücreler, retinal vaskülit) 3. Deri lezyonları ( eritema nodozum, psödofollikülit veya papülopüstüler, akneiform nodüller) 4. Paterji testi ( 24 -48 saat sonra pikür yerinde papül, püstül, papülopüstül). • • • 1. 2.
KLİNİK • Yineleyen oral ülserler: (minör aftöz ülser, major aftöz ülser, herpetiform ülserler). BH’nın en sık görülen belirtisidir(%95 -100), çoğu olguda (70 -77) hastalığın ilk belirtilerindendir. • Genital ülserler: %64 -88. 8 sıklığında • Göz tutulumu: %16 -69 sıklığında. Ön üveit, post üveit, hipopiyonlu irit görülür. Üveit , hastaların 2/3’ünde görülür. – Optik atrofi, retinal damar değişiklikleri, koryodit, yineleyen konjonktivit, keratit, retinal kanama ve eksüdasyonlar görülebilir.
Behçet’s syndrome: ulceration, tongue
Behçet’s syndrome: ulceration, tongue
Behçet’s syndrome: ulceration, mouth
Behçet’s syndrome: ulceration, tongue and labia oris
Behçet’s syndrome: ulceration, vulva
Behçet’s syndrome: scrotal ulcers
Behçet’s syndrome: scrotal ulcers
Behçet’s syndrome: hypopyon, eyes
• Deri bulguları: %48 -88(papül, püstül, nodül) – – Eritema nodozum benzeri lezyonlar%75, 4 Yüzeyel gezici tromboflebit % 25 Akneiform ve follikülit benzeri lezyonlar %3. 1 Paterji testi: Derinin artmış duyarlılığının göstergesidir. 25 g’luk steril iğnenin 5 mm derinlikte batırılmasından 24 -48 saat sonra enjeksiyon yerinde eritem, papül, püstül gelişmesidir (%60 -70) – Erken dönem mukokutanöz lezyonlarda lenfosit ve monositler baskındır, oysa tam gelişmiş lezyonlarda nötrofiller egemendir. Paterji reaksiyonunda ise sıra tersinedir. nötrofiller ilk 6 -8 saat içinde egemen hücre iken, 24 saat sonra monosit ve mast hücreleri ortaya çıkar.
Eklem tutulumu: %50 -60 Özelikle alt ekstremite büyük eklemlerinde artrit. RF; negatif Sakroiliit: %0. 5 -1 Nörolojik tutulum: Baş ağrısı, ateş, ense sertliği (menenjite benzer), Fokal nörolojik patolojiler(hemiparezi, quadriparezi), serebellar ataksi, psödobulber palsi, dural ven trombozisi. • Nöro-Behçet sendromu: 1) Beyin sapı sendromu, 2) Meningomyelitik sendrom, 3) Organik konfüzyon sendromu • • •
• Damar tutulumu: %20 Arteriyel tromboz, , venöz tromboz arteriyel anevrizma ve varis gelişmesi • Arteriyel, venöz, her çapta damarı tutabilir. Venöz sistemdeki lezyonlar daha sıktır. Süperior ve inferior vena kava tıkanması sıktır. Budd-Chiari sendromu %1. 7 • Büyük arter anevrizma ve/veya trombozu %10 -37 sıklığında • Pulmoner arter anevrizması, büyük arterlerde anevrizma ve rüptür gelişmesi en önemli ölüm nedenleri arasındadır. • Pulmoner arter anevrizması yapan tek vaskülittir.
Behçet’s disease: lateral calf and abdomen
Behcet’s disease: aneurysms, popliteal and femoral arteries (angiogram)
• Kalp: %5 -10 • Akciğer: Tüberküloza benzeyen infiltrasyonlar, pulmoner arter anevrizması, hemoptizi • Sindirim Sistemi: %4. 9. Kusma, karın ağrısı, kanama, perforasyon , mukoza ülserleri (terminal ileum, çekum, çıkan kolon), hepatit • • • İlioçekal bölgede ülserler------perforasyon Gaz, diyare, kabızlık Böbrekler: Glomerülonefrit: 7 olgu, amiloidozis %2 Yaygın lenfadenopati Epididimit: %12
Venöz sinüs trombozu oluşturması, Pulmoner arter anevrizması, Her tipte ve çapta damar tutulumu görülmesi, Özellikle venöz yapıların sık ve öncelikle tutulması, • Periferik nöropati oluşturmaması, • Mezenter arter tutulumunun olmaması, • Glomerülonefritik böbrek tutulumunun nadir görülmesi ile diğer vaskülitlerden ayrılır. • •
Tedavi • Mukokutanöz BH: Kolşisin : 1. 5 mg/G, oral aft: lokal KS, antibiyotikli steroid( tetrasiklin) • Artrit: 15 mg/G pred, AZA, salazopirin • Göz tutulumu: KS, kısa süreli, AZA, klorambusil, siklofosfamid • Yüksek doz KS: Aktif SSS tutulumu, aktif intestinal ülserler, aktif büyük damar tutulumu (tromboflebit, arterit) • İmmünosupressif ilaçlar (İS): Aza: göz tutulumu • Siklosporin : Göz, pulmoner A anevrizması • Takrolimus
Tedavi • Büyük damar tutulumu: İS; Siklofosfamid (CTX)aylık 1 gr pulslar veya 2 -2. 5 mg/kg/G oral • Sistemik veya ciddi deri vasküliti olan olgularda 2 -2. 5 mg/kg/G oral veya 500 -1500 mg dozunda haftalık veya aylık IV puls CTX tedavisi kullanılabilir. • Slklosporinin de etkili olduğu ileri sürülmektedir. • Ciddi organ tutulumunda remisyondan sonra 2 yıl daha ted. sürdürülür. • Anevrizma, rüptür, barsak delinmesi ve peritonit gibi durumlarda cerrahi girişim uygulanır.
- Slides: 25