ANLATIM BOZUKLUKLARI 2 ANLAMLA LGL YANLILAR Gereksiz Szck
ANLATIM BOZUKLUKLARI 2. ANLAMLA İLGİLİ YANLIŞLAR
Gereksiz Sözcük Kullanma • Gereksiz yere kullanılan sözcükler, yazının akıcılığını önler, anlatımda yoğunluğun yitmesine neden olur. Kullandığımız her sözcüğü anlatımımıza katkısı yönünden sorgulamalı, gereksiz olanları tümcelerimizden çıkarmalıyız. İyi bir yazının gereklerinden biri de “sözcük ekonomisi”dir. • Sorunu çözmek için dört saat süreyle tartıştılar.
Gereksiz Sözcük Kullanma ıı • Buralarda sonbahar mevsimi bir başka olur. • Üç yıl karşılıklı mektuplaştık. • Filmin sonu hüzünlü bitti.
ü Satıcı burnu havada, kendini beğenmiş biri. ü Yaklaşık beş yıl kadar bu evde oturduk. ü Dışarı çıkmak istediğini kulağıma alçak sesle fısıldadı. ü Eve arkadaşı ile birlikte geldi.
Yanlış Sözcük Seçimi • Dili doğru kullanmanın, doğru yazmanın bir koşulu da sözcük seçimini doğru yapabilmektir. Yanlış sözcük seçiminden kaynaklanan anlatım bozukluğu, genellikle üzerinde yeterince düşünülmeden, aceleye getirilerek kurulan tümcelerde ya da bilgi eksikliğinden dolayı benzer sözcükler arasında doğru seçimin yapılamadığı anlatımlarda karşımıza çıkar. • Aşağıdaki aynı kökten türeme sözcükler sık birbirine karıştırılmaktadır: • Ayrıntı-ayrım, çokluk-çoğunluk, etkin-etken, öğretim-öğrenim, özgü-özel, özgü-özge, süre-süreç, yakın-yaklaşık, yaşam-yaşantı, yayım-yayın… • Anlamca birbirine benzeyen sözcükler de birbiriyle karıştırılmaktadır: • Sağlamak-neden olmak (yol açmak), ekmek-dikmek, eğitim-öğretim, uyarmak-anımsatmak, izlemek-dinlemek, kabullenmek-kabul etmek… • Ses benzerliği olan yabancı sözcükler de karıştırılmaktadır: • Ebedi-edebi, nüfus-nüfuz, mahsun-mahzun, mütehassıs-mütehassis, muharebe-muhabere, hareket-harekât, mahsur-mahzur… • Çıkan olaylarda polis üç kişiyi gözlem altına aldı. • Futbolcu, attığı muhteşem golle takımının galip gelmesine neden oldu.
Yanlış Sözcük Seçimi II • Tanımadıkları bir ortama gelen kişiler ilk başlarda çekimser olur. • Beş duygusuna birden hareket gelmişti. • Yetkin, Ataç’la ölçülemeyecek oranda yetersizdi. • Halk edebiyatı, Cumhuriyet döneminde de kullanılmıştır.
Eşanlamlı Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması • Bu tür anlatım bozukluklarına, genellikle Türkçeye başka dillerden girmiş sözcüklerle bunların Türkçe karşılıklarının bir arada kullanılması neden olmaktadır. Dilimizde karşılığı bulunan yabancı sözcükler yerine Türkçe sözcükleri kullanmaya ne denli özen gösterirsek, bu tür yanlışlara düşme olasılığımız da o oranda azalır. • Öyle varsıl, zengin biri de sayılmazdı. • Kavram ve terimleri rastgele, gelişigüzel kullanıyordu.
Eşanlamlı Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması II ü Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı. ü Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz, hâlâ başlamadı. ü Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir. ü Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız. ü Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş.
Yineleme • Yineleme, bir yazının okunmasını güçleştiren nedenlerden biridir. Bir yazıda sürekli aynı sözcüklere karşılaşmak, okuyanda bıkkınlık yaratır. Unutmamalı ki savruk dil kullanımı, tümcenin anlam dokusunu da zayıflatarak yazının niteliğini düşürür. • Bizden önce gelen kuşaklar nasıl bizim geleceğimizi belirlemişlerse, bizim kuşağımız da aynı biçimde bizden sonra gelecek kuşağın geleceğini belirleyecek.
Yineleme II • Doğrusu: Önceki kuşaklar nasıl bizim geleceğimizi belirlemişse, biz de aynı biçimde sonraki kuşakların geleceğini belirleyeceğiz. • KPSS sınavında istediğim puanı aldım. • Doğrusu: • Bir öğrencinin başarılı olabilmesi için o öğrencinin her şeyden önce derslere düzenli bir biçimde devam etmesi ve derslerine çok çalışması mutlaka gereklidir. • Doğrusu: Bir öğrencinin başarısı, her şeyden önce derslerine düzenli olarak devam etmesine ve çok çalışmasına bağlıdır.
Gereksiz ya da Yanlış Yardımcı Eylem Kullanma • Kimileri, hiç gerekmediği halde yardımcı eylem kullanmayı neredeyse alışkanlık haline getirmiştir. Oysa Türkçe kıvrak söyleyişlere, türlü anlatım yolları bulmaya son derece elverişli bir dildir. • Beni anlayacağınızdan hiç kuşku etmiyorum. • Doğrusu: • Pek çok kuruma başvuruda bulundu, ama hiçbirinden bir sonuç alamadı. • Trafiğin akışını aksatmamak için, lütfen bekleme yapmayınız.
Zamanların Yanlış Kullanılması • Anlatımda akıcılığın, anlamda tutarlılığın sağlanması bakımından hem tümce içindeki eylemler arasında hem de birbirini izleyen tümceler arasında zamansal uyumun sağlanması gerekir. • Sınava girecekken kapıdan döndüm; çünkü sınav giriş belgemi ve kimliğimi evde unuttum. • Doğrusu:
Zamanların Yanlış Kullanılması II • İstanbul’da küçük bir şirketi varmış; ama ekonomik kriz nedeniyle iflas ettiği için bu şirketi kapattı. • Doğrusu:
Tümcede Anlamsal Çelişki ü Kesinlik bildiren sözcüklerle olasılık bildirenlerin; olumlu bağlamda kullanılması gereken sözcüklerle, olumsuz bağlamda kullanılması gerekenlerin aynı tümcede ve birbirlerini desteklemek üzere kullanılması bu tür anlatım bozukluğunun başlıca nedenidir. ü Eminim bu saatlerde eve gelmiş olmalı. ü Mutlaka bir gün çocukluk arkadaşlarını belki yine arayacak. ü Kesinlikle yarın gelebilirler. ü Gelecek güzel günlerimizi çok özlüyorum.
Tümcede Anlamsal Çelişki II ü Şüphesiz bu sözleri bütün öğrenciler duymuş olmalı. ü Aşağı yukarı bundan tam yirmi yıl önceydi. ü Sözünü ettiğiniz şairin herhâlde on altıncı asırda yaşadığını zannediyorum.
Kavram ve Terimlerin Yanlış Kullanılması • Kavram ve terimleri yerli yerinde kullanmak, ancak belli bir bilgi birikimine sahip olmakla mümkündür. Bunları yeterince araştırmadan ya da rastgele kullanmak, hem anlatım bozukluğuna yol açar hem de inandırıcılığımızı yitirmemize neden olur. Bir kavramı ya da terimi doğru kullandığımızdan emin değilsek mutlaka sözlüklere başvurmalı, bunların anlamlarını ve kullanıldıkları yerleri öğrenmeliyiz. • Yazar, öykülerinde öz Türkçe bir üslup kullanmaya özen göstermiştir. • Doğrusu: • Vatandaşların güvenliğini sağlamak, polise verilmiş bir haktır.
Sıralama Yanlışları • Tümcede sözcüklerin doğru yerde bulunmaması anlatım bozukluğuna yol açar. Bu tür anlatım bozukluklarından kaçınmak için, kurduğumuz tümcenin her bakımdan sözdizimine uygun olmasına özen göstermeliyiz. • Çok dışarıda kaldığın için üşümüşsün. • Doğrusu: Dışarıda çok kaldığın için üşümüşsün. • Yeni gara varmıştım ki tren geldi. • Gara yeni varmıştım ki tren geldi.
Sıralama Yanlışları II ü Bu toplantıda çekinmeden düşünceler dile getirilmeli. ü Kova kova denizden şu çekerek, siyahlaşmış tahtaları ovardı. ü Yeni sokaktan gelmişti. ü İstanbul’da çok yangın olur. ü Annesini kaybettiğinden beri bu kadar yalnızlıktan korkmamıştı.
Birbirini İzleyen Sözcüklerin Türdeş Olmaması • Art arda gelen sözcüklerin türdeş olmaması, bir sözcük ya da sözcük grubunu niteleyen sıfatların aynı yapı ve özellikte olmaması anlatım bozukluğuna yol açar. • Toplantıda, sosyolojik, tarihsel ve ekonomi konuları tartışıldı. • Doğrusu: • Mühendislik, tıp ve öğretmen yetiştiren okullarda yeni bir düzenlemeye gitmek gerekiyor.
Boş ve Doldurma Sözler • Anlattığımız bir olay, öne sürdüğümüz bir düşünce, verdiğimiz bir örnek, yazıdaki gereğini mutlaka hissettirmeli, okuyanda hiçbir zaman “gereksizlik” duygusu uyandırmamalıdır. Tümcelerimizde boş ve doldurma sözlere yer vermek hem anlatımda niteliği düşürür, hem de karşımızdakini rahatsız eder: • Dünyaya, şirin mi şirin bir sahil kasabasında, Ege’nin incisi denen İzmir’in Urla ilçesinde geldim.
Deyim ve Atasözü Yanlışları Kalıbı Bozulan Sözler • Deyimler ve atasözleri kalıplaşmışlardır. Bu yüzden, bunların sözcüklerini değiştirmek ya da sözcüklerinin yerlerini değiştirmek anlatım bozukluğuna neden olur. Ayrıca, tümcenin bağlamı açısından yanlış atasözü ya da deyim kullanmak da anlatım bozukluğu nedenleri arasında yer alır. • Ağzından rüzgâr alsın, o nasıl söz öyle! • Dilim damağım tutulmuştu.
Deyim ve Atasözü yanlışları Kalıbı Bozulan Sözler • Başı çatlak olduğu kanısında olanlar, deniz kıyısında çardakaltı kahvesinde toplanınca, onun sözlerini can kulağıyla dinlerlerdi. • Doğrusu: • Hem maşallah, sen bu gidişle anana da taş çıkaracaksın. • Doğrusu: • Selamsız, sabahsız içeri girdi. • Doğrusu:
- Slides: 22